Çuhadar’ın durumu

Kocaali İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Çuhadar’ı iş ilişkim olmadığı için sohbet ettiğimiz kadar tanırım. Ben O’nun amiri ya da memuru olmadım. İşbaşında nasıl olduğunu bilemem.

Dışarıdan gördüğümüz kadarıyla naif bir beyefendi.

Yaşadığı olaydan sonra gözaltına alındı. FETÖ davasından yargılandı. Neticede görevine iade edildi. Devletin diğer kurumlarında uyguladığı bir yöntem var. Bu şekilde soruşturma geçiren idarecilere “otoritesi sarsıldığı” gerekçesi ile aynı yerde görev vermiyor. Genel olarak idarecilerin illeri bile değiştiriliyor. Çuhadar’a da benzer bir yol uygulandı. Ancak Çuhadar il dışına değil de Hendek’e gönderildi.

Burada da Hendek İlçe Milli Eğitim Müdürü’nün yargı kararı ile görevine geri dönmesi sonucu Çuhadar eski görev yeri olan Kocaali’ye gönderildi.

Kocaalili olmak da zor Çuhadar olmak da zor şu andan itibaren.

Kendinizi Kocaalili yerine koyun. Hukuken aklanmış olsa da akıllarda soru işareti kalmış bir Milli Eğitim Müdürü. Okuldaki öğretmenlere ne söylese yanlış anlaşılabilir.

Gür bir sesle söylese “Bu adam bu gücü nereden alıyor” derler, yumuşak bir ses tonu ile rica etse “FETÖCÜ olduğu belli olmasın diye naif davranıyor” derler. Ceza verse “FETÖCÜ” derler, ödül vermeye kalksa “FETÖCÜ ya kendi gibilere ödül veriyor” derler. Siz de veli olsanız çocuğunuzu bu okula vermek istemezsiniz.

Kocaalili öğretmen olmak da zor. Eğer bir proje üretir ve başarılı olursanız “Birbirlerini tutuyor” derler. Eğer çalışmazsanız aldığınız paranın helal olmasından şüphe edersiniz. Öğrencilerinize kötülük etmiş olursunuz.

Mustafa Çuhadar olsanız daha kötü bir durum.

Bir programa katılsanız ne yapacaksınız? Görevi gereği sizi tutuklayan, elinize kelepçe takan polislerle yan yana program izlemiş olacaksınız. Sizi kelepçe ile götürülürken gören komşularınızla selamlaşacaksınız. Her yazışmanızı, her konuşmanızı “Bir şey mi arıyorlar” diye düşünerek yapmak zorunda kalacaksınız.

Onun için, Kocaalili için de Kocaali’de görev yapan öğretmen için de Mustafa Çuhadar’ın iyiliği için de doğru olan Çuhadar’ın başka bir yerde görev yapmasıdır.

Kimsenin işine karışmak istemem ama biraz empati yapıldığında durumun vahameti daha iyi anlaşılıyor diye düşünüyorum…

Sarı yazımıza alınmış

Dünkü köşe yazımızın bir parçasında “Bize niye para veriyorsunuz” başlığını kullanmış ve Kocaali Belediyesi’nin 1 milyon liralık asfalt hibe hakkından feragat ettiğini iddia eden CHP Karasu İlçe Başkanı’nın eleştiride bulunduğunu ancak Kocaali İlçe Başkanı Mithat Sarı’nın bu konuda açıklama yapmadığını söyledim. Yani veren razı alan rahatsız demeye getirmiştim.

Biz Nurhan Aydın bu konudan rahatsız olur diye düşünürken Mithat Sarı bir açıklama gönderdi. Noktasına dokunmadan yayınlıyorum:

Sayın Münir Ali Kara

21.11.2019 Tarihinde yazmış olduğunuz, köşe yazısının altındaki pencerede, (alt köşe yazısında) “Bize niye para veriyorsunuz?” başlığı altında, adımı kullanarak çeşitli iddialara dayalı. Aklımızı karıştıracak soru işaretleri ve anlamsız olarak bir imada bulunmuşsunuz.

“Sayın KARA gazetecilik yapıyor olduğunuzu iddia ederek, Karasu’da bir gazete çıkartmaktasınız. Şimdi de Sakarya ilinde 15 yıllık geçmişi olan ve ilde özgül ağırlığı olan Yenihaber gazetesinde köşe yazıları yazmaktasınız, mensubu olduğunuz siyasi görüşün de ilçe başkanlığını yapmaktasınız. Karasu ilçesinde çıkarttığınızın gazetenizin yayın ilkesi beni ilgilendirmez. Yazılarınızı yazarken iddiaya göre diyerek, ima ve suçlamalarda bulunacak cümle, kullanmadan önce gazeteciysen iddiayı araştırırsın buna göre yazarsın.

Ararsın Kocaali ilçe başkanını sorarsın ondan sonra yazarsın?

İttifakı olduğun “CUMHUR” Kocaali ve Karasu belediye başkanlarına sorarsın? Bu araştırmada bir şey bulursan benim adımı yazarsın. Bunları yapmadan adımı kullanman senin o anki ruh halin veya karasudaki ilişkilerin sonucu olmalı, dikkat etmen gerekir diye düşünüyorum.

Sana şöyle soralım sen ittifakı olduğu Karasu Belediyesi’ndeki başkana, Nuran Aydın ile birlikte çıkıp Karasu’da hiç insan kalmadı da, Kocaali Belediye Başkanı’nın kızını İŞKUR aracılığıyla; Karasu Belediyesine ne için aldığını sormalısın!
Bak kardeşim bir kelimen bana neler yazdırdı, bu uzar gider. Onun için bundan sonraki yazılarını filtreden geçir, öyle yazıver. Bu yazıyı da köşende paylaşıver diye yazıyorum…”

YORUM EKLE

banner7

banner6