Deprem gerçeği

Geçtiğimiz pazar günü Bingöl’de 5.7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Depremde hayatını kaybeden vatandaşımıza rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Ayrıca, yaralanan ve depremden olumsuz etkilenen tüm yurttaşlarımıza da, deprem kenti Sakarya’dan, geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Umarım yaralar en kısa zamanda sarılır ve tekrarını yaşamayız.

Ülkemizin büyük bölümü fay hatlarının üzerinde, biliyoruz.

Kuzey Anadolu Fay Hattı, Batı Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı…

Neredeyse, yurdun tamamı her an deprem riskiyle karşı karşıya.

Sakarya ise bu konuda, ülkemizin en talihsiz şehirlerinden biri.

Çok uzaklara gitmeden; 1943, 1967 ve son olarak 1999’da depremle ilgili çok acı tecrübeler yaşamış bir kentten bahsediyoruz.

Yıkılmış, ayağa kalkmadan bir daha yıkılmış.

1943 ve 67’leri bilmemekle beraber, 1999 depremini yaşayan biri olarak; çocuk yaşlarda da olsam, yaşanan yıkımı, acıyı ve dramı çok net hatırlıyorum.

Deprem sonrası resmi raporlara göre, 18 bin kişi hayatını kaybetti, 25 bin kişi ise yaralandı.

285 bin konut ve 43 bin işyeri hasar gördü.

Yaşanan acı tabloyu, belirttiğim rakamlar tekrar gözümüzde canlandırmıştır diye tahmin ediyorum.

Gelişen teknoloji ile bugün, deprem konusunda çok önemli bilimsel adımlar atıldı.

Bir inşaat mühendisi gözüyle değerlendirdiğimde; oluşturulan ve geliştirilen deprem yönetmelikleri, yapı denetim sistemi, sismik izolatörler vb. olgular, depremle mücadelede elimizi epey kuvvetlendirdi esasen.

Her geçen gün de gelişmeler devam ediyor ancak; bu teknik gelişmeler ile kentimizde uygulanan politikaları karşılaştırdığımızda ise sonuç maalesef hüsrana doğru yol alıyor.

Sakarya bir büyük depreme hazır mı..?

Depremin üzerinden tam 20 yıl geçmiş olmasına rağmen, kentimizde bugün hala, orta hasarlı ve yüksek katlı güvensiz yapılar mevcut. Hatta sayıları azımsanamayacak seviyede. Bu yapılar, ne zaman yaşayacağımızı bilmediğimiz ilk depremde ciddi kayıplara yol açacaktır.

Her yıl 17 Ağustos’ta deprem şehitlerimizi anıyoruz, tüm billboardlara “Unutmadık!” afişleri asıyoruz fakat ne yazık ki bu konuda atılan neredeyse tek bir somut adım yok.

Yakın geçmişte, önceki dönem büyükşehir belediye başkanımız Sn. Zeki Toçoğlu’nun bir açıklaması dün gibi hafızamda:

Yıl 2016; “Planlar hazır, biz hazırız.”

Bu ifade kentsel dönüşüm projeleri için sarf edildi ancak aradan geçen yıllara rağmen şehirde depreme yönelik kentsel dönüşüme dair atılmış tek bir adım yok.

Bugüne kadar Sakarya’da uygulanan 3 kentsel dönüşüm projesi var fakat üçünün de birinci önceliği deprem değil. Boş arazilerde uygulanan projeler tamamlansa dahi özellikle Erenler’de Roman vatandaşlarımıza yönelik yapılan konutlar hala boş ve tabiri caizse çürüyor.

Son olarak da, Sn. Ekrem Yüce bu konuda kolları sıvadı. Gelir gelmez belediyeye bağlı “Deprem ve Zemin Araştırma Müdürlüğü”nü kurduğunu ilan etti fakat bir baktık ki kurumun başına atanan müdür bir “sosyolog” !

O günden bu güne ne çalışma yaptı bu müdürlük bilinmez. En azından ben, yakından takip etmeme rağmen bir faaliyet görmedim.

Birkaç kez hasarlı okulların tespiti, yıkımı ya da onarılması gibi konular gündeme gelse de nostaljik tramvay kadar önem arz etmedi kanımca.

Geçtiğimiz günlerde bir de baktık ki sosyolog müdür görevden alınmış, yerine jeolog atanmış.

Kesinlikle atılan adım olumlu fakat yine de görevin hakkı olan bilim dalı mı, değil.

Çok fazla teknik bilgilerde boğulmadan bu konuda aydınlatmak isterim sizleri.

Jeoloji kayaların, minerallerin, dünyaya ait yapıların ve bu yapıları oluşturan süreçleri inceleyen bilim dalıdır.

Jeofizik, yerkürenin yapısını, zamana bağlı değişimlerini ve buna neden olan kuvvetleri inceleyen bir bilim dalıdır.

İnşaat Mühendisliği Geoteknik Anabilim Dalı ise bu yer kuvvetlerini ve yapılara etkilerini inceleyen, analiz eden bilim dalıdır.

Bu kısa bilgi ışığında baktığımızda, attığımız bu okla da 12’den vuramadık.

Deprem yakın, deprem yarın olabilir. Aldığımız her nefeste depremi hatırlamamız ve buna bağlı adımları yarın atmamız gerektiğini düşünüyorum, bir daha böyle büyük acılar yaşamamak için…

Saygılarımla,

Oğuzhan Gündüz

YORUM EKLE
YORUMLAR
Oğuz Şahin
Oğuz Şahin - 4 ay Önce

Kesinlikle yazınıza katılıyorum. Depreme hazır mıyız sorusunu evet diye cevaplıyoruz ama sadece bizim ilimizde 99 depreminden sonra

Oğuz Şahin
Oğuz Şahin - 4 ay Önce

Yazınıza katılıyorum böyle konulara daha sık değinmek lazım. Depreme hazır mıyız sorusunu evet diye cevaplıyoruz ama 99 depreminden sonra yıkım kararı alınıp yıkılmayıp üstü örtülen binalar hala duruyor bu soruya daha samimi cevaplar vermeliyiz