Devletin dini adalettir

   Allah’ın Rahmeti ve Bereketi Tüm Halkımızın üzerine olsun.

Hazreti Aliye sormuşlar; devletin dini var mıdır? Diye.  Hazreti Ali cevap vermiş. Vardır devletin dini adalettir adaletsiz bir devlet zaten dinsizdir. Adalet kişilere göre değişmez, dinlere göre değişmez. Adalet zengin fakir ayırt etmez. Adalet o partiden bu partiden diye de ayırt etmez. Adalet İslam’da evrenseldir ve herkese ve her şeye eşit mesafededir. Eski helak olan kavimlerin hikâyelerini okuduğumuzda mesela bakara süresinde de geçen bir kavim zengin ve asil olan kişilere had cezası uygulamayıp fakirlere had cezası uyguladıklarından dolayı Allah’ın azabına uğradıklarını okuruz.

          Yine Osmanlı tarihine baktığımız zaman Osmanlı padişahlarının bile gayri Müslimlerle bile eşit olarak mahkeme edildiklerini görürüz işte bu adalettir. Ver herkes için gereklidir. Osmanlı imparatorluğu 600 sene dünyaya hükmetmesinin sebebi adaletiydi. Dinsiz devletler yaşar ama adaletsiz bir devletler yaşayamazlar diye güzel de bir laf vardır. Güç sahipleri adaletin üzerinde bir otorite oluşturmamaları gerekir. Güç adalet mekanizmasının emrinde olursa iyidir. Adalet gücün emrinde olursa zulüm olur.

Peki, şimdi kendi zamanımıza ve kendi ülkemize bakacak olursak ne durumdayız. Halkımızın adalete olan güveni ne durumdadır. Adalete güven artıyor mu yoksa azalıyor mu? Artıyorsa neden artıyor, azalıyorsa neden azalıyor.

           Tabi bu konu kişilere göre değişebiliyor. Anlayacağınız göreceli bir konu. İktidar sahipleri gücün kontrolü kendilerinde olduğundan dolayı yapılan birçok uygulamayı haklı ve doğru olarak görebilirler. Muhalefet ise bakış açıları farklı olduğundan dolayı yapılan birçok uygulamayı zulüm olarak görebilirler. Peki, hangisi haklı dersek; nasıl bir cevap veririz?

Mesela son günlerdeki anayasa mahkemesinin aldığı bir kararı yerel mahkemenin tanımaması. Bunu nasıl okumamız gerekiyor. Anayasa mahkemesi adaletin en üst kurumu. Yerel mahkemeler alt kurullar olarak düşünürsek, bir albayın emrini bir teğmenin tanımaması gibi bir şey bu. Bir teğmen albayın verdiği emri ne zaman tanımaz; ancak albaydan daha yetkili bir torpili olursa mesela bir generalden torpilliyse, generalin gücüne güvenip albayın emrini dinlemeyebilir.

         Anladığımız kadarıyla bu iş böyle bir şey oluyor. Peki, bu doğru bir şey mi. Elbette değil. Ben anayasa mahkemesinin verdiği kararın doğru olup olmamasını söylemiyorum, yanlış bir kararda olabilir. Ama bu kararın tanınmaması adalete dışarıdan müdahale demektir ve çok tehlikelidir. Şimdi iktidar ve güç sahipleri yarın bu güçlerini kaybettiklerinde (sonsuz iktidar yoktur) aynı uygulama onlara da yapılabilir. Onlara da aynı uygulama yapılsa oda zulümdür.

Gelelim sorumuza kanaatimizce ülkemizde de hukuka olan güven oldukça azalmakta. Bugün iktidar partisi hukuku kendi siyasi menfaati için kullanmaktadır. Yargılanması gereken birçok kişiyi sırf siyasi beklenti için bekletebiliyor.

          Siyasi beklenti geçince, ihtiyaç kalmayınca ya da baskı unsuru olması için yıllar sonra olsa bile yargı yoluna başvuruyorlar. İktidar partisi hukuku siyasi partilerin önüne siyasi bir güç olarak koyabiliyor. Buda hukuku kendi menfaatlerine kullanmak değil midir? Ve bu yapılanlar hukuka ve hukukun evrenselliğine yapılmış bir darbe değil midir? 

Feto konusunda da aynı olmadı mı? Bendensen, önceki suçların, işbirlikçiliğin önemli değil, ceza almazsın. Benden değilsen, her cezaya müstahaksın. İşte bugün uygulanan adalet sistemi tamda bu. Daha önce bir yerlere gelebilmek için feto ya takla atanlar şimdilerde feto ya küfrederek ceza almamak için iktidara takla atıyorlar.

           Çünkü onlar da biliyorlar ki iktidara takla atmasalar hepsi suçlu bulunup hapse girerler. Yine bir soru; adalet bunun neresinde. Bir insan suç işlemiş ise yani suçluysa senin partini desteklese de suçludur desteklemese de. Senin partinden olsa da cezalandırılması gerekir başka partiden olsa da cezalandırılması gerekir. Adalet bunu gerektirir. Peki, başka bir soru daha; ülkemiz bunun, yani adaletin neresinde?

Allaha emanet olun. Selam ve dua ile.

YORUM EKLE