Deva mı, Gelecek mi?

Milli Görüş tabanından gelen Adalet ve Kalkınma Partisi artık başka partilerin tabanı olacak kadar eskidi. Her ne kadar siyaset bilinciler tarafından ideolojik bulunmasa da her kesimden oy alabilen bir yapıya erişti ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi’nin en uzun iktidarlarından birine erişti.

Gelinen süreçte Adalet ve Kalkınma Partisi de bazı partilerin tabanı olmaya başladı. Gelecek Partisi ve Deva Partisi kim ne derse desin Adalet ve Kalkınma Partisi’nin seçmenine göz dikmiş durumda.

Yeni kurulan bu iki partinin ulusal durumu bizi ilgilendirmez. Bizi ilgilendiren Sakarya’daki güçleri ve bundan sonra izleyecekleri yol.

Yeni kurulan partiler her defasında ayakları yere basmayan söylemlerde bulunur. Ancak Deva ve Gelecek Partilerinde bu durum yok. İki parti de aslında kendi başlarına Meclis’e girmeyi hedeflemediklerini en başından söylüyor. Belki zaman içinde açıklamalar değişebilir. Ancak biz şimdiki zamanı konuşuyoruz.

Bu iki partinin bir şekilde ittifaklar içinde yer almayı hedeflediklerini söyleyebiliriz.

İki partiyi Sakarya açısından inceleyecek olursak…

Önce kurulan Gelecek Partisi’nden başlayalım. Gelecek Partisi geçmiş dönem siyasette ciddi bir sempati yakalamış Ender Serbes ile yola çıktı. Serbes hem Adalet ve Kalkınma Partisi’nden hem de diğer seçmenden yüksek not aldı. Serbes Sakarya’da çalışmaya başladığında önüne Ayhan Sefer Üstün’ün yıpranmışlığı çıktı. Üstün Gelecek Partisi’nde Genel Başkan Yardımcısı.

Üstün’ün Sakarya’da kırdığı gönüllerin faturasını Ender Serbes ödüyor. Ender Serbes aslında çok kolay yürümesi gereken bir yolu zorlanarak yürüyor. Hangi ilçeye gitse Ayhan Sefer Üstün dinliyor bir tur. Sonra partisini anlatıyor. Hani adam İngilizce dersi alacakmış. Gitmiş birine “Ben biraz biliyorum. Bana yarı fiyatına olur mu” demiş. Öğretmen, “Sen biraz biliyorsan sana iki katı fiyat. Önce bildiklerini unutturacağız sonra yeniden öğreteceğiz” demiş. Sebes’in ki de o durum. Önce Üstün’ü unutturuyor sonra yeniden partisini anlatmaya çalışıyor.

Aslında teşkilatlanmayı bitirememesinin asıl nedeni de bu.

Pek çok ilçede gördüğü sempati ile aldığı tepki birbirine yakın geliyor. Belki bazı yerlerde Üstün’ü sevenler de Serbes’in yolunu açıyordur. Olabilir. Ama bize gelen bilgiler Üstün’ün Sakarya için işleri zorlaştırdığı şeklinde. Bu durumda Genel Başkan faktörü etkili oluyor. İnsanlar Serbes ile Üstün’ü tartıyor. Sonunda Genel Başkan Ahmet Davutoğlu’nu ekliyor. Eğer Davutoğlu’nu seviyorsa partide yer almak istiyor. Eğer ona karşı da nötrse uzak durmayı tercih ediyor.

Deva ise Mehmet Erdoğan ile yola çıktı. Erdoğan deneyimli siyasetçi. Sakarya’da kendisine yardımcı olacak adamlar çok. Ancak MHP kökenli Erdoğan’ın AKP tabanlı bir parti ile işi kolay değil. Uzunca bir süre İyi Parti ile flört eden Erdoğan’ın Deva’nın il başkanı olması kendi çevresi tarafından yadırganmadı. Aksine destek de buldu. Pek çok ilçede eski yol arkadaşları Erdoğan’a adam bile öneriyor. Bazı eski yol arkadaşlarının kurulacak ilçe yönetimlerinde yer alacağını da duyuyoruz.

Erdoğan’ın işi Serbes’e göre daha hızlı ilerliyor gibi. Gittiği yerde yönetime alacağı insanlar AKP kökenli değil. Karma yönetim yapıyor. Zaman içinde nasıl bir dönüşüm olur bilinmez ama şimdilik Erdoğan’ın izlediği yol bu.

İki partinin başarılı olması kadar kendi aralarındaki rekabet de önemli.

Hani Japon ile Amerikalı ağacın altında oturuyormuş. Ayının biri bunlara doğru koşuyor. Japon spor ayakkabılarını giymeye başlamış. Amerikalı, “Ayıdan hızlı mı koşmayı planlıyorsun” diyinde Japon, “Hayır. Senden hızlı koşsam yeter” demiş.

Şimdi bu iki partinin iyi örgütlenmeleri kadar birbirinden iyi ve hızlı teşkilatlanması da önemli.

Bakalım ipi kim göğüsleyecek…

HECATİ: “İnsanca” herkesin ana dili…

YORUM EKLE