Düzensiz düzen ve geçerli akçe!

İdarecilerimizin bazen ne yaptığını gerçekten anlamakta zorluk çekiyoruz.
Dün beyaz dediklerine, pekâlâ bugün siyah diyebiliyorlar.
Bu rahatlıklarından kaynaklanan plansızlıkları yönettikleri kentlere, yerleşim yerlerine düzensizlikleri getiriyor.
Kocaali sahilinde zamanla kısmen oluşturulan tertip ve düzen, Sakarya Büyükşehir ve Kocaali belediyelerinin idari kararlarıyla yok ediliyor.
Kocaali sahilinde belediyelerin oluruyla yapılan farklı adlarla faaliyetlerde bulunun Kafe ve balık restoranlarının işletmecilerine yıkım kararını içerir tebligatlar gönderiliyor.
Bu karar nedeniyle Kocaali sahilde 14 adet işyeri kısmen yıkılmayı bekliyor.
Yerel idareler sorumlu olduğu alanlarla ilgili karar almasına kimsenin diyeceği bir şey yoktur.
Ancak bugün için alınan kararların yarın yok sayılması kabul edilir gibi değildir.
Kocaali sahilinde trafiğe kapalı alanlarda belediyenin oluruyla yapılan, her biri yaklaşık 50-70 bin lira maliyeti olan işyerleri bugün yıkılacaksa, dün neden yapılmasına müsaade edildi?.

Karadeniz iklimi nedeniyle yılın sadece 3 ayında faaliyetlerde bulunma imkânı olan esnafın, bu yıkımdan oluşacak ekonomik zararları nasıl giderilecek?
Esnafın mağduriyetinin giderilmesi için ilgili Belediyeler ne gibi çalışma yapmayı planlıyorlar?
Örneğin yıkım kararı alınan işyerleri için tek tip yapılar içerir yeni bir öneri esnafa sunulacak mı?

Büyükşehir belediyesi yetki alanında olan Kocaali sahilinde gerçekten komple, turizme hitap edebilecek bir çalışmayı ne zaman yapmayı düşünüyor?
Yoksa dün Kocaali sahilinde yapılmasına müsaade edilen ticari yapıların, bugün yıkılmasına karar vererek düzensiz düzenin altına imza atmaya Sakarya Büyükşehir belediyesi olarak devam edecekler mi?


                                           
                                                   
*          *       *

Muhtarlar eğitimin ve sağlığın neresindeler?

Muhtarlarımız gerçek anlamda halkla iç içe olan kişilerdir.
Sorumlu oldukları mahallelerde neredeyse tüm sorunları ilk tespit eden ve çözüm arayan kişilerdir.
Keza vatandaşın da çalacağı ilk kapıdır.

Geçtiğimiz günlerde Kocaali Muhtarlar Derneği başkanı iktidar partisinin ilçe danışma kurulu toplantısına katılarak; ilçede açık pozisyonda bulunan 14 İmamın atamasının yapılmasını AKP il başkanından talep etmiş.
Yani Kocaali Muhtarlar Derneği başkanı ilçede bir eksiği dile getirerek,  giderilmesi için talepte bulunmuş.
Gayet güzel!.
Ancak ilçede yaşanan nice eksiklikler ve aksaklıklar var ki, muhtaralar derneği başkanı bugüne kadar hiç gündeme getirmedi.
İlçede yıllardır uzman Doktor açığı var.
İlçede nitelikli öğretmen, milli eğitim müdürü ve eğitimde kalite sorunu var.
İlçede zaman zaman yaşanan idare aksaklılar var.
İlçede gençler için hiçbir sosyal faaliyet yok.
İlçede Sakarya ilinin en çok göç veren ilçe sorunu var.

İlçede halk eğitim kurslarının faaliyet göstereceği sağlıklı derslik sorunu var.
İlçede seçilmişlerin, yaşanan sorunların kaynağı olduğuna inandığım “sadece ben bilirim” anlayışıyla hareket etme sorunu var.
Muhtarlar derneği makamı gerçek anlamda halkın katılımıyla seçilmiş yani tabana dayanan ve tabana dokunan bir makam.
Bu yönüyle gerçek anlamda bir sivil toplum kuruluşu özeliklerini barındırıyor.
Böylesi derinliği olan bir kuruluşu temsil eden bir kişinin, İktidarın ilçe danışma kurulu toplantısında İl başkanına hitaben ilçede bunca sorunlar varken “sadece imam açığına vurgu yapması ve bu açığın giderilmesini istemesi ” belki bugün için geçerli bir akçe.
Ama bu akçe, ilçede yaşanan sosyal ve ekonomik sorunların üstünü örtmeye yetmiyor!

 

YORUM EKLE

banner7

banner6