Değişmeyen tek şey eğitimdir

Bu aslında dün yayınlanmasını planladığım bir yazıydı. Ancak şehit haberi tüm dengemizi değiştirdi.

“Neyse neticede okullar yarın da açık” diyip konuyu bir gün erteledik. Affınıza sığınarak…

Yazıyı okumadan “Sen de mi eğitimle ilgili ahkam keseceksin” diyenler zaten çoktan sayfayı çevirdi. Kaldık sabırlı okuyucularımızla baş başa…

Bu yıl her sene olduğu gibi yepyeni bir eğitim öğretim yılına geldik. Ve her zaman olduğu gibi yeni bir eğitim sistemi ile karşı karşıyayız. Ve her zaman olduğu gibi bu en başarılı ve dünyada en fazla kabul gören yöntem. Ve her zaman olduğu gibi bu yöntemde ısrarcı olacağız. Ve yine her zaman olduğu gibi bu son değişiklik olacak…

Bu ülkede eğitim sistemi milli eğitim bakanından hızlı değişiyor. Öğrenciyi, veliyi geçtim öğretmen, müdür bile yenilenen sistemlere ayak uyduramıyor.

Geçenlerde matbaacı bir işadamı ile tanıştım. Milyonlarca lira zarar ederek battığını ve makinelerini yok pahasına satmaya çalıştığını söyledi.

“Neden” dedim. “Yeni eğitim sistemine göre kitapları bastık. Bu sistemin değişmeyeceği söylendiği için de elimizdeki tüm parayı kağıda yatırdık ve önümüzdeki yıllar için de kitap baskısı yaptık” dedi…

Hikayenin sonrasını tahmin ediyorsunuz. Yeni eğitim sisteminden daha yeni eğitim sistemine daha yeniden yepyeni eğitim sistemine geçiş yapıyoruz.

Kendi hayatımdan örnek vermek gerekirse…

Bu kardeşiniz mesela. 6 yaş grubu okula kaydedilen ilk öğrenci grubundandır. Orta okula geldiğinde onluk not sistemi beşlik sisteme dönmüştür. Hatta ortaokuldaki ilk sınav sonuçlarımız 100 üzerinden verilmişti. Geçip kaldığımızı gelecek olan talimata göre belirleyeceklerdi. Mesela o zamana kadar 45 ile zayıf alınıyormuş. Ama bizde 45 geçer nottu.

Neyse ortaokul bitti liseye geldik. Kredili sistem miadını doldurmuş. O da bize denk geldi. Sınıf geçme sistemi adı altında bir sisteme geçilmiş. Hayırlısı olsun. Onu da deneriz.

Üniversite sınavına ilk girdik (o girişimizde bilinçsiz tercih yaptığımız için aynı sınava iki kez daha girmek zorunda kaldık ama sınav aynı kalmadı) baraj yükseldi.

İkinci girdiğimizde tahmin edebileceğiniz gibi sistem değişti.

Üniversiteye girdiğimizde o zamana kadar 4 yıllık olan okulun başına hazırlık sınıfı eklendi. Kafadan bizim okul bir yıl uzadı.

Okulu bitirdik. Yüksek lisans yapalım dedik. O zamana kadar adı LES olan sınav oldu size ALES…

Bu arada kardeşim de sekiz yıllık kesintisiz eğitimin ilk öğrencilerindendir…

Duydum ki bu sene eğitim sisteminde yine değişiklik yapmışlar.

Değişmeyen tek şey değişimdir sözünün vücut bulmuş halidir bizim ülkemizde milli eğitim.

Onun için milli eğitimdeki sistem değişikliğinin aslında gazeteciler için pek haber değeri yoktur.

Başka bir yerde olsa eğitim sisteminin değişmesi aylarca konuşulur, günlerce manşet olur.

Bizde vakayı adiyeden kabul edilir. Sıradan yani.

Yukarıda kendi hayatım ile ilgili yazdığım şey okurlarımızı şaşırttı mı? Yok!

Hatta bazıları, “Benim yaşadıklarımın aynısını yazmış” bile demiştir.

Onun için sistemler gelir geçer. Aman diyim siz kendinize mukayyet olun…

Eğitim öğretim

Her defasında “Yeni bir eğitim öğretim yılı başladı” falan denir ya… Aslında okullarımızda eğitim işi yapılmıyor. Öğretim konusunda da derin şüphelerim yok değil. Ama eğitim kesinlikle yok…

Öyle olsa sokaklar eğitimsiz insanlarla dolu olur muydu?

Aslında çocukların eğitilmesine aileler de müsaade etmiyor. Okula o kadar müdahale ediliyor ki…

Hani bir karikatür vardı ya, çocuk karne getiriyor, babası “nedir bu karnenin hali” diye çocuğu fırçalıyor bu karenin üstünde “eskiden” yazıyor. Şimdiki durumu anlatan çizimde ise veli öğretmene doğru karneyi fırlatıp “Nedir bu karnenin hali” diyor.

Tam da o durumdayız.

Öğretmen çocuğa “Doğru otur evladım” dese veli “Bu adam benim çocuğuma ‘yamuk’ demek istemiş” diye şikayetçi oluyor.

Öğretmen çocuğun telefonunu alsa “Benim çocuğumun telefonu kırılmış. Parasını almam lazım” diye öğretmene hücum ediyor.

“Çocuğunuz karşı cinsle olması gerekenden daha yakın” dese öğretmen “Sen benim çocuğumu mu dikizliyorsun” diye saldırıyor veli…

Onun için okullarımızda eğitim olmasını beklememek lazım.

Öğretim mi lazım?

O zaman buyrun ders başlıyor…

YORUM EKLE