Covid –19 ve Aşı Gerçeği…

Bugünkü yazımızda Covid-19’a değinelim. Bilimsel açıklamaları bilim adamlarına bırakıp Covid-19’da ülkemizde yaşanan sürece ve unutamadıklarımıza bir bakalım.

2019 yılının Aralık ayı idi…

Çin’de başlayan tehlikeyi fark eden muhalefet COVİD-19’u araştırma ve önleme önergesini MECLİS’e verdi. Acil önlemler alınmalı diye de eklediler. Sonuç iktidar tarafından ret edildi.

Muhalefet bu hiç durur mu? Hiç olmazsa BİLİM KURULU kuralım diye öneri getirdiler. Yine karşı çıktılar. Bazıları ise ‘‘Sağlık Bakanlığımız var. Bilim Kuruluda ne imiş? Herkes işine baksın…’’ diye hava attılar. Baktılar ki iş çok ciddi. Üstelik kamuoyundan da çok büyük tepkiler geliyor hemen Bilim Kurulu kurmaya karar verdiler.

Dedik ya adı üstünde Muhalefet… Yine rahat durmadı. Bu sefer ta 2020’nin Ocak ayında ‘‘İran, Ermenistan ve Suriye sınırlarımızdan binlerce insan giriyor. Bu kapıları kapatalım. Yurt dışı giriş ve çıkışları kontrol altına alalım…’’ demeye başladılar. Bu öneriyi muhalefet getiriyor ya hemen alınıp tam tersini yapmaya başladılar. Ne kadar sınır kapısı varsa sonuna kadar açtılar.

Umre vakti. Salgın tüm dünyada yayılmaya devam ederken muhalefet yine muhalefetliğini yaptı. Bu sefer ‘’Suudi Arabistan’a dünyanın birçok ülkesinden insanlar geliyor. Oralarda vakalarda görülmeye başlandı. Tedbir amaçlı bu sene Umre’ye vatandaşlarımızı göndermeyelim.’’ önerisini getirdiler. Demez olsalardı. DİNSİZ, İLLET, ZİLLET suçlamaları altında muhalefeti yerden yere vurdular. Ve inadına on binlerce vatandaşımızı gönderdiler.

Muhalefet bu. Hiç akıllanmıyor. Bu sefer ‘‘Umre dönüşü vatandaşlarımızı 14 gün karantinaya alalım…’’ önerisini getirdiler. Önce ‘‘Dinimizi yaşamamıza müsaade etmiyorlar. İslam düşmanı bunlar…’’ dediler. Kısacası önce karşı çıktılar.  Baktılar salgın yayılmaya başlıyor. İş işten geçtikten sonra karantina uygulamaya başladılar. Daha sonra ise bırakın umreyi haccı bile yasakladılar.

Gelelim UNUTAMADIKLARIMIZA…

İlk vaka görüldüğü anda ortadan kaybolup günlerce saklanan idarecileri…

Önce maskeye karşı çıkıp sonrada maske dağıtma beceriksizliğini gösterenleri…

Siyasilerin bilime, akla ve mantığa aykırı yaptığı sorumsuz açıklamaları…

Bir gece milyonları sokağa döküp Corona’ya bayram yaptıran kararları…

Korona ile yapılan anlaşmalar sonucu yaş guruplarına verilen izinleri…

Herkes kendi tedbirini kendisi alsın diyerek milyonları kaderi ile başbaşa bırakanları…

Esat bile her aileye 450 dolar yardım yaparken vatandaştan IBAN ile para istenmesini…

Vatandaşa toplam 4.4 milyar TL verilirken iş dünyasına yaklaşık 240 milyar TL verilmesini…

Bizler maske ve yardım beklerken PKK’nın hamisi Barzani’ye yapılan yardımları…

Birileri istedi diye AVM’ler açılırken Cami ve Milli Bayramlarımızın yasaklanmasını…

Belediyelerin vatandaşlara yardım yapmasını engelleyen kararnameleri…

O kadar çok unutulmayan var ki hepsini buraya yazmaya kalksak sayfalar sürer. En iyisi biz yine şu akılsız ve beceriksiz muhalefete dönelim.

Dedik ya muhalefet bu. Hiç rahat durmuyor. Bu sefer açılış ve parti toplantılarına karşı çıktılar. ‘‘Yapmayın virüs milyonlara bulaşıyor. Salgın yayılıyor. Kısıtlamalara devam edelim…’’ dedikçe tam tersini yaptılar. Sonuç; Salgın daha hızlı yayıldı. Milyonlarca hasta. Ve on binlerce ölüm.

Ahh bu muhalafet yok mu bu ÖNGÖRÜSÜZ MUHALEFET.

Taa Temmuz ayından beri başladı zırlamaya. Yok… Almanlara aşı siparişi vermeli imişiz. Yok Çin’e… Yok Rusya’ya… Neymiş? Diğer ülkeler şimdiden sipariş veriyorlarmış da bize yeterli aşı kalmazmış… Anlayacağınız yine dinlemediler muhalefeti… Sonuç; 84 milyon insanımıza lazım olan 168 milyon aşı bir başka bahara kaldı. Kısacası TÜRK MİLLETİ kaderi ile baş başa bırakıldı.

AŞI demişken o zaman ülkemizde ki AŞI GERÇEĞİNE bir bakalım…  

Ülkemizde aşı yapılmaya taa 2-3 ay öncesinden başlandı. 20 + 25 bin olmak üzere toplam 45 bin doz ALMAN AŞISI geldi. Ve GÖNÜLLÜLERE yapılmaya başlandı. Peki, kim bu gönüllüler?

Yazalım. Televizyonlardan izlediklerimize ve yapılan açıklamalara bakınca görebildiklerimiz;

İktidara mensup bazı siyasiler…

İktidara yakın bazı gazeteciler…

İktidara yakın bazı sanatçılar…

İktidara yakın bazı iş insanları…

İktidara yakın bazı sporcular…

İktidara yakın bazı bürokratlar…

İktidara yakın sivil toplum kuruluşların bazı yöneticileri…

Peki vatandaş? Hiç gönüllü vatandaş gördünüz mü? Ben Görmedim. Duymadım. Bilmiyorum. Ama GÖNÜLLÜ aşı olmak için müracaatta bulunan VATANDAŞA verilen cevabı ise biliyorum. Aşı daha gelmedi…

Sonuç olarak şu gerçeği yazmadan geçemeyeceğim…

Gelen 3 milyon Çin aşının 1.5 milyon vatandaşımıza vurulacağı. Geriye kalan 82.5 milyon vatandaşımızın ise bu gidişle en az 1.5 - 2 sene bekleyeceği. Tabii ölmezler ise…

Önerim ise; Herkesin başının çaresine bakması…

Saygılarımla,

Sinan Ulusinan

19.01.2021

YORUM EKLE
YORUMLAR
Şakir DURMUŞ
Şakir DURMUŞ - 1 ay Önce

Bu gibi konulara dikkatiniz teşekkür ediyorumvevermişolduğunuz önemde dolayı

Emel Altay
Emel Altay - 1 ay Önce

Süper.Tamda durum bu.üzülerek