Çuhadar konusunda vekiller ne yaptı

Devam eden köşe yazılarını pek sevmem ama…

Dünkü yazımızdan sonra arayan bazı okurlarımız, “Siyasileri es geçmişsin” diye sitem etti.

Geçmeyelim.

Dünkü yazımızı okumayan veya konudan hiç haberi olmayan okurlarımız için kısa bir özet geçmiş olayım. Kocaali İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Çuhadar önce FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Sonra aklandı. Hendek’e gönderildi. Hendek’te görevini yaparken eski müdür kazanılmış hakkını geri aldı. Çuhadar da görevdeyken tutuklandığı ilçeye yani Kocaali’ye İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak verildi. Görev süresi boyunca Kocaali’den ayrılmayı bekliyor. Ancak kazanılmış müdürlük hakkından da feragat etmek istemiyor. Çünkü kendisine haksızlık yapıldığını düşünüyor. Ki zaten yargıda da bu konu bu şekilde sonuçlanmış.

Bu konuda İl Milli Eğitim bir şey yapamıyor. Ellerinde inisiyatif yok. Alıp başka ilçeye verseler olmuyor. Vermeseler Kocaali’de eğitim seviyesi gün geçtikçe geriliyor ve öğretmenler arasındaki çalışma barışı da zarar görüyor.

İmkanı olan veliler çocuklarını Karasu ya da Adapazarı’ndaki okullara veriyor. Ama imkanı olmayanlar çaresiz durumun düzelmesini bekliyor. Bu inatlaşma neticesinde olan garibana ve 4 bin civarındaki öğrenciye oluyor.

Durum özetle bu şekilde.

Peki tüm bunlar olurken milletvekilleri ya da siyasiler bu konu ile ilgili ne yapıyor?

İşte burası biraz karmaşık. Konu ile ilgili bazı milletvekilleri ile ben de görüştüm. Kendilerine durumu tam da yukarıda saydığım şekilde hatta daha fazla detay ve örnekler vererek anlattım. Bu siyasilerin hangileri olduğunu zamanı gelince anlatırım. Ama etkin ve yetkin oldukları kesin olan kişiler. Üstelik de Kocaali’den çokça oy alan adamlar.

Ben Kocaalili değilim. Kocaali’de okula giden bir akrabam ya da tanıdığım da yok.

Ama konu Kocaali ile alakalı değil ki! Kocaali’den çıkacak olan bir doktor belki de bizim hayatımızı kurtaracak. Belki bir tane hakim çıkacak ve hakkımızı teslim edecek. Bir milletvekili çıkacak ve ülkeye yön verecek.

Gülmeyin bunların hepsi çıktı Kocaali’den. Kocaali’deki öğrenciler Sakarya’daki diğer ilçelerin öğrencilerinden daha az başarılı ya da daha az zeki değil hiç şüphesiz.

Bu süreç bu şekilde gitmeye başladığından bu yana Kocaali Sakarya’da eğitimin son sıralarında yer almaya başladı.

“Siyasiler ne yaptı” sorusuna geri dönersek…

Siyasiler “Biz sizin sorunlarınızı biliyoruz. En kısa zamanda bu işi çözeceğiz” diyip gitti. Sonra “Bu konu bizim için de çok acil. Yaşanan sıkıntıyı görüyoruz” diyip gitti.

“Biz bu işi bakan beye ileteceğiz. Kısa sürede çözümü için mücadele edeceğiz” diyip gitti.

İş de bu şekilde uzayıp gitti.

Şimdi vatandaş bizi arayıp, “Sen şu şu adamları aradığını söylemiştin. O adamlar mı bu işi yapmadı yoksa sen mi aramadın” diyor.

Haklı olarak.

Gazetecilikle ilgili bir kitap yazsam adı “Ben sizin yalancınızım” olurdu. Çünkü gazeteci kendi yalanını söylemiyor. Kendisine söylenen yalanın pazarlamasını yapıyor. Bazen bilerek bazen de bu şekilde güvenerek…

Şimdi sevgili siyasiler.

Ben vatandaşa ne diyeyim?

“Ben onlarla konuşmadım. Kendim uydurdum” diyip konuyu kapatayım mı?

Yoksa “Bana söz verdiler ama gereğini yapmadılar ya da yapamadılar. Onların da gücü bir yere kadarmış” diyip işin içinden çıkayım mı?

Yoksa siz şu söz verdiğiniz konuya bir el atar da işi çözer misiniz?

Korona morona derken bu sene zaten gitti. Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde şu işi bari (vaat ettiğiniz şekilde) çözün de çocukların gelecek seneleri bari zayi olmasın.

Hem bir dahaki dönem oradan oy isterken de sözünü tutmuş insanlar olarak karşılarına çıkarsınız.

HECATİ: Yarının hayalini kurarken bir de bakıyorsun bugün bitmiş…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Kocaalili
Kocaalili - 6 ay Önce

Bugün siyasette olupta Kocaalinin eğitimini yerle bir olmasına göz yuman politikacılara sesleniyorum: Sahneye çıktığınızda yüzünüze atılacak ilk düzine yumarta benden olacak.