Eğitim sorunu okulda çözülmez

Okulların açılmasıyla birlikte eğitim bir mesele olarak önümüze yeniden geliyor.

Toplumda hemen herkesin hayatına nüfuz ettiği için de önemi her yıl biraz daha artıyor.

Her yıl bu zamanlar ben de eğitimi bir mesele olarak yazılarıma konu edinirken, aslında her defasında aynı şeyleri tekrar ediyorum.

Eğitim, bir sistem sorunudur ve sistemin bütünü sorunlu iken eğitimin çözüm kaynağı olması mümkün değildir.

Eğitim sistemi bir sürecin sonucudur, sistemi değiştirebilecek potansiyeli haiz bir gücü yoktur; bilakis diğer sistemlerdeki değişimler eğitimi etkilemekte, değiştirmektedir.

Ülkedeki iktisadi sistemden bağımsız işlemez okullar.

Ülkedeki kültürel iklimden ayrı bir hava soluyamazsınız okullarda.

Ülkedeki ideolojik kodların okullara yansımadığını söyleyemezsiniz.

O yüzden ülkedeki iktisadi, siyasi ya da kültürel meseleleri bir çözüme kavuşturmadan, eğitimle ilgili sistem sorununu da çözemezsiniz.

İnsanların gelir ve vergi adaletsizliğinden muzdarip olduğu, azami şartlarda asgari ücrete çalıştığı ve ailelerin gelirleri arasındaki makasın her gün biraz daha açıldığı bir vasatta, eğitimi bir yatırım gören ve buraya çok ciddi bir ekonomik bütçe ayıran ailelerle, çocuklarının en temel ihtiyaçlarını yeterli şekilde karşılayamayan ailelerin çocuklarının aynı eğitim sisteminden eşit şekilde yararlandığını düşünemezsiniz.

Ekonomik şartların eğitimin niteliğini ciddi bir oranda belirlediği, alınan eğitimin de meslek hayatına ve kişinin geleceğine doğrudan etkide bulunduğu bir vasatta, ülkedeki iktisadi düzenin eşitsizliklerinin eğitim sistemini de etkilemesi şüphesiz kaçınılmazdır.

Nitelikli eğitime erişime yönelik maliyetlerin her yıl biraz daha arttığı bir ülkede, çocukların eşit şartlara ve imkanlara sahip olmadığını gayet iyi biliyoruz.

Haliyle burada, daha okulun kapısına gelmeden bazı çocukları avantajlı ve bazı çocukları dezavantajlı kılan bir düzende, çocukların başarı ya da başarısızlığını sadece okul içindeki eğitim-öğretim sürecine bağlamak haksızlıktır.

Okul kapısının dışındaki hayat haksızlıklarla, adaletsizliklerle, eşitsizliklerle dolu iken, tüm bunların okulun kendisindeki düzene etki etmediğini düşünmek naifliktir.

O yüzden eğitimle ilgili bir sorunu sadece okul içi çözümlerle ortadan kaldıramazsınız.

Bir sürü reform, bir dolu değişiklik, her yıl sayısı artan projelere rağmen, eğitim sistemindeki sorunlar büyüyorsa, burada okullar kadar okulların dışındaki duruma da bakmak lazım değil mi?

Ülkedeki kültürel iklim, insana saygıyı, hakkaniyeti, adaleti, düşünce ve ifade özgürlüğünü esas almazsa, tek tipçi zihniyetler okulu bir iktidar arenasına dönüştürürse, toplumun kültürel farklılıkları ve zenginlikleri merkeziyetçi eğitim anlayışı nedeniyle okullara yansımazsa, o halde, okulda oluşturulmak istenen yapay kültürel sistemin sağlıklı işlemesi mümkün olabilir mi?

Ülkedeki hâkim siyasal sistem, müzakereyi değil münakaşayı, toplumsal maslahatı değil çıkar odaklarının menfaatlerini, kamusal yararı değil özel ya da şahsi hesapları gözetirse, bu durumun eğitim sistemine yansıması nasıl olur, düşünüyor muyuz?

Ne yazık ki, eğitim meselesi gündeme geldiğinde, bu tür soruların gündeme gelmemesi, getirilmemesi, bizi sürekli aynı konuların etrafında dönüp dolaştırıyor.

Eğitim sistemini etkileyen, değiştiren, dönüştüren sistemlerdeki sorunlarla bunun eğitime yansıması, eğitim meselelerinde bu sistemlerdeki sorunların etkisi ve yarattığı olumsuzluklar doğru şekilde değerlendirilmediğinde; sadece okul içi ya da eğitim sistemiyle sınırlı çözümlerle yol alınmaya çalışılıyor.

Haliyle her yıl çözüm gibi sunulan projeler, değişiklikler ve atılan adımlar, beraberinde başka sorunları getirdiğinden, eğitim sorunu kısırdöngüden kurtulamıyor.

İşte o yüzden, eğitim sistemiyle ilgili sorunların kendi içinde, okul içinde çözülebileceğine dair bir mantığa dayalı tüm arayışlar beyhudedir.

Günü kurtarır, gündemi değiştirir ama sorun kalıcı olur.

YORUM EKLE

banner7

banner6