CHP’de neler oluyor?

Birkaç günden bu yana bizi arayanlar “Falanca ilçe başkanı istifa edecek” diye bir şeyler söylüyor. Sonra başka gazetedeki arkadaşlar arayıp, “Filanca ilçedeki ilçe başkanı da gidişattan rahatsızmış ve istifa edecekmiş” diyor.

Dün de bu söylentiler devam etti. Bizim kulağımıza gelen konular mutlaka CHP İl Yönetimi’nin de kulağına gidiyordur. İl Örgütü bu durumu ne yalanladı ne de durumla ilgili bir açıklama yaptı.

Hatta önceki gün ben bir iki CHP İlçe Başkanını arayıp, “Neler oluyor” dedim. Aldığım cevapların başında “Arkadaş olarak söylüyorum” cümlesi geçtiği için burada yazacak bir şey çıkmadı.

Ama tespitimiz şu ki ilçe başkanları kendi aralarında bazı konuları konuşuyor. Partiye zarar vermeden farklı gerekçeler ortaya koyarak görevden ayrılmayı düşünenler var.

Gitmeyi düşünenler kadar gitmeyi düşünenlerin yerine gelmeyi düşünenler de var. Onlar da CHP İl Örgütü’ne “Göreve hazırız” mesajı vermeye hazırlanıyor.

Yani önümüzdeki günlerde CHP’de hızlı bir dönüşüm süreci yaşanabilir. Gidenler kadar gelenler de konuşulabilir. Ama birden fazla giden ilçe başkanı olacak gibi…

Hata poliste

Sakarya bir kez daha ülke gündemine geldi. Bu kez maskesini takmayan vatandaşı uyardığı için. Vatandaş sıcağın altında beklemekten sıkılmış. Belki de başka dertleri var. Polis de vatandaşın maskesiz dolaştığını görmüş. Dışardaki vatandaş da polisin gördüğünü görmüş. Polis şimdi uyarmasa görevini yapmıyor durumuna düşecek. Uyarsa aldığı tepkiye bak.

Ne kadar darlanırsan darlan, polise gider yapmamak lazım. Polis hepimize lazım.

Dün de yazdığım gibi aslında ceza yemek ya da uyarıya muhatap olmak onur kırıcı. Ama polise gider yapmak daha ağır bir durum.

Olaya geri dönersek. Polis hatalı.

Uyarma işi hafta sonuydu. Hafta içinden itibaren ceza kesileceği daha önceden duyuruldu.

İyi niyetle uyarıda bulunduğunuzu kabul ediyorum. Ama yapmanız gereken cezayı kesmekti. Zaten polis de finalde en başta yapması gerekeni yapmış. İyi niyetin hep boynu büküktür.

Şu işe bir son verilsin

Devlet fahri trafik müfettişliği diye bir şey çıkardı. İşi olmayanlara iş çıktı.

Benim arabam yok. Hiç de böyle bir durumla karşılaşmadım. Ama fahri trafik müfettişi tanıdıklarım var. Adam sana markette kafayı takıyor, “Nasılsa ben seni trafikte kıstırırım” diye düşünüyor ve sonra gelsin cezalar.

Devletin polisi ceza yazabiliyor, jandarma yazıyor. Trafik zabıta yazıyor. Tüm bunlar yetmez gibi bir de bunlar yazıyor.

İsteyen istediği zaman şikayette bulunabiliyor.

Şimdi fahri trafik müfettişi olmak isteyenler için başvuru formu dolanıyor internette. Sürücülerin “Eskiler yetmedi, yenilerini alıyorlar” dediğini duyar gibiyim. Umarım yetkililer de duyar…

Dilipak’ın notu

Abdurrahman Dilipak Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce’yi değerlendiren bir yazı yazmış. Dilipak daha önce kenevirin her evde ekilmesi gerektiğini söyleyen bir paylaşımı da olmuştu yanlış hatırlamıyorsam.

Sakarya’daki kenevir bahçesini gezen Dilipak, Ekrem Yüce’ye tam not verdiğini söylemiş. Ekrem Yüce tarım kökenli bir adam. Dilipak deneyimli bir gazeteci. Üstelik kenevir üstüne de pek çok araştırması var.

İkisi de yanılıyor olamaz diye düşünüyorum.

HECATİ: Kin gütmüyorum ama her şeyi de yutmuyorum…

YORUM EKLE