Davutoğlu, Üstün ve siyasette samimiyet!..

Son günlerde bir önceki dönem Sakarya milletvekili Ayhan Sefer Üstün’ünde dahil olduğu, geçmiş dönem başbakanlarından ve AKP Genel başkanı Ahmet Davutoğlu’nun başını çektiği bir siyasi oluşum ülke ve ilimiz gündemini meşgul etmektedir.
Bu siyasi oluşum toplumun bütününü oluşturan farklı çevrelerde, doğaldır ki farklı yorumlara neden olmaktadır.
Bu konuya bakarken geçmişte bu iki ismin yani, icraatlarıyla Ülkemizi ve Sakarya’yı da ilgilendiren iki siyasetçinin yaptıkları hakkında görüşlerimi paylaşmak istedim.
Uzun süre sayılabilecek bir zaman dilimi süresince bugün ki iktidar AKP’de genel başkanlık ve milletvekilliği ve partinin üst düzey yöneticiliğini yapmış şahısların bugün siyasetten AKP’den uzak görünür çıkış noktaları tartışmalı bir durumdur.
Çünkü 17 yıl boyunca ülkenin bugün geldiği noktadan sorumlu olan kişilerin, halka dönüp “ekonomik sorunlardan, demokrasi ve ifade özgürlüğü” gibi bugün yaşadığımız, “sebep ve sorumlu oldukları sorunların altını çizerek” siyaseten bugün yeniden var olma amaçlı beyanları siyasette samimiyetsiz ve değersiz bir duruştur.
Bugün kamuoyunda herkesin ulaşabildiği bilgiler kadarıyla ülkenin durumuna bugün aklı başında neredeyse herkesin itiraz edebileceği, yaşadığımız sosyal ve ekonomik sorunların direk etki edenlerin bugün gerçekleri görüp, geldikleri nokta, mutlaka önemli ve değerlidir.
Ancak demokrasi, insan hakları ve ifade özgürlüğü direk insanı, insan olduğu için ilgilendiren anayasal hakları kullanamayan, hayatın neredeyse her alanında şikâyet ettiğimiz konuların mimarları bu topluma siyaseten ne verebilirler?

Bugün geldiğimiz noktayı görebilen, zamanında dile getiren siyasi partilerin sivil toplum kuruluşların ve şahısların yakın geçmişte tam karşısında konumlanan kişiler toplumun hafızasını nasıl bu kadar yok sayabiliyorlar?
İlimizde ve ülkemizde özgür basın kalmayı çabalayan ve bunu bedel ödeyerek kısmen başaran, basın yayın kuruluşlarının tam karşısında duran dünün kudretli İnsan hakları komisyon başkan ve yetkilileri, bugünün muhalif siyasetçilerin var olma cabaları gerçekten inanılır gibi değil.
Bu kişilerin ülkenin tarım konularına, ülkenin eğitim konularında, ülkenin emek konusunda, ülkenin insan hak ve hukuk konularında, ülkenin toptan sosyal konularına ve bu konularda ülke olarak bugün geldiğimiz negatif noktadan kim sorumlu?
Sn, Davutoğlu ve Üstün’ün sebep oldukları konulardan çıkış yaparak, sorumlu oldukları konulara bugün eleştiri ya da görüş getirerek siyaseten var olma mücadelesi vermeleri kendileri açısından bir anlam ifade edebilir.
Ancak duyarlı toplum hafızasında bu siyasetçilerin yeniden var olma, yeniden mutlak güce ulaşma mücadeleleri; gözlerimizin önünden ucan ve ömrü birkaç günle sınırlı olan bir kelebek kadar olmadığı kanısındayım. 

YORUM EKLE

banner7

banner6