Devletin asli görevi nedir?

   Allah’ın Rahmeti ve Bereketi Tüm Halkımızın üzerine olsun.

Güçlü devlet olmak başka bir şeydir, güçlü görünmek başka bir şeydir. Güçlü devletler dünya siyasetine yön verirler, güçlü görünen devletler ise bu yön verilen istikamete kendilerini kaptırırlar. Ne demek istedik derseniz biraz bu konuyu açalım. Hemen yanı başımızdaki Irak olsun Suriye olsun Libya olsun bu gibi devletlere Amerika ve Avrupa devletleri operasyon yaptılar Türkiye ise bu operasyonlarda bu devletlerin yörüngesinde hareket etti. Suriye’de ırakta ve Libya’da belirleyici rol üstlenemedi.

       Peki, Türkiye gerçekten güçlü bir ülkemi yoksa güçlü ülkelerin yörüngesinde hareket eden ve güçlü görünmeye çalışan bir ülkemi. Tabi bu konuyu tarihiyle, geçmişiyle, kültürüyle, coğrafi ve stratejik yapısıyla ele almamız gerekir. Tarihimiz ile bakarsan Türkler dünyanın her döneminde güçlü bir devlete sahip olup dünyaya yön vermiş tarihin en eski milletlerinden biridir. Daha bundan yüz sene önce dünyayı Amerika değil de biz yönetiyorduk.

             

             Bu millet tarihin en şerefli milletidir. Coğrafi bölge olarak Asya, Avrupa ve Afrika’nın ortasında olan dünyanın en verimli ve en stratejik noktasında bulunmaktayız. Ama bu güçlü devleti gücünün farkında olmayan ve ehliyetsiz kişiler tarafından yönetilirse dünyaya yön veren bir devlet değil de güçlü devletlerin yörüngesinde hareket eden ve güçlü görünmeye çalışan bir devlet olursunuz. Peki, güçlü bir devlet nasıl olunur bunu kendimize sormadan önce devletin asli görevleri nelerdir diye bir konu açalım.

 Devletin asli görevleri sağlam bir nesil yetiştirmek için eğitimdir, güçlü bir sanayi için yatırımdır, Tarımdır, Sanayidir, hayvancılıktır, ekonomidir. Devlet bu gibi yatırımları yaparak ya da yapılmasına teşvik ederek vizyon sahibi bir ülke olması gerekir. Hayvancılıkta küçücük bir Hollanda dünyanın bir numarasıdır ve bir vizyonu vardır. Keza Almanya sanayide ve iş makinelerinde dünya lideridir ve vizyonu vardır.

           Japonya elektronikte bir numaradır ve bir vizyonu vardır. Birçok dünya ülkesinin bu gibi bir vizyonu vardır. Peki, biz Türkiye olarak neden bir vizyonumuz yok.

               Biz elbette güçlü bir devletiz ama maalesef ülkemiz bir vizyon sahibi değil. Ülkemiz reel politik denen bir yönetim ile yönetiliyor. Ülkemizi yöneten siyasilerden reel politik bunu gerektiriyor lafını birçok kez duymuşunuzdur. Reel politik nedir rüzgâr nereden eserse oraya doğru hareket etmek demek. Hâlbuki Türkiye devleti rüzgârın peşine takılıp giden değil rüzgâra yön veren bir vizyona sahip olması gerekir.

                     Güçlü devlet olmak işte böyle bir şeydir. Daha düne kadar İslam âleminin lideri ve söz sahibi bir Türkiye varken ne oldu da Türk mallarına boykot uygulanan bir Türkiye konumuna geldik. Reel politik diyerek bu bir haçlı savaşıdır diye İslam ülkelerini işgal eden bir zihniyetin peşine takılırsanız gelinen noktadan şikâyet etme hakkınızda yoktur. Halbuki biz yüzyıllardır İslam alemine liderlik etmiş bir milletiz. Müslüman bir ülke olarak uymamız gereken bazı kurallarımız vardı. 

        Bizim temel vasfımız; biz her zaman gücü değil, hakkı üstün tutarız. Güçlüden yana değil haklıdan yana oluruz. Ezenin yanında değil mazlumun yanında oluruz. Yâda olmamız gerekir, doğrusu da budur. Biz Müslümanız ve kendi medeniyetimizi önemseriz. Yozlaşmış batı medeniyetini örnek almayız.

               Biz yeni kurulmuş bir devlet değiliz geçmişten gelen sorumluluk taşıyan bir milletiz. Biz İslam’ın liderliğini yapmış bir milletiz. Biz ilk önce ahlak ve maneviyat diyen bir milletiz. Biz başka milletlere göre şekil alamayız, onlar bize göre şekil almak zorundalar. Biz dünyayı adilane bir şekilde yönetiriz ve altı yüz sene dünyayı adilane yönetmiş bir milletiz.

         Ve dünyanın yönetiminin zalimlere bırakılamayacağını bilen bir milletiz. Bu bizim genlerimizde ve tarihimizde vardır. Bu sebepten ötürü Türk milleti emir almayı pek sevmez, ama emir vermeyi severiz. Ama biz insanlara zulüm etmeyiz.

Peki, bu karakterler bizim milletimizde var ama neden reel politik adına lider bir ülke olmak yerine uydu bir ülke oluyoruz. Bu bizim devlet ve millet yapımızla alakalı değil sadece yönetimsel beceriksizlikler sebebiyle olmaktadır. Çünkü ülkemiz devlet yönetilir gibi değil, belediye yönetilir gibi, bir ticari kuruluş yönetilir gibi, yönetilmektedir.

 

         Belediyelerin görevleri yol, su, okul yapmaktır maalesef AKP iktidarı da şuan bu işler ile meşgul olmakta devletin yukarıda değindiğimiz asli görevlerini yerine getirememektedir. Bu sebepten Ülkemiz lider ülke olmaktan çıkıp uydu ülke olma yolunda hızlı bir şekilde ilerlemektedir. Bu konuyu ileriki yazılarımızda açacağız inşallah. Allah sonumuzu hayretsin. Allaha emanet olun. Selam ve dua ile.

NOT: Deprem yaşamış bir şehrin insanı olarak İzmir’deki kardeşlerimizin acılarını paylaşıyorum. Geçmiş olsun İzmir geçmiş olsun Türk milleti

YORUM EKLE