Demiryolu olmadan liman işleyemez

Adapazarı-Karasu-Bartın arasındaki demiryolunun yapılması yeniden gündeme geldi. Projenin revize edilerek 2021 yılı sonuna kadar hayata geçirilmesine ilişkin haberler ise gerçekten heyecan uyandırıcı.

Karasu Limanı’nda işlem yaptırmak isteyen gemiler şu ara sıra bekliyor. Öyle ki denizde sıra bekleyen 10 gemi olduğu günler bile yaşanıyor.

Bu gemiler ortalama 8 bin tonluk ürünler taşıyor. Genel olarak tahıl getiriyorlar.

Sadece bir gemi 8 bin ton alıyorsa ve bir tır da en fazla 20 ton taşıyabiliyorsa, size saatler içinde 400 tır lazım olacak.

Karasu’nun yaz trafiği malum. Adapazarı Karasu arasında ciddi bir yoğunluk yaşanıyor. Buna Kuzey Marmara Otoyolu Çıkışı da eklenecek. Bir de liman trafiğini eklerseniz yolun halini siz düşünün.

Karayolu taşımacılığı hem maliyetli hem zaman kaybı yaşanmasına neden oluyor hem de trafik sorunu oluşmasına neden oluyor.

Karasu Limanı’ndan tam manası ile istifade edilmesinin tek yolu demiryolu ayağının tamamlanması olacak.

Karasu’ya yatırım yapmayı planlayan ve yer satın alan sanayi kuruluşları da demiryolundan ciddi şekilde istifade etmiş olacak.

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Akgün Altuğ durumu tam manası ile özetleyen bir açıklama yaptı. Altuğ’un da dediği gibi Raylardan sulara uzanan bir lojistik üs olmamız mümkün olabilir.

Yoksa kızgın kumlardan serin sulara atladığımızla kalırız.

Bayan Vekil’in konuşmasından çıkacak sonuç

Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan Atabek, Sakarya Üniversitesi tarafından düzenlenen bir panele katılmış. Kadının iş yaşamındaki yeri konulu panelde söz alan Atabek, kendisinin de kadın olmasından dolayı dikkate alınmadığı zamanlar olduğunu söylemiş.

Ancak Atabek, Sakarya gibi ataerkil bir vilayette, siyaset gibi erkeklerin hakim olduğu bir alanda bakan yardımcılığı ve milletvekilliği yapmayı başarmış.

Çiğdem Hanım’ın hayatından ve anlattıklarından çıkarılacak asıl ders, “Rağmen” diyen kazanır. “Keşke” diyenin vay haline…

Bana yansımayan ucuzlama mı olur?

Tüm dünyada petrol fiyatları düşüyor. Varil başına fiyatlar neredeyse yarı yarıya geriledi. Varil başına fiyat oynamaları aynı şekilde pompaya hiçbir zaman yansımaz. Yansımamalı da zaten. Bugün yarı yarıya düşen fiyatlar yarın iki katına çıkıyor. Bu şekildeki bir istikrarsızlığın dünyanın her yerinde hissedilmesi felakete yakın sonuçlar doğurur da…

Bu ucuzlamanın pompaya hiç yansımaması da can sıkıcı oluyor. Uzunca bir süreden bu yana ekonomik krizle savaşan vatandaşlar küçük bir indirimle moral bulabilir gibi duruyor. Bunun bir değerlendirilmesi lazım diye düşünüyorum.

En ilginç yorum

Suriyeli mültecilerin Yunanistan’a geçişi esnasında yaşanan sıkıntıyla ilgili pek çok yorum yapılıyor. Benim okuduğum en ilginç yorum şu şekildeydi:

Yunanistan ile Türkiye arasındaki bölgede güvenliği sağlamakla görevli tanklarımızdan biri dostumuz Yunanistan ile aramızdaki tellere takılmış. Tellerden kurtulmak isteyen tank ileri geri manevralar yaparken tellerin kopmasına neden olmuş. Olay anında tesadüfen bölgede bulunan binlerce Suriyeli tankın sesinden korktukları için kendilerini Yunanistan topraklarına atmış. Olaydan saatler sonra olay yerine gelen Yunan askerleri telleri onarmak istemiş. Ancak Türk Askeri burada da iyi niyetini ortaya koymuş ve “Biz bozduk. Tamir etmek bize düşer” diyerek Yunan Askerlerini bölgeden uzaklaştırmış.

Şimdi Şırnak’tan yaya olarak yola çıkan tamir ekibinin bölgeye ulaşması ve telleri tamir etmesi bekleniyormuş.

HECATİ: Sabrediyorum sanıyorlar. Umursamıyorum bilmiyorlar...

YORUM EKLE