COVID-19 şimdi oturum açtı

Çocukken okulda “Teknoloji insanı mutlu mu eder mutsuz mu?” konulu bir münazara yapmıştık. Ben tereddütsüz “Tabii ki de mutlu eder.” diyerek, pozitif ekipte yer almıştım. Münazarayı “Mutsuz eder.” görüşünü savunan arkadaşlarım kazanmıştı. Şaşırmıştım. Televizyon olmasa, çamaşır makinesi olmasa çok zorlanırdık nasıl mutsuz eder ki, diye hayıflanmıştım. Karşı taraf ise sanayinin doğaya verdiği zararları, yapay tarımın bizi hasta edeceğini, teknolojik ilerlemenin insanı yalnızlaştırdığı ve bireyi bencilleştirdiği sonuçları üzerinde durmuştu. Biz ne kadar haklıysak, onlar da en az o kadar haklıydı.

Kuşkusuz dünya aynı dünya değil. Babama küçükken en sevdiğin oyuncağın hangisiydi, diye sordum geçen gün. Bizim oyuncağımız yoktu ki, o zamanlar bahçede bulduğun taşları, tahtaları yontar, kendin oyunlar uydururdun hazır şeylere rastlanmazdı, dedi. Şimdi 3 yaşındaki yeğenimin elindeki tabletle kendi oyun karakterini 3 boyutlu yaratabildiğini görünce korkutucu bir yol katettiğini görüyorum teknolojinin.

Korkutucu kelimesini kullandım, çünkü ben artık sosyolojik boyutundan endişe etmeye başlıyorum bu hızlı ilerleyişin ve epey gerici bir bakış açısı olduğunu kabul ederek, acaba babamların zamanında yaşayan bir genç olsam daha mı mutlu olurdum, sorusunu soruyorum.

Peki yaşadığımız salgın özelinde teknoloji mutlu mu eder, mutsuz mu diye sorsam ?

Virüsün saptanabilmesi, yapılan tespitler ve izlenecek yolların tereddütsüzce planlanabilişi tıbbın geldiği muhteşem noktayı gösterirken, ilaç ve aşı üretmeye çabalayan bilim insanları, hepimizin arkasına yaslanıp “Bitecek bu salgın inşallah.” diyerek bekleyebilmemizdeki tek motivasyon. Bağışıklık güçlendirici vitaminler, takviyeler, maskeler, dezenfektanların kolayca üretilebilişi, suya sabuna bu denli rahat ulaşabilmemiz, 2020 teknolojisinin nimetleri.

Hele ki, bu süre zarfında evde kırkıncı gününü tamamlayan insanların, sosyal medyada paylaşımlarla, görüntülü konuşmalarla sevdiklerine kavuşabilmesine, onları takip edebilmesine fırsat tanıyan teknoloji olmasa bu sosyal varlıklar için kırk gün nasıl geçerdi ?

Marketlere gitmeden online sipariş vererek kapınıza gelmesi, yemek yapamayanın bir uygulama ile temassız, kurye dahi görmeden size yemek ulaştırabilmesi bence teknolojiden mutsuz olmayı imkansızlaştırıyor.

Salgın dolayısıyla sokağa çıkma yasağını, betonlar içerisinde yaşadığımız bu çirkin şehirlerde “delirmeden” atlatabiliyorsak bence bu teknoloji sayesinde.

Tabii bu virüs doğadaki hangi dengenin bozulmasına istinaden çıktı, Wuhan’dan Sakarya’ya nasıl böyle kolay yayılabildi, biz neden betonlar içerisinde yaşıyoruz, biz dışarıda olamadığımız için çevre kirliliği nasıl böyle azalabildi, doğa nasıl rahatladı insanların hoyratlığı olmayınca, geldiğimiz bu müthiş teknolojik nokta acaba doğamıza aykırı mı, soruları da esasında bu salgının “her şeye kolay ulaşabilme” nimetinin sonucu olduğunu ortaya koyuyor ironik biçimde ve derin derin düşündürüyor insanlığı…

Peki sizce bugün, teknoloji insanı mutlu mu ediyor, mutsuz mu ?

Berna Sena Çatalbaş

avbernacatalbas@gmail.com

YORUM EKLE
YORUMLAR
Bilge yasemin
Bilge yasemin - 7 ay Önce

Bence dogaya verdigimiz zararlar yuzunden bu haldeyiz yani mutsuz ediyor cok belli

Sevgi Damar
Sevgi Damar - 7 ay Önce

Bizleri mutlu, evreni elbette mutsuz ediyor. Devletler, ceplerini düşündüğü kadar bizim neslimizinde bu topraklarda yaşamak zorunda olduğunu, bu gezegenin de bir ömrü olduğunu düşünebilseler keşke. İmkansız değil Hiçbir şey, var bir orta yolu.

Hamide vural
Hamide vural - 7 ay Önce

Sevgili Berna harika bir konu ve anlatım bence teknoloji çok iyi bir şey sorun insanlarda icat edenlerde değil kullananlarda bilinçli bir tüketim insanlara da doğaya da faydalıdır bence insanlar teknolojiyi hazmedememiş özümseyememiştir