Yılanlara iyi davranın 

Sakarya'da da son zamanlarda sıklıkla görülmeye başlanan yılanlarla ilgili ünlü profesörden dikkat çeken bir açıklama geldi 

Yılanlara iyi davranın 

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi'nde görevli Prof. Dr. Kurtuluş Olgun, pandemi süreci dolayısıyla özgür kaldığı için daha çok dışarı çıkan yılanlara iyi davranılmasını istedi.

Türkiye’nin değişik bölgelerinde kurbağalar ve sürüngenler üzerine yaptığı araştırmalarlatanınan ve Adnan Menderes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nde kurduğu Zooloji Müzesi ile öğrencilerin sürüngen korkularını yenmesinde rol oynayan Prof. Dr. Olgun, yılanlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu.


Zehirli ve zehirsiz yılanlar arasında belirgin farklar var”

Halk arasında yılanların hepsinin zehirli olduğuna dair bir düşüncenin var olduğunu açıklayan Prof. Dr. Olgun, “Türkiye’de sadece 19 tane zehirli yılan türü var. Onların büyük bir çoğunluğu ile karşılaşma ihtimali çok az. Çünkü 4-5 tanesi dışarısında diğer yılan türleri daha çok lokal yerlerde yaşıyorlar. Yani kendilerini insanlara karşı göstermiyorlar. Zaman zaman duyuyoruz Türkiye’de 4-5 metre yılan var diye. Türkiye’deki en uzun boylu yılanlardan bir tanesi karayılandır. Boyu da yaklaşık 2,5 metre, belki de 2.80 metre olabilir. 

"Zehirli ve zehirsiz yılan türleri arasında çok farklı özellikler var"

Bu farklardan en önemlisi kuyruk kısmında ortaya çıkıyor. Zehirli yılanlarda gövdeden sonra kısa bir kuyruk geliyor. Ama bir zehirsiz yılanda gövdeden sonra ince uzun gittikçe inceleşen bir kuyrukla karşılaşıyoruz. Zehirli yılanların baş yapıları üçgen şekilde ve boyun bölgesi belli olurken, zehirsiz yılanlarda baş kısmı oval şekilde ve boyun bölgesi belli değildir. Eğer bir yılanı gündüz görüyorsak ve bizden çok hızlı bir şekilde uzaklaşıyorsa, bu büyük bir ihtimalle zehirsiz bir yılan türüdür. Zehirli yılanlar gece faaliyet gösteriyorlar, genellikle avlanmak, beslenmek veya çiftleşmek amacıyla geceleyin çıkıyorlar. Zehirsiz yılanlar ise daha çok gündüz faaliyet gösteriyorlar. Zehirli yılanlar öyle çok rahatsız edilmedikçe, çok taciz edilmedikçe bir insana saldırması, ısırması söz konusu değildir” ifadelerini kullandı.

“Pandemi döneminde yılanlar özgür kaldı”

35 yıldır bu mesleğin içinde bulunduğunu ve bu yılki kadar yılan görüntüsü ile karşılaşmadığını söyleyen Prof. Dr. Olgun, “Bunun tamamen pandemi dönemi ile ilgili olduğunu düşünüyorum ve öyle olduğuna inanıyorum. Yılanlar sağır hayvanlardır, yani duymuyorlar. Ama yerdeki titreşimleri çok iyi algılayan hayvanlar. Yani biz ona doğru yaklaşırken, biz onu görmesek de, yılan bizim yaklaşmamızdan, yerdeki titreşimleri algıladığı için kolaylıkla bizden uzaklaşıyor. Ama bu pandemi döneminde böyle bir olayla karşılaşılmadı.

İnsanlar daha çok evlerinde bulundukları ve bu hayvanların yaşadığı yerlere gidip, onları rahatsız etmedikleri için, bu hayvanlarda özgürlüklerini ilan ettiler. Bu dönemde de insanların dışarıya çıkmaları ile birlikte insan yılan karşılaşmaları çok sıkça ortaya çıktı” diye konuştu.

“Hiçbir yılan taciz edilmedikçe ısırmaz”

Prof. Dr. Olgun, doğada eğer bir yılanla karşılaşıldığında korkmaya, endişelenmeye gerek olmadığını ifade ederek, “Hiçbir yılan taciz edilmedikçe, kendisine zarar verilmedikçe ısırmaz, saldırmaz. Elbette daha önce kızmış olabilir. Yanınızdan geçerken size saldırabilir. Zehirli bir yılanın ısırma ihtimali üçte bir oranında azdır. Eğer bir de gündüz bir yılan ısırdıysa onun zehirsiz olma ihtimali çok daha düşüktür. Eğer böyle bir durumla karşılaşılırsa ısırılan kişinin şoka girmemesi gerekiyor. Yani sakin kalması gerekiyor. 

Yılan ısırmasından dünyada elde edilen verilerin büyük bir kısmı, yılan ısırmasından ölenlerin büyük bir çoğunluğunun şoktan kaynaklandığını gösteriyor. Elbette ısıran bir zehirli yılan olabilir, bunun için mutlaka ya acil zehir merkezine ya da 112 acil servis aranarak, mutlaka bir ambulans çağrılıp hastaneye ilk yardım alması için götürülmesi gerekiyor” açıklamasında bulundu.

banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER