Doğal olaylar afet değildir

Yüce Allah evreni yaratmış ve onun işleyişi için bir kısım ölçüler (mizan) koymuştur. Bu ölçüler temel olarak fiziksel, biyolojik ve toplumsal yasalar olarak isimlendirilir. İşte bu şartlarda insan yaratılmış ve üç temel unsurla donatılmıştır. Bu üç unsur, ilim, irade ve kudrettir. Bu üç unsuru yönetmek için akıl, dengelemek için de kalbin bir çıktısı olan vicdan verilmiştir.

Evren dolayısıyla bizim yaşadığımız dünya bu yasalar çerçevesinde işlerken, insan da kendine verilenlerle bu işleyişe katılmak zorundadır. Aksi halde yani işleyişe yetersiz bilgi ve kötü eğitilmiş bir irade ile müdahale ettiğinde insanın –afet- diyeceği bir sonuç ortaya çıkabilmektedir. Peki, buna doğal afet diyebilir miyiz? Gerçi sözlükte büyük yıkım gösteren doğal olay, deniyor ama bunu doğal bir afet yerine rahatlıkla (insanın sebep olduğu) yapay bir afet olarak isimlendirebiliriz.  Biz buna –doğal afet- demekle bir bakıma doğayı suçluyoruz. Bunun bir arabanın önüne kendini atıp ve sonra başına gelenin suçunu araba veya sürücüye yüklemeye çalışmaktan farkı yoktur. Aslında insan hırsı ile çok ve çabuk kazanmak istiyor ve kendi bindiği dalı kesiyor ve ölçünün bozulmasına sebep oluyor. Ya da daha masalsı bir anlatımla altın yumurtlayan tavuğu kesiyor insanoğlu.

Kur’an bu konuda insanın veya toplumların başına gelenin kendi elleriyle yaptıklarının bir sonucu olduğunu ısrarla vurgular. Ve yine bir toplum kendini düzeltmedikçe işlerin düzelmemesinin kaçınılmaz bir sonuç olduğunu belirtir. Ayrıca İslam ahlakında afet, nefsin kötü istekleri ve kötü davranışlar için kullanılan bir kavramdır. Bu bağlamda da ancak bu olaylar sonrası bunları fırsata çevirmeye çalışan Müslümanların-insanların yaptıklarını bir afet olarak değerlendirebiliriz.

Şimdi şöyle bir soru soralım:

1-Çevreyi özellikle denizleri kirletirseniz veya tarım alanlarını betonlaştırırsanız bunun zincirleme etkisi olarak açlık afetini(gerçi bugünkü açlık probleminin sebebi büyük ölçüde adaletsiz paylaşımlar, israf ve lükstür),

2-Deprem bölgelerine yapacağınız uygunsuz binalarla can ve mal kaybı afetini,

3-Su akış yollarına yapacağınız yerleşim alanları ile sel felaketlerini,                                     sağduyu sahibi bir kimse doğal bir afet olarak değerlendirebilir mi?

Ayrıca şunu da belirtmek gerekir: İnsanın bu dünyadaki hayatı, karşılaştığı bir kısım zorluklar bir test, bir sınavdır. Bizim bu sınavı doğru bir şekilde başarmamız beklenmektedir. Ancak Elazığ’da deprem sonrası bazı ev sahipleri ve korona salgını sebebiyle bazı satıcılar bu testten geçerli not alamamışlardır. Fakat depremde AFAD çalışanları, korona salgını konusunda sağlık çalışanları ve Bakanının hakkını teslim etmek lazım.

Rum Suresi 41. Ayetinin mealini okuyun ve sonra tefsirini araştırın ve fikirlerinizi, anlayışlarınızı yeniden gözden geçirin!

‘ İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah (hakka, hukuka ve çevreyle barışa dönüş yapsınlar diye) işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor.’

           Mehmet TARAKÇI

İlahiyatçı, Eğitimci, Emekli Öğretmen

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet Ali Turhan
Mehmet Ali Turhan - 8 ay Önce

Aynen katılıyorum hocam yazılarınızın devamını bekliyoruz

Buşra Eroğlu
Buşra Eroğlu - 8 ay Önce

Çok doğru ve yerinde bir yazı Rabbim devamını getirsin inşAllah Rabbim herkese anlamayı nasip etsin Rabbim insanlarımıza doğru yolu göstersin inşAllah. RABBİM BU YAZILARIN DEVAMINI OKUMAYI NASİP ETSİN İNŞALLAH

Ömer Emecan
Ömer Emecan - 8 ay Önce

Sayın Hocam, içerik ve ifade tarzı olarak güzel bir yazı yazmışsınız.. Beğenerek ve bilgilenerek okudum. Teşekkür ederim. Aramıza hoş geldiniz..

Mehmet TARAKÇI
Mehmet TARAKÇI @Ömer Emecan - 8 ay Önce

Hoş bulduk, sizin gibi tecrübeli bir köşe yazarından bunu duymak güzel, teşekkür ederim.

1
1 - 8 ay Önce

1