Delegenin Kararı Kendi Şahsına mı Aittir?

Vatandaşla gönül bağlarının zayıfladığı bir dönemde, ülkücü hareketin bu denli popüler olmasının önemli sebepleri vardır ve mutlaka daha da önemli sonuçları olacaktır.
Tartışmaya katkı sağlamak niyetindeyiz. AKP’nin bariz etkisi malum ancak bizim bakış açımız, elbette içeriden dışarıya doğru olacaktır. Maddeler halinde sıralayalım isteriz.
Üslup Konusu:
Medya araçları üzerinden bizim gibi “yetkisiz” binlerce kişi yazışıp duruyor. Bazı kişilerin sinirli, gereksiz ölçüde sert ve kaba cümlelerini okuyoruz. Doğru mu? Kesinlikle değil! Kardeşlik ve ülküdaşlık hukukunu bozacak yaklaşımlar asla kabul edilemez.
Esas itibariyle dikkate alınması gereken “yetkili kişilerin” söylemleridir. Soru şudur?
Muhalif adayların mı “ağzı bozuktur” yoksa genel merkezi temsil edenlerin mi? Birlikte düşünelim! “İtli, köpekli tehdit cümlelerini kuran, hainlikten dem vuran, duayen abileri uluorta yalancı olmakla suçlayan kimlerdir?
Sahiplenme Konusu:
Pazar günü, partinin genel başkan yardımcıları canlı yayında teker teker konuştular. Birisi: “Yargıtay kararının MHP’nin beklediği şekilde olacağını düşünüyoruz” dedi. Diğeri: “MHP kurultaydan kaçmaz!” şeklinde abuk sabuk bir cümle sarf etti.
Anladığımız kadarıyla MHP, bizzat kendileri oluyor. Muhalifler ise dış kapının dış mandalı… “Küçük olsun, bizim olsun” fikrinde olduklarını zaten biliyorduk. Anlaşılan o ki; parti küçüldükçe daha fazla sahipleniyorlar.
İktidar Olma Konusu:
Genel merkezin iktidar olma derdi yok! Çünkü konjonktür gereği (siz ona derin devlet deyiniz) ülkücülerin asla iktidar yapılmayacağına inanmışlar ya da inandırılmışlar. Geçmiş söylemleri hatırlayınız; “sigortayız biz” falan…
Bölünme tehlikesi var mı? Var! MHP, şimdiki haliyle engel olabilir mi? Olamaz! O halde biz neyi konuşuyoruz?
Şimdi birileri çıkıp, iktidarı hedefleyince panikliyorlar. Davranışlarındaki yalpalama, bize hastalıklı yapının teşhisine kolaylıkla imkân veriyor. Tedavi şart ama reddediyorlar.
Peki, tavsiye edilen ilaç nedir? Elbette parti içi demokrasidir. Sabah – akşam tok karnına kaşık kaşık!
Kötü Niyetli Olma Konusu:
Adaylar kategorize ediliyor. Bucu, şucu, ocu…
Demek ki; imza atan delegelerin yüzlercesinin birden gözlerine perde inmiş! Gerçeği göremeyecek ölçüde körleşmişler. Sahi kim seçmişti bu arkadaşlarımızı?
Baksanıza! Adaylar, belli güç odaklarının tezgâhladığı oyunu oynuyor ama o da ne? İmza atanların sayısı her geçen gün artıyor. Burada bir gariplik olduğu kesin.
Acaba, imza atarken şehirlerinde temsil ettikleri ülkücüleri göz ardı mı ediyorlar?
Samimi Olma Konusu:
Tabanda yüzbinlerce partilinin “değişim” istediğinden adımız gibi eminiz. Ancak beş parmağın beşi de bir değil. Bazıları cesaretli, yazıyor, konuşuyor. Bazıları şimdilik susuyor, bekliyor. Olsun! Karar verecek olan delegelerdir.
Sakarya’dan 3 imza çıkmış. Biz bütün üst kurul delegelerini çok seviyoruz ama hazirun cetvelini imzalayanları ayrıca tebrik ediyoruz.
Bugün 19 Mayıs! Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız… Kutlu olsun, mutlu ol

YORUM EKLE

banner22

banner21