Bütün kız kardeşlerime…

Geçtiğimiz Pazar günü, İstanbul’da çeşitli ilçelerden binlerce kadın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla pankartlar ve sloganlar ile Taksim’de yürüyüş gerçekleştirdi.

Sosyal medyada ve basında gördüğüm kıvrak zeka ürünü sloganlar, hiciv içeren pankartlar hem gülümsetici hem de 2020 Türkiye’si adına gurur vericiydi. Şükür ki kadınlarımız artık daha cesur, artık kabuklarından çıktılar ve emeklerinin hiçe sayıldığı düzene meydan okuyorlar. Anne, kız kardeş, evlat, eş kimlikleriyle gündeme gelmek açık ara haksızlık, tıpkı bir erkek gibi birey olarak sayılmak varken. İşte milyonlarca kadın bu bilinçle, tabuları yıkmak, hakkı olanı almak, sesini duyurmak ve ne yazık ki canını korumak için mücadele verdi Taksim’de. Bu dünyada yaşayan bir kadın iseniz mücadele zaten 7/24 sizin için, çünkü cinsiyet eşitsizliği ve kadına şiddet her alanda, her sosyo-ekonomik düzeyde var, nasıl mı?

Reyting rekorları kıran bir yapımın kadın başrolü, başrol erkekten daha az kazanıyor, zira eşit işe eşit ücret verilmiyor.

Ya da kadın personel - erkek personel farkını düşünelim. Bir terfi olasılığında koltuk erkek adayın oluyor tek bir sebep sunulmadan. Üst düzey pozisyonlarda bir kadın olduğunda herkes altında bir bit yeniği arıyor sanki o koltuklar erkeklere hasmışçasına…

Ülkenin bakanı işsizlik oranının artması ile ilgili açıklama yaparken “Çünkü kadınların işgücüne katılım oranı arttı” cümlesini kullanabiliyor.

Çoğu fabrika kadın işçi gücüyle ayakta, tekstil atölyelerinde kadın gücü olmadan ilerlemek neredeyse imkânsız. Ama tekstil devleri hep erkek. Saygıyı gören hep erkek yönetici. Kadın fabrikatör olur mu hiç, babasının parasıyla oraya gelmiştir geldiyse de(!)

Hakkımı arayayım, adaletsizliğe ses çıkarayım diyen bir iş kadınıysanız hele, “Uğraşılmaz o kadınla be, manyak!” denilirken, işini doğru yapabilmesine fırsat tanınan güçlü, mert erkekler, adil adamlar olur hep.

İş dünyasındaki kadın, evinde önce eş sayılır, sonra anne. Kadın gündüz iş yerinde atomu da parçalasa, akşam ne yemek yapsam diye düşünmek zorunda bırakılmıştır bu eril düzende. Erkekler ev işi yapınca ise karılarına “yardım etmiş” olurlar, alışılagelmiş olan hep kadının emeğidir, kıymet verilmeyen de.

Hor görülen, hiçe sayılan kadının emeği olmuş yılladır, ne acı…

Ben 1934 yılında Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı tanıyarak Avrupa’nın önüne geçmiş bir ülkenin kadın vatandaşı olarak, 2020 senesinde bir erkeğe kıyasen eksik kazanımlara sahip olmayı sindiremiyorum. Dolayısıyla cinsiyet eşitsizliği olduğuna inandığım hiçbir noktada da susmuyorum. Yasal ve ekonomik eşitlik sağlamak için elimden gelen tüm çabayı göstermeye ve girdiğim her ortamda yanlış gördüklerimi yüksek sesle dile getirmeye çabalıyorum. Çünkü bu ataerkil düzenin müsebbibinin susan kadınlar olduğuna inanıyorum ve artık her kız çocuğunun annelerinden daha özgür, daha cesur olması gerektiğini savunuyorum. 

Cinsiyetsiz, adil, eşit bir dünya inşa edebilmek dileğiyle!

Av. Berna Sena ÇATALBAŞ

YORUM EKLE
YORUMLAR
Las palmas
Las palmas - 9 ay Önce

Ay bayıldım bu yazıya
Gün yaparsanız beni de çağırın

Kerem Al
Kerem Al - 9 ay Önce

Ağzınıza yüreğinize sağlık Berna hanım, Ama çok üzgünüm böyle güzel bir yazıya bayan okuyucuların duyarsız kalmasına dmekki toplumumuzda kadınların çoğu kendilerine verilen role razılar

Berna
Berna @Kerem Al - 9 ay Önce

Yorumunuz icin cok tesekkurler...Umarım kadın okuyucularımın sessizliği, zaten böyle olması gerektiğine inandıklarından, benim yinelememden sıkıldıklarındandır...

Hamide vural
Hamide vural - 9 ay Önce

Sevgili Berna yine çok güzel bir konu sadece Türkiye değil neredeyse bütün dünyada kadınlar hep ezilen hep erkekten sonra ikinci planda kalmıştır hatta yok sayılmştır Atatürk’ün biz kadınlara verdiği haklarla sesimiz çıkmaya hakkımızı aramaya başladık fakat yine bazı zihniyetler kadının iş hayatında ve dışarıda özgürce yaşamasını engellemeye çalışıyor bu tür etkinlikler ve siz gibi aydın kadınlarımız oldukça herhalde pek te başaramayacaklar yüreğinize sağlık

Berna
Berna @Hamide vural - 9 ay Önce

Hamide Hanim, bir kadın okur olarak yorumunuz çok kıymetli...Sizin yetiştirdiğiniz Atatürk ilke ve inkilaplariyla büyüyen evlatlar ve bizim mücadelelerimizle insAllah daha adil bir düzen mümkün...

Burhan Saroğlu
Burhan Saroğlu - 9 ay Önce

Berna kızım yazında çok ince noktalara değinmişsin. Bizler evlatlarımızın rahat etmeleri için ellerinden gelenin ötesinde yapmaya çalışan toplumuz. Kızlarımız için fedakarlıklar yaparız.

Berna
Berna @Burhan Saroğlu - 9 ay Önce

Babacım yorumunuz icin cok tesekkur ederim. Sizler gibi ince, anlayış sahibi olsa keşke herkes...

HÜLYA......
HÜLYA...... - 9 ay Önce

ağzına kalemine sağlık çok güzel ve dokunaklı bir yazı olmuş, umarım devletimizi yönetenler bu yazıyı değerlendirir.