Çözüm süreci ve Kobani olayları

Geçen hafta KOBANİ OLAYLARI ile ilgili bazı HDP’li yöneticilerin tutuklanmalarını görünce bizde unutamadıklarımızı yazalım dedik. Yazmadan öncede soralım. Neden altı yıl beklendi? Neden bu suçluların aramızda dolaşmasına göz yumuldu? Bu zamana kadar bu suçlularla kimler işbirliği yaptı?

Sadece bunların değil bunların akıl hocaları ve işbirlikçilerinin de en yakın zamanda yargılanması dileği ile şimdi gelelim ÇÖZÜM SÜRECİNE.

Ne demişlerdi çözüm süreci için? Siyasi hayatımız bitse de çözüm sürecinin arkasındayız gibi bir sürü saçma sapan laf.

Peki, Nedir ÇÖZÜM SÜRECİ? Ne olmuştu çözüm sürecinde? Yazalım.

Çözüm sürecinin alt yapısını oluşturan OSLO görüşmeleri ile HABUR rezaletinden daha doğrusu Bahçeli’nin söylediği Oslo ve Habur ihanetlerinden bahsetmeyeceğim. Onları bir başka yazımızda detayları ile yazarız. Biz gündemimize yani ÇÖZÜM SÜRECİNE bakalım.

3 Ocak 2013:  Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Başkanı ve Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk ve BDP Batman Milletvekili Ayla Akat İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüştü. Soru şu. Neden görüştürüldü? Kim izin verdi?

8 Şubat 2013:             Hükümet yetkilileri bürokratların İmralı’da Abdullah Öcalan’la görüştüğünü açıkladı. Kim görüştü? Neden görüştü? Görüşmesine kimler izin verdi?

19 Şubat 2013: Diyarbakır KCK Ana Davası’nda, aralarında sonradan Diyarbakır Belediye Eşbaşkanı olan Fırat Anlı’nın da bulunduğu on kişi tahliye edildi. Soru şu. Suçları sabit olduğu halde neden tahliye edildiler?

 

23 Şubat 2013: BDP heyeti Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder ve Altan Tan İmralı’ya Abdullah Öcalan’la görüşmeye gitti.  Yine aynı soruyu soracağız. Neden görüştürüldü? Kim izin verdi?

Eğer 28 Şubat 2013 tarihinde Milliyet gazetesinde yayınlanan bu görüşmenin tutanaklarını okursanız İmralı’ya giden BDP heyeti ve bu BDP heyeti ile işbirliği yapanların nasıl bir ihanet içinde olduklarını daha iyi anlarsanız.

Neyse biz sürece devam edelim.

13 Mart 2013: PKK elinde tuttuğu sekiz kamu görevlisini çözüm sürecine dair iyi niyet gösterisi olarak serbest bıraktı. Burada şu soruyu soracağız. PKK ile görüşmeye kim gitti? Hangi yetki ile gitti? Kim daha doğrusu hangi yetkili gönderdi?

15 Mart 2013: Murat Karayılan Abdullah Öcalan’ın çözüm perspektifine güçlü bir şekilde katılma kararı aldıklarını açıkladı. Sorumuz şu; Murat Karayılan kim? PKK’nın Kandil’deki Lideri… Görüyor musunuz Kandil ile kimler muhatap oluyor?

19 Mart 2013: Başbakan Erdoğan çözüm sürecine yönelik AKİL İNSANLAR konusunda çalışma yürüttüklerini açıkladı. Bu Akil İnsanlar için Bahçeli ve avenesi ne demişti biliyor musunuz? Hain… Başka? Diğerlerini buraya yazmayayım. Bana yakışmaz…

21 Mart 2013: Abdullah Öcalan’ın “… Artık silahlar sussun, siyaset konuşsun” dediği bildirisi Diyarbakır’da Newroz alanında okundu. Sorumuz şu; Diyarbakır nerede? Bu bildirinin Diyarbakır’da okunmasına kim müsaade etti. Kimler bu bildiriyi alkışladı?

23 Mart 2013: Murat Karayılan “Resmi ve açık bir şekilde ateşkes ilan ediyoruz” dedi. Sorumuz şu; Bu Karayılan kime karşı ateşkes ilan etti? Muhatapları ne dedi? Kısacası Kandil ile kim muhatap oldu?

3 Nisan 2013: Abdullah Öcalan PKK’ye sınır dışına çıkma talimatına uyulması için mektup gönderdi. Sorumuz şu; Mektubu kim götürdü? İmralı’dan nasıl aldı?

10 Nisan 2013: TBMM’de kurulan Çözüm Komisyonu’na AKP ve HDP üye verirken CHP ve MHP üye vermedi. Sorumuz şu; Eyy Bahçeli, komisyona üye vermediğin için bugün pişman mısın?

11 Nisan 2013: Dördüncü Yargı Paketi kapsamında terör propagandasının kapsamı daraltıldı. Soru şu; CHP ve MHP’nin karşı çıkmasına rağmen AKP ve HDP işbirliği ile kabul edilen Dördüncü Yargı Paketi kapsamından PKK’nın şehir yapılanması KCK militanlarından kaçı erken tahliye edildi. Geçen hafta tutuklananlar arasında bunlardan var mı?

25 Mayıs 2013: Abdullah Öcalan’ın çözüm sürecine ilişkin önerdiği dört konferanstan ilki Ankara’da gerçekleştirildi. Soru şu; Aynı günlerde ŞEHİT cenazelerine TÜRK BAYRAĞI ile gidilmesine izin verilmezken bu konferansa kim izin verdi?

12 Ağustos 2013: PYD Eşbaşkanı SALİH MÜSLİM ikinci kez Türkiye’ye geldi. Bugün savaştığımız PYD’nin Liderinden bahsediyorum. Sorum şu; Nasıl ülkemize davet edilir bu terörist başı? Bu ziyaretin çözüm süreci ile alakası var mı?

16 Kasım 2013: AKP süreçteki tıkanıklığı BARZANİ üzerinden gidermeye çalışarak Diyarbakır’da bir miting düzenledi. Mitinge katılan Barzani çözüm sürecine destek verdiğini açıkladı. Şiwan Perver türküler söyledi. Başbakan Erdoğan da “Gelecek çok farklı olacak. Dağdakilerin indiğini, cezaevlerinin boşaldığını göreceğiz” dedi. Gördük mü? Gördük…

Yazımızı fazla uzatmamak için Çözüm Sürecinin tarihsel akışını bir başka yazımızda yazma koşulu ile bir kenara bırakalım. Bazı aktörlere bir bakalım.

Birincisi Barzani kim?

Cevaplayalım… PKK’yı özgürlük savaşçısı olarak gören ve kendisinin onların hamisi olduğunu sık sık söyleyen ve özelliklede kendisinin Kuzey Irak Kürdistan Devlet başkanı olduğunu beyan eden zat.

İkincisi Şiwan Perver kim?

Bunu da kısaca cevaplayalım... PKK’nın Avrupa sorumlularından olup PKK militanlarını özgürlük savaşçıları olarak tanımlayıp her yerde savunan ve KÜRDİSTANA bağımsızlık isteyen bir terörist.

Üçüncüsü HDP veya HDP’liler kim?

Çözüm sürecini yürüten ve İmralı ile yani Abdullah Öcalan ile görüşmeleri sağlayan ve uyum yasaları altında yargı paketlerini AKP ile birlikte MECLİS’te çıkaran ve AKP ile birlikte İmralı’nın şartlarını iyileştiren siyasi parti ve onların yöneticileri.

Ve son olarak İmralı’da ki şahıs yani Abdullah Öcalan kim?

Onu da cevaplayalım. Biz VATANSEVERLERE göre;

BOP kapsamında ülkemizi bölüp Güneydoğu bölgemizde bağımsız bir Kürdistan Devleti kurmak isteyen ABD’nin 80’li yıllarda kurdurduğu PKK terör örgütünün eli kanlı lideri. Veya şöylede tanımlayabiliriz. Resmi rakamlara göre 45 bin vatandaşımızı katl eden ve ülkemize yaklaşık 300 milyar dolara mal olan terör örgütü PKK’nın eli kanlı lideri.

Ama birilerine göre ise;

Sayın…

Muteber insan…

Türkiye’nin önünü açan lider…

Namaz kılan iyi bir Müslüman…

Dünyanın geleceğini çok iyi okuyan lider…

Çok geniş bir itibar alanı olan nadir insanlardan biri…

Hatta olayları okuma becerisi ve tecrübesi olan bilge lider…

Hatta ve hatta bölgenin durumunu daha sağlıklı yorumlayan lider…

Şimdi soracaksınız gerçekten bu şekilde PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’a övgü dizen hainler var mı diye? Merak edenlere tavsiyem; Google ve Youtube gibi bilgi arama motorlarına ‘’Abdullah Öcalan’dan övgü ile bahseden siyasiler diye yazmaları. Hepsini bulurlar.

Şimdi gelelim 6-8 Ekim 2014 tarihinde yaşanan KOBANİ OLAYLARINA…

Bana göre İHANET KALKIŞMASI… O zaman yazalım neden İHANET KALKIŞMASI olduğunu.

 

Her şey PKK yuvası olan KOBANİ’ninin IŞİD militanları tarafından kuşatılması ile başladı. Ekim 2014 başlarında düştü düşecek durumda olan Kobani’ye silah ve askeri yardım yapılması yönünde gelen talepleri ve özelliklede Kuzey Irak’tan gelecek silahlı Peşmerge güçlerine ülkemizde KORİDOR AÇILARAK Suruç üzerinden Kobani’ye varmasına müsaade edilmemesi üzerine dönemin HDP yöneticilerinin başlattığı bir İSYAN girişimidir. Elbette sorumluların yargılanıp ceza almaları gerekiyordu. Nitekim yargılanıp ceza aldılar.

Ama tamda ÇÖZÜM SÜRECİNE denk gelen bu KOBANİ olaylarında bana tuhaf gelen üç durum var. Bunlar;

Birincisi…

Bazı HDP’li yöneticilerin 15-20 yıl ceza almaları gerekirken 2-3 yıl ceza ile kurtulmaları? Ve HDP- AKP işbirliği ile MECLİS’te çıkarılan yargı reformu paketleri ile bazılarının şartlı tahliye edilmeleri. Sahi bugün Kobani olaylarından dolayı tutuklanan HDP’liler dün neden serbest bırakıldı?

İkincisi…

PKK yuvası Kobani’ye yardıma giden silahlı peşmerge güçlerine 29 Ekim 2014’de ülkemizden geçmelerine neden izin verildi? Koridor açılmayacağı söylenmesine rağmen neden PKK’ya yardıma giden bu silahlı güçlere ülkemizde koridor açıldı? Hem de EGEMENLİĞİMİZİ kutladığımız bir CUMHURİYET BAYRAMI’mız da. Başka bir gün bulunamadı mı?

Üçüncüsü ise…

Kobani olayları gerekçesi ile o dönemde soruşturma ve yargılama sürecinde olan HDP’li yöneticilerle 28 Şubat 2015’de Abdullah Öcalan’ın mutabakat metninin okunduğu DOLMABAHÇE TOPLANTISI neden yapıldı?

Neymiş?

Terörle mücadele imiş… HDP’liler suçlu imiş…

Evet ama yetmez. Diğerleri özelliklede PKK’ya ve onun lideri Abdullah Öcalan’a övgü dizen işbirlikçilerde yargılansın.

Saygılarımla,

Sinan Ulusinan

29.09.2020

YORUM EKLE