Depremi tetikler mi?

Hendek’teki patlama sonrasında toprak zemindeki çatlama gündeme geldi. Patlamanın onlarca kilometre öteden tedirginliğe neden olacak şekilde duyulması benzer etkinin yer altına doğru da olabileceği durumunu akıllara getiriyor.

Çünkü patlama her yöne doğru bir genleşmenin sonucu. Yukarı yönde oluşturduğu baskı kadar aşağı yönde de kuvvet uygulaması normal.

Sakarya, fay hattı üstünde kurulmuş bir il. Hal böyle olunca insanların aklına “Bu patlama bir depremi tetikler mi” şeklinde bir soru da geliyor.

Doğadaki tüm olaylar bir neden sonuç ilişkisi içerisinde ilerliyor. Bilim de bu neden sonuç ilişkisi içinde değerlendirme yapıyor ve verileri anlamlandırıyor.

Ben deprem bilimci değilim. Ancak özellikle 17 Ağustos Depremi’nden sonra hepimiz bir şekilde bu konuda bilgi sahibi olduk. Depremin hangi gerekçe ve süreçlerin sonucu olduğu konusunda her Sakaryalının fikri var. Bu noktada bu patlamanın bir depreme etki edip etmeyeceği konusunda net bir bilgi verilmesi ve toplumu bilinçlendirmesi gerekir.

Toplumu korkutmadan, net ve doğru bilgileri vermek bilim insanlarının görevidir. Lütfen bu konuda kamuoyunu aydınlatacak bilgi verilsin.

Yağacak yağmura karşı vatandaşı uyaran yetkililer artık olması muhtemel deprem ile ilgili de bilgi versin.

SAÜ-SUBÜ çekişmesi

Sakarya Üniversitesi ile Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi arasındaki çekişme artık gizlenebilir olmaktan çıkıyor. İki üniversitenin aynı kampus içinde varlığını sürdürmesi çok zor.

Bu durum Ege Üniversitesi ile 9 Eylül arasında çok uzun yıllar yaşandı. Sonuçta 9 Eylül Üniversitesi İzmir’in dışında bir kampus oluşturmak zorunda kaldı.

Şimdi Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi için de bu yol görünüyor. Bunun için daha önce yazdığım bir yazı vardı. Sürekli okurlarımız hatırlayacaktır.

İlçelerden biri genişçe bir yer göstermeli ve SUBÜ’yü kapmalıdır.

Bu yazıyı yazmama neden olan Zülfikar Özçelik’in sosyal medya paylaşımları oldu (“hani hesabını kapatmıştın” demeyin hemen. Whatsap’tan ekran görüntüsü atanlar oldu).

Büyüklerimizin “Dağ dağ üstünde olur da ev ev üstünde olmaz” dedikleri noktadayız. Bu iki üniversitenin bir an önce kampuslarını ayırması ve akademik alanda yarışması gerekir. Sakaryalılar olarak bize düşen de SUBÜ’ye bir an önce kampus alanı bulmaktır.

Maske takmayan adama iş güvenliği anlatmak

Koronavirüs tüm dünyanın gündeminde. Ama biz maske takma konusunda modalar geliştiriyoruz. Allah için yanında maske olmadan sokağa çıkan yok. Ama kimimiz başımıza, kimimiz boynumuza kimimiz kolumuza takıyoruz.

Hendek’teki patlama sonrasında pek çok detay ortaya çıktı. Suçlamalar da havada uçuşuyor. “Biz demiştik” diyen işçilerin ifadeleri gündemde şimdi.

Peki kendi iş yerimizde ne kadar güvendeyiz? Yanı başımızda yapılan inşaatlara bakın. Baret takana tuhaf bakıldığı bir ortamda yaşıyoruz.

Derme çatma iskelelerde dış cephe çalışmaları yapılıyor. Yadırgamıyoruz. “Acele giden ecele gider” diyen atalarımıza kulak tıkayıp, “Bize bir şey olmaz” diyoruz.

Hendek’teki patlamadan sonra biraz iş güvenliği konuşuruz. Biraz sosyal medya paylaşımı falan yaparız, sonra “Ne olacak bu Trabzon’un şampiyonluk meselesi” der kendi gündemimize döneriz.

Hepimize hayırlı işler.

HECATİ: Yıl 2020 gündemimiz halen elektrik kesintileri. Söyleyeceklerim bu kadar…

YORUM EKLE