Demirel...

Şahsen de yaşadığım anılarda birçok özelliğine şahit oldum.

Atatürk’e olan saygısına ve bağlılığına, Cumhuriyetçiliğine, Vatanseverliğine, Devlet Adamlığına, Demokratlığına, Hoşgörüsüne, İnsanlığına, Millet sevgisine ve Hizmet aşkına…

Bugünün bazı siyasilerini görünce ölüm yıldönümünde bir kez daha anlatmak gerekiyor SÜLEYMAN DEMİREL’İ genç arkadaşlarımıza diye düşündüm. Genç arkadaşlarımıza DEMİREL’i anlatalım ki günümüzün kindar ve yetersiz bazı siyasilerle geçmişin değerleri arasındaki farkı anlasınlar. 

Elbette her insan gibi Demirel'in de hataları olmuştur. Ama bu ülke için yaptığı hizmetler ve Süleyman Demirel’i DEMİREL yapan özelliklere bakınca rahmet ve minnetle anılması gerektiği düşüncesindeyim.

Neydi özellikleri?

Önce CUMHURİYET…

Başbakanlığı dönemlerinde bir 10 Kasım. Sabaha kadar 40 derece ateşle halsiz bir şekilde yatan Demirel 10 Kasım sabahı Anıtkabir’e gitmek üzere kalkıp hazırlığını yaptığında doktorları ısrarla ayağa kalkmamasını söyleyince verdiği cevap;

‘’… Beni bu Cumhuriyet Başbakan yaptı… Bu Cumhuriyeti de ATATÜRK’e borçluyuz… Büyük öndere minnet duygularımızı sunmak üzere Anıtkabir’e gitmek bizim görevimiz… Kaldı ki bir Başbakan olarak ben oraya gideceğim ki vatandaşlarımızda orada olsun…’’

Her 10 Kasım’da olmadık hastalıklar bahane ederek Anıtkabir’e gitmeyen ATATÜRK ve CUMHURİYET düşmanı nankörlere ithaf olunur.

DEVLET ADAMLIĞI…

1980’li yıllarda gazetede okumuştum.

12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra SİYASİ YASAKLI ve İŞSİZ olan Demirel’e dönemin Libya Devlet Başkanı Kaddafi ret edilemeyecek bir teklifte bulunuyor. Ülkesinde yapılacak sulama ve gölet projelerinin başına geçmesini ve bu hizmetlerinin karşısında kendisine milyonlarca dolar maaş ödemeyi teklif ediyor.

Demirel’in yanıtına gelince…

‘‘Onur ve gurur verici bir teklif. Ama ben TÜRKİYE CUMHURİYETİ Başbakanlarındanım. Para için bir başka ülkenin emri altında çalışmak Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına yakışmaz… Ama bana deseler ki GAP yani Güneydoğu Anadolu Projesinde çalışacaksın… Hiç tereddüt etmeden giyer çizmeleri tek kuruş almadan Milletimin emrinde çalışırım…’’

Türkiye Cumhuriyetinin onurunu ayaklar altına alan ve para için oğlu yaşındaki insanların ayakları altına yatan siyasileri ve sayılamayan milyon dolarları görünce Demirel için ÜLKE ONURUNUN paradan puldan daha önemli olduğunu yazma ihtiyacı hissettim genç arkadaşlara.

DEVLET YÖNETİMİNDE LİYAKAT.

Ülke insanlarını, siyasi fikrine ve etnik kökenine bakmaksızın değerlendirmiş birisi olan Demirel’in bende iz bırakan bir diğer yönü ise devlet yönetiminde liyakata değer vermesi.

AP’li büyüklerimizin ve biz DYP’lilerin DEMİREL’i en çok eleştirdiği konulardan biriside bürokraside partililere yeteri kadar sahip çıkmaması ve hem AP’si hem de DYP iktidarlarında diğer partililerin bürokraside ki görevlerine devam etmesidir.

Başbakanlığı dönemlerinde bürokrat kadrolara atamalar yaparken kendi partisinin bürokratları yanı sıra siyasi fikri veya etnik yapısına bakmaksızın o görevi yapabilecek bilgisi, tecrübesi ve ileri görüşü olan başarılı bürokratlara da sahip çıktığını,  bunların arasında başta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere günümüz partilerinde siyaset yapan dünün ve bugünün milletvekili ve bakanı binlerce insan olduğunu, hemen hemen bu arkadaşların da hem TBMM’de yapılan DEVLET TÖRENİNDE hem de Kocatepe Camiinde yapılan CENAZE NAMAZINDA yer aldıklarını söylemeden de geçemeyeceğim.

Bazı bürokrat atamalarını ve özellikle 3'lü kararnamelerle atanan FETÖŞÇÜ bürokratları görünce bir kez daha anladım ki DEMİREL gerçekten yeri doldurulamaz çok büyük bir DEVLET ADAMI imiş.

ADALET ve HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ…

DEMİREL her zaman hukukun üstünlüğüne ve herkesin adalet karşısında eşit olduğuna inanırdı.

Bu özelliğini birçok olayda gösteren Demirel çok sevdiği yeğeni Yahya Demirel’in HAYALİ İHRACAT olayında da göstermiştir. Yeğeninin yakalanması ve yargılanması sürecine müdahil olmamış tam aksine yakalanmadan önce kendisine ne yapacağız diye soranlara ise;

‘’Benim yeğenim olması demek hukukun karşısında ayrıcalıklı insan olması anlamına gelmez. Herkes görevini yapsın… ‘’ demiştir.

Nitekim… Yahya Demirel yakalanmış... Tutuklanmış… Yargılanmış... Ceza almış… Ve cezasını herkes gibi cezaevinde yatıp çekmiştir.

Sadece yeğeni mi?

Elbette değil. Yolsuzluk yapan BAKANLARINI savunmamış tam aksi YÜCE DİVANDA yargılanmasını sağlamıştır. Yüce Divana gönderilmeyen bakanları ve bunlara sahip çıkan zihniyeti görünce DEMİRELİN hukuka ve adalete olan inancını ve güvenini anlatmak gerek diye düşündüm genç arkadaşlara.

HOŞGÖRÜ ve DEMOKRATLIK…  

DEMİREL'in meşhur bir lafı vardır. YOLLAR YÜRÜMEKLE AŞINMAZ. Bugün bile polemik konusu yapılan bu sözde şahsının ve şahsında da devletin hoşgörüsünü yansıtan Demirel’i anlayamayan veya anlamak istemeyen zihniyet için yazıyorum.

DEMİREL’in Başbakanlığı dönemlerinden 1968 yılında AP Ankara İl kongresinde bir delegenin dönemin gençlik hareketlerini kast ederek ‘‘Sokaklarda gösteri yürüyüşü yapıyorlar. Bunları neden engellemiyorsunuz’’ diye sorması üzerine verdiği cevaptır YOLLAR YÜRÜMEKLE AŞINMAZ. Devamı da var…‘’ yakıp yıkmadıktan, cama, çerçeveye, etrafa, insanlara zarar vermedikten sonra herkesin hak arama özgürlüğü vardır...’’ demiş DEMİREL.

Bu söz toplantı ve gösteri yürüyüşlerindeki ÖZGÜRLÜĞÜ yansıtmaktadır. Aslında bu söz bence TÜRK DEMOKRASİSİNİN mihenk taşıdır.

Hala bu söz üzerinden polemik yapan zihniyete sormak istiyorum? DEMİREL hoşgörülü olmayıp da Devletin güvenlik güçlerini silahlar, tomalar ve gaz fişekleri ile HALKIN üzerine sürdürüp müdahale mi ettirseydi? Tıpkı İsrail ve diğer ülkelerde olduğu gibi gençlerin ve çocukların ölümüne ve binlerce insanın yaralanmasına sebep olan emirleri mi verseydi? Veya vatandaşa kontrolsüz şiddet uygulayan emniyet güçlerinin davranışlarını mı savunsaydı?

Hoş görü demişken kendisine hakaret eden bir vatandaşın yargılandığını duyunca kendi avukatını göndererek durumu öğrenip ‘‘ Kim bilir vatandaşa ne yaptıkta canı yandı. Bize hakaret etti…’’ diyerek şikayetçi olmayan ve vatandaşın serbest bırakılmasını sağlayan bir DEMİREL’i genç arkadaşlara anlatalım ki maddi ve manevi tazminat davaları açan şimdikilerle bir kıyaslama yapsın.

İNSANİ YÖNDEN DEMİREL…

İlk maaşının bir kısmını fakir bir öğrenciye burs olarak ayırdığını sonraki yıllarda da binlerce fakir öğrenciyi düzenli olarak kendi maaşından ayırdığı bursla okuttuğunu biliyor musunuz?

Kardeşi Hacı Ali Demirel’e ait Özel Yükseliş Kolejinde, kurulduğu andan kapanana kadar, Türkiye’nin tüm vilayetlerinden seçilmiş maddi imkânları olmayan yaklaşık 100 zeki ve çalışkan öğrencinin her sene yeme, içme, yatma dâhil her türlü eğitim masraflarının karşılanarak ÜCRETSİZ olarak okutulmasını sağladığını biliyor musunuz?

Genel Müdürlüğü sırasında bürokrat arkadaşları ile birlikte kendi aralarında topladıkları belli bir para ile fon oluşturarak her sene bir öğrencinin yurt dışı eğitim masraflarını karşıladığını biliyor musunuz?

HALK ADAMI DEMİREL...

ABD organizasyonundaki darbe ve kumpaslarla 6 defa gitme durumunda kalıp 7 defa gelen DEMİREL her seferinde halkına güvenmiştir. Bu güvenini ve inancını da şöyle ifade etmiştir.

‘’ Biz kitle partisiyiz. Herkesi kucaklamalıyız…’’

‘’ Ben Türkiye Cumhuriyeti Başbakanıyım. Parti ayırımı yapmaksızın herkese eşit hizmet etmek bizim görevimiz’’

‘’ Siyasi mücadelemiz sandıklar açılıncaya kadardır. Bundan sonra rakip parti taraftarlarına kırıcı olmamaya bakalım… Herkese kapımızı açmalıyız…’’

‘’ Fırat’ın kenarında kaybolan koyununda sorumlusu benim…’’

‘’ Benim köylüm, benim çiftçim, benim memurum dedim… Benim partilim demedim… Herkese eşit hizmet götüreceğiz…’’

 

Son yıllarda yapılan uygulamaları görünce bu ifadelerin ne anlama geldiğini şimdi daha iyi anlıyor insan.

HİZMET ADAMI DEMİREL…

Her zaman söylediğim bir şey var. Olayları ve yapılan hizmetleri o günün koşullarında değerlendirmek gerekir. Bu yüzden kendi dönemlerinde ki o zor şartlarda hizmet eden insanları da minnetle anmak gerekir düşüncesindeyim.

Demirel’e gelince…

Bu ÜLKENİN dağına taşına, köyüne şehrine, yedisinden yetmişine TÜRK MİLLETİNE yaptığı hizmetleri yazmaya kalksak kitap olur.

Sadece şunu söylemek isterim…

Son 18 senede özelleştirme adı altında sata sata bitirilen ve milyarlarca dolar değerindeki kamu kuruluş ve işletmelerinin yarısının altında DEMİREL’İN İMZASININ olduğunu ve buralardan elde edilen gelirle yeni bir TÜRKİYE kurulurdu dersem inanın çok mütevazı davranmış olurum.

Veya bir başka ifade ile şöyle söyleyeyim. İnsanları ve doğmamış çocukları bile borçlandırmadan veya milletin bugününü ve geleceğini ipotek altına aldırmadan yaptığı eserleri buraya yazmaya kalksam yüzlerce sayfa sürer.

Bu yüzden gençlerden ricam. Google gibi bilgi arama motorlarına ‘’Süleyman Demirel döneminde yapılan hizmetler veya eserler’’ diye yazarak bilgiye ulaşmaları.

Yazımı burada sonlandırırken söylemek istediğim…

DEMİREL sadece yeri doldurulamaz çok büyük bir DEVLET ADAMI değildi. Aynı zamanda GÖNÜLLERİN daha doğrusu MİLLETİN ADAMI idi…

 Umarım hem şahsıma hem de Millete olan haklarını HELAL etmiştir.

Nurlar içinde yatsın MUHTEŞEM SÜLEYMAN…

Allah rahmet eylesin…

Sinan Ulusinan

17.06.2020

 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Sedat Apaydin
Sedat Apaydin - 3 hafta Önce

Allah rahmet eylesin,ağzınıza sağlık anlattıklarınız yaptıkları için az bile nurlarda yatsin

İsmail Yalçın
İsmail Yalçın - 3 hafta Önce

Aynen iştirak ediyorum.İlave edilecek bir şey bırakmamışsınız Sayın Sinan ULUSİNAN

ORHAN ILİK
ORHAN ILİK - 3 hafta Önce

ALLAH RAHMET EYLESİN MEKANI CENNET OLSUN NUR İÇİNDE YATSIN İNŞALLAH

Ahmet ses
Ahmet ses - 3 hafta Önce

Allah rahmet eylesin.

Durmuş cekirdekci
Durmuş cekirdekci - 3 hafta Önce

Anlattıklarını altına imzası atarım eksik bile yazmış Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun

Muzaffer Dinsever
Muzaffer Dinsever - 3 hafta Önce

Atatürkten Sonra Gelmiş Geçmiş En büyük Lider Örnek Alınaçak Bir Devlet Adamıydı Nurlar İçinde Yat Büyük İnsan

Ali çatalbaş
Ali çatalbaş - 3 hafta Önce

Cumhuriyeti bahşedengazi m ustafa kemalden sonra türk milleti ne sadakatle hizmet eden tek cumhurbaşkanıydı. Allah rahmet eylesin.

Ismail Aydınoğlu
Ismail Aydınoğlu - 3 hafta Önce

Ben adanalıyım sn cumhurbaskanımiz suleyman demireli ziyarete gittim adanayı anlatırken adana seyhan barajını nasıl yaptıgıni caliların içinde adana sıcagında kalacaklari calışacaklari yere cadırıni sırtında tasıdıgını anlattı çok büyük yeri dolduralamaz Allah rahmet etsin mekânı cennet olsun