Deprem ve ekonomi

99 depreminden birkaç ay sonra idi.

Emekli olup memleketine giden müdür beyin yerine, geçici görevle Halk Bankası Karasu Şubesinde görevlendirildim.

Hepinizin bildiği gibi deprem, Marmara Bölgesini adeta yerle bir etmişti.

Marmara Bölgesinin hemen- hemen her konuda, Türkiye’nin can damarı olduğunu söylememize sanırım gerek yok.

Hem Marmara Bölgesinin ve hem de buna bağlı olarak bütün Türkiye’nin acilen ayağa kaldırılmasından daha önemli bir konu yoktu.

Kredilerden sorumlu Genel Müdür Yardımcılarımızdan biri, Adapazarı’na gelerek büyük çaplı bir toplantı düzenledi.

Toplantıya, şube müdürlerinin yanı sıra, Esnaf Kefalet Kooperatifleri ile birlikte Esnaf Odaları ve birçok derneğin başkanları da iştirak ettiler.

Genel Müdür yardımcımız öncelikli olarak şehir merkezlerinin ayağa kaldırılmasını, bunu müteakiben de ilçelere doğru destek kredilerinin kaydırılması konusunun önemli olduğunu vurgulayınca, çevre il ve ilçelerden gelen yöneticiler bu görüşe itiraz ettiler.

Söyledikleri şuydu: ‘Kaybedilecek 1 dakikamız bile yok. Acilen bizim derdimize de çare olmalısınız!’

O zaman, Genel Müdür Yardımcımız şöyle bir anısını anlattı: Dün Genel Müdürlükteki odama vatandaşın biri geldi ve Deprem Kredisi kullanmak istediğini söyledi.

Nereli olduğunu sordum, Malatyalı imiş.

‘Be kardeşim Malatya’da deprem olmadı ki!’

Adam yanına iyice yaklaşmış. Elindeki James Bond çantasını açıp bizim Genel Müdür Yardımcısına doğru uzatarak sormuş: ‘Şu çantanın içindeki çeklere bakar mısınız?’

Bizimki bir bakmış ki, hepsi Adapazarlı esnafların verdiği çekler..

Şaşırıp kalmış, ne cevap vereceğini de bilememiş.

Meğer adam imal ettiği şeylerin tamamını bizim Adapazarlı esnaflara çek karşılığı pazarlayıp satmış.

Bu olayı anlatmaktan maksadımız şudur: Böylesi büyük felaketler, sadece oldukları bölgeyi değil ülkenin tamamını etkiliyor.

Bu durum karşısında; Malatya nere- Adapazarı nere? Deme hakkımız da yoktur.

İstanbul’da meydana gelen 5.8’lik deprem, Allah beterinden saklasın daha da büyüğüne adeta davetiye hükmündedir.

Yapılması gerekenleri tek- tek sıralayacak değiliz.

Ancak bu konuda pek de hazırlıklı olmadığımız aşikar..

Sakarya Yenihaber Gazetesi, başta sevgili Sezai MATUR Başkanımız olmak üzere, 99 depreminden bu yana olayı gündemde tutmak adına uyarıcı yazılarıyla, üzerine düşen görevi fazlasıyla yerine getirmiş ve fakat arzu edilen önlem ve tedbirler ne derecede alınmıştır bilemiyoruz.

Şu an için bundan daha öncelikli bir işimizin olup olmadığını da tartışacak değiliz.

Bir an evvel ülke genelinde seferberlik ilan edip, gereken ne ise bugünden tezi yok, mutlaka ve acilen yapılmalıdır.

Unutulmamalıdır ki bu konuda sınıfta kalırsak, ah-u eninlerin ve dizleri dövmelerin kimseye bir faydası olmayacaktır.

Allah bu aziz milletin yardımcısı olsun.

YORUM EKLE