Çay koy Remzi yeniden başlıyoruz

Yazımın başında bayramlaşmak için gittiği mahallenin yarısını karantinaya aldıran arkadaşa selam ve sevgilerimi sunmak istiyorum.

Önceki hafta da bir kişinin pozitif olduğunu bildiği halde kayınvalidesine iftara gittiği iddia edilmişti. Adam hem koronavirüste hem de kaynana sevgisinde pozitifse demek ki…

Neyse efendim. Bu hafta güzel şeylerden bahsetmek istiyorum. Aslında ben hep güzel şeylerden bahsetmek istiyorum da işte nasip olmuyor.

Müjde gibi haber: Bu hafta muhtemelen sokağa çıkma yasağı uygulanan son hafta sonu olacak. 1 Haziran’dan itibaren hayat normale en yakın seviyeye dönüyor. Gerçi 65 yaş üstündekilerle 18 yaş altındakiler için durum pek umut verici değil ama… Neyse. En azından toplumun büyük kısmı normal hayatına dönecek gibi.

Paranız yeterliyse otobüse binip şehirler arası yolculuk bile yapabilirsiniz. Hatta verdiğiniz para nedeniyle kendinizi otobüsün sahibi gibi de görebilirsiniz. Bu size psikolojik olarak patron havası da verebilir. Ama siz gene de gaza gelip “Çek oğlum terminale” falan demeyin. Çünkü otobüsler hayal ettiğiniz sıklıkta geçmeyebilir. Saatlerce yol kenarında beklemeye değmez.

Bizim millette bir sabırsızlık olduğunu da kabul etmek lazım. Bir de sürekli bir muhalif olma içgüdüsü var bizim millette.

Sosyal medyayı iyi kullanan bir kişi olarak bu sabırsızlık ve muhaliflik duygularını çok net görebiliyorum. Cumhurbaşkanı açıklama yapıyor. Diyor ki “20 yaş altındakilerin sokağa çıkma yasağını 18’e indirdik.” Devamında “Kreşleri açtık” der demez, adam patlatıyor Tweeti, “18 yaşın üstündekiler kreşe gidebilir…”

Yahu Allah’ın komiği bekle bir. Cumhurbaşkanı konuşmanın devamında, “Kreşe gidecek çocuklar yanlarında refakatçi ile sokağa çıkabilecek” diyor. Seninki durur mu patlatıyor cevabı, “Biz zaten çocukların kendi başına kreşe gideceğini düşünüyorduk…”

Yahu adam sen tam manası ile anlayasın diye detaylı olarak anlatıyor. Anla da artık…

Neyse muhteremler. Dün itibarıyla camiler açılmaya başlandı. Gerçi abdesti evden alıp gitmek zorundasın, seccadeni kendin götürüyorsun, maskeli ve sosyal mesafeli namaz kılıyorsun, sünneti evde eda ediyorsun falan ama… Buna da şükür.

Pazartesi de kafelere, kahvelere gitme hakkımız olacak. Gerçi oralarda da tedbirler devam edecek.

Bir şeyi peşin söyleyeyim. Siz dükkanı açınca dükkana müşteri akını olmayacak. Bu şekilde beklentisi olan avucunu yalayacak.

İnanmayan berberlere baksın. İnsanların çok büyük bir kesiminin saç ve sakal kesimine ihtiyacı olmasına rağmen berberlere gitmekte temkinli davrandığı görüldü.

Şimdi kafeler açılınca kendisini çay içmeye atmasını beklemek hayal olur.

Kafelerimizin nasıl temizlendiğine insanları ikna etmemiz lazım. İşletmelerimizin sağlıklı hizmet verdiğini kanıtlamamız gerekir.

Para kazanmanız için çok müşteriniz olması lazım. Çok müşteriniz olursa da işletmeniz tercih edilmeyebilir. Çünkü insanlar kalabalık yerlere önyargılı olacak.

Yani eskiden olduğu gibi, “Benim işletmemin kalitesi bellidir” düşüncesi içinde olamazsınız. Firmanızı yeniden tanıtmak ve bambaşka şeyler söylemek zorundasınız.

Eskiden ürünlerinizin kalitesini anlatmanız gerekirdi. Şimdilerde mekanınızın hijyenini anlatmanız gerekir.

Bambaşka bir pazarlama yöntemi izlemeniz gerekiyor. Bildiğiniz tüm ticari tecrübelerinizi unutmanız gerekir. Bundan sonra insanlara üründen önce güven vermelisiniz.

Dolayısıyla bu dönemde şimdiye kadar ticarette istediğini bulamayan firmalar dahi ciddi kazanım elde edebilir. Yanlış yol izleyen firmalarda zorlu günler yaşamaya devam edebilir.

Tüm dünyada olduğu gibi yerel ticarette de her şey yeni normal kurallarına göre yapılacak.

Hani meşhur tabir vardır ya: “Çay koy Remzi. Yeniden başlıyoruz” diye. Tam da o durumdayız.

Umarım piyasa kurallarını iyi okur ve eskisinden daha çok kazanç elde edersiniz.

HECATİ: Gri eşofman giyen tek kişi benmişim gibi davranmayın. Kendimi yalnız hissediyorum

YORUM EKLE