Doğru tedavi doğru teşhis ile mümkündür

   Allah’ın Rahmeti ve Bereketi Tüm Halkımızın üzerine olsun.

Bir hastalık için en önemli şey doğru teşhis koymaktır. Doğru teşhis koyarsanız doğru bir tedavi uygularsınız. Yanlış teşhis konulan bir hastaya istediğiniz kadar tedavi uygulayın sonuç başarısız olacaktır.

     Doğru teşhis doğru tedaviyi getirir, yanlış teşhis yanlış tedaviyi getirir.

         Bugünkü yaşadığımız ekonomik sıkıntının sebebi de aynen budur. Eğitimde olduğu gibi, adalette olduğu gibi, ekonomide de yanlış teşhis konuldu ve bugüne kadar yanlış tedaviler uygulandı. Gerek milli eğitimde yapılan uygulamalar, gerekse hukukta yaşadığımız adaletsizlikler ve adalete olan güvensizlikler, gerekse ekonomide yaşadığımız sıkıntılar hep yanlış politikalar ve sorunları yanlış yerlerde aramaktan kaynaklanmıştır. Müfredatı düzeltmeden bina yaparak milli eğitimi en üst düzeye çıkardıklarını zannettiler.

           Sonuçta gelinen noktada cumhurbaşkanımız bile milli eğitimde başarısız olduklarını itiraf etti. Adalet mekanizmasında bizim gibi düşünenler her zaman haklı bizim gibi düşünmeyenler her zaman haksız anlayışı ile hareket ederek adalete olan güveni bitirdiler.

        Baksanıza adalet bakanı Abdülhamit Gül bile bırakın adalet yerini bulsun isterse kıyamet kopsun diyerek adaletteki haksızlığı dile getiriyor.

              Şimdi ise ekonomideki kötü gidişat için cumhurbaşkanımız acı reçetelerden bahsediyor. Hâlbuki geçen haftaki konuşmalarında ekonomimiz Avrupa’nın üst düzeylerinde olduğunu söylüyorlardı. Şimdi ise acı reçetelerden bahsediliyor. Ekonomideki kötü gidişat için uyarılar yapan muhalefet partileri her zaman ki gibi PKK ve fetocu olmakla suçladılar ve uyarıları dikkate almadılar. Bu uyarıları dostane yapılan uyarılar olarak görmediler hâlbuki hepimiz aynı geminin yolcularıydık ve bu ülke hepimizin, gelecekte hepimizin çocuklarını ilgilendiren bir meseleydi.

         Cumhurbaşkanımız genel başkanı olduğun AKP’nin konuşmasında ülkenin geleceğinin AKP’nin geleceğine bağlı olduğunu söyleyerek partililerini uyardı. Bu uyarı bile yanlış bir teşhisin eseriydi. Türkiye cumhuriyetinde birçok siyasi parti geldi ve geçti hiçbiri de ülkenin geleceği ile kendi partilerinin geleceği ile bir tutmadı. AKP gittikten sonra bile Türkiye cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır Allah’ın izniyle.

Dedik ya yanlış teşhis yanlış tedavi getirir. Dolar aşırı yükselmesi damat Berat Albayrağ’ın istifasıyla bir miktar düştü ve yerine Lütfü Elvan getirildi. Sanki doların yükselmesinde Berat Albayrak’ın bireysel bir suçu varmış gibi bir hava var. Hâlbuki dolar yükseliyor demek doğru bir telaffuzda değil doğrusu Türk lirası değer kaybediyor. Paranın değerini ekonomi belirler.

            Ekonomin güçlüyse paran güçlü olur ekonomin güçlü değilse daran pula döner bugün olduğu gibi. Sen buğdayını bile yurt dışında ithal ediyorsan paranın pula dönmesi kaçınılmaz olur. Ülkemize et dâhil her şeyi ithal ediyoruz buna karşıda ihracatımız maalesef yok gibi buda cari açık demek. Cari açıkta Türk lirasının değer kaybetmesine sebebiyet verir. Biraz açıklayalım. Geçen hafta beşinci kez buğday ithal ettik. Buğday alacağız ama aldığımız yere ne vereceğiz. Adamlar Türk lirasını kabul etmiyorlar ki senden dolar isliyorlar.

            Sende para vermek için ülke olarak dolar alıyorsun doları kıymetlendiriyorsun. Burada yapılması gereken şey ülke ekonomisini kalkındırmak ithalatı değil ihracatı artırmaktır. Yani ekonomik kalkınma diye bir şey olmadığından dolayı teşhisi yanlış yapıyorlar. Bu yanlış teşhisin tedavisi olmaz.

Ekonomideki bu kötü gidiş halkımızı en az yüzde kırk fakirleştirdi. Pazar pahalılandı, market pahalılandı, doğalgaz, elektrik vb. her şey pahalılandı bir tek maaşlarda bir artış olmadı. Maaş artışı da yılbaşında olacak inşallah. Bakalım göreceğiz bütçeden halkımıza ne kadar pay düşecek. AKP iktidarı on sekiz senede birçok hata yaptı hepsinde de hata yaptık dediler halkımızda bunu makul gördü ve bugüne kadar destek verdi. Ama bu destek, bu ekonomik krizi kardırmaz, insanımız ekonomik olarak zorda durumda buda AKP’nin geleceği için büyük bir tehlike olduğu kantindeyiz.

Nefis terbiyesi bölümünde geçen bir kutsi hadiste Allah nefsi yaratınca sorar sen kimsin ben kimim diye nefiste sen sensin ben de benim der. Allah nefsi cehenneme atılmasını emreder. Bir müddet sonra Allah cc nefse tekrar sorar sen kimsin ben kimim diye nefis yine sen sensin ben benim der. Allah yine cehenneme atılmasını emreder. Olay tekrarlanır yine sorar sen kimsin ben kimim diye.

              Sen sensin ben benin deyince Allah cc bu sefer nefsi aç bırakmalarını emreder aç kalan nefse, Allah cc tekrar sorar sen kimsin ben kimim diye Nefis yarabbi ben acizim sen benim rabbimsin der ve nefis açlık ile terbiye olunur. İşte milletimiz bu durumda eğer ekonomi düzelmez böyle giderse AKP de tarih sayfasındaki yerini alacak demektir. Allah kimseyi açlık ile imtihan etmesin.

  Allaha emanet olun. Selam ve dua ile.

YORUM EKLE