Ekonomik düzenin dijital kaosu ve Z kuşağı

    Yirminci  Yüzyılda kurulan yeni dünya düzeninin her alanda oluşturduğu  yapıları  Yirmibirinci Yüzyılın ‘’Dijital  baronları ve onların platformlarını kullanan ‘’Z Kuşağı’’ değiştirmeye tersyüz etmeye devam ediyor. Bu konunun en büyük itici güce de Pandemi süreci oldu.

  Dünyamızda ekonomi ve finans çevrelerinin  çaresiz kalabileceği  yeni gelişmeler yaşanıyor, hazır olun. Size bu gün  Amerikan finans piyasasında (Wall Street)  yaşanan ve ezber bozan ve o piyasanın en güçlü ve yıkılmaz denen  10 milyarlarca dolar değeri olan kurumların batışına neden olan ve çaresiz kaldıkları  bir örnek olayı anlatmaya çalışacağım. Önce ekonomi nedir basitçe tanımlayalım. Bir insan topluluğunun ya da bir ülkenin, yaşayabilmek için üretme ve bunları bölüşme biçimlerinin ve bu eylemlerden doğan ilişkilerin tümüne ekonomi diyoruz.

 Halk diliyle anlamak için Prof. Dr. Osman ALTUĞ hocanın basit ekonomi tanımı ile başlayalım. Ekonomi üretim ve tüketimdir. Üretimin iki tarafı vardır. Bir tanesi para tarafı  bir tanesi de  üretim tarafıdır .Bir ülke düşünün o ülkede 100 tane yumurta üretiliyor. Buna karşılık olarak ta 100 tane lira basmışsınız, bir yumurtanın fiyatı bir lira olur. Üretimi arttırmak için ne yapmanız lazım? Tavuklara iyi bakmanız, horozların yani yatırımcıların moralini düzgün tutmanız lazım. O zaman yumurta üretimi 100 den 200 e çıkar ve  bir yumurtanın fiyatı 50 kuruşa düşer. Tavuklara iyi bakmaz yemini suyunu az verirseniz, horozlar yani yatırımcının moralini bozar memnun etmezseniz yumurta üretimi 100 den 50 ye düşer. 100 liranın olduğu yerde 50 yumurta varsa bir yumurtanın fiyatı da 2 liraya çıkar. Malın fiyatını  paranın ederini kim belirliyor ? Üretim gücü belirliyor. Siz 100 yumurtaya karşı  100 lira değil de 1000  lira basarsanız  yumurtanın fiyatı alır başını gider ve 10  lira olur(Biz Buna enflasyon diyoruz).    Aslında bu gün ülkemizde gıda fiyatlarında yaşanan budur. Ayçiçeğini üretmiyor ithal ediyorsanız  3 ayda iki katı fiyata satın almak zorunda kalırsınız. Parayı matbaada basarsınız ama yumurtayı matbaada basamazsınız. Paranın gücünü  bir ülkenin ne yöneticileri, ne organları, ne de kurumları  belirleyebilir. Paranın değerini belirleyen o ülkenin üretim gücüdür. Borsa ise sizin o kümese ortak olmanız hisse almanız ve edilen kardan pay almanız demektir.

   Aldığınız hisse senedinin değerini o hisse senedini çıkaran kümesin (fabrikanın) üretim gücü ve karlılığı belirlemesi gerekir. Üretimi göz ardı edip finansal varlıklara yönelen dünya paradan para kazanmak için yumurta üretmeyen kümesleri de maalesef değerli kılabiliyor.

   Matbaada  para benzeri varlıklar (hisse senedi,  tahvil vb)  basarsanız üretime dayalı olmayan bir piyasa ortaya çıkar. Borsa, döviz, faiz, sarmalı üretim ve tüketimin önüne geçer ve dengeleri bozar.

      Dijital dünya ve iletişimin geldiği nokta ; bütün dünya borsalarını  küreselleştirip sanal bir platform haline getirmiş ve ekonominin temel göstergesi olan üretim ve tüketim gerçeğinin dışına çıkararak paradan para kazanma gibi bir sürdürülemez paradoksun içine sokmuştur.   Kanımca bu durum sürdürülebilir değildir.  Bu yapılar (Borsa, döviz, tahvil, hazine bonosu,  vb  )aynı zamanda piyasada para ve benzeri varlık sahiplerini de üretici değil yatırımcı olarak yer almaya teşvik eder. Kar elde etme beklentisini  sanal hale getirir. Burada en temel kavram üretimin, tüketimin  yani arz talebin göz ardı edilmeye  başlanmış olmasıdır. Üretim ve tüketim olarak cereyan etmesi gereken ekonomi denen şeyin ; sanal ekonomi (Borsa, döviz, faiz) sarmalına terk edilmesi durumunu ortaya çıkarır. Aksine giderek artan sıklıkta kriz üreten, küresel ısınmadan eşitsizliğe, çevresel felaketlerden sosyal sorunlara birçok sorunun kaynağı olan kapitalizm açlık ve susuzluk gibi en temel sorunları bile çözebilmiş değil. Savaşlar sürüp gidiyor. Sözde en büyük güç ABD başta birçok ülke borç içinde yüzüyor. Gelişmiş ülkelerin vatandaşlarına bugüne kadar sağlayabildikleri müreffeh yaşamlar tehlike altında. Gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerin durumu ise çok daha kötü. Geldiğimiz noktada reel ekonomi giderek önemsizleşmişken finans sektörü hemen her alanı kaplamış, ekonomiyi desteklemekten çok çöküşünü hazırlayan bir yapıya bürünmüş durumdadır.

  Bu günlerde Amerikan finans piyasasında (Wall Street)   tüm ezberlerimizi bozan Kısa Pozisyon (Short) denen bir işlem türünün yol açtığı  yeni bir gelişme  yaşanmakta. Öncelikle Kısa Pozisyon (Short) nedir onu basitçe anlatmaya çalışayım. Herhangi bir hisse senedinin düşeceğini öngörmek ve bunun üzerinden garanti edilerek ödünç hisse alınıp aracılık yapılarak  para kazanmak.

    Amerika’da GameShop adlı oyun yazılımı satan ve zarar etmeye başlayan mağazalar zinciri hisseleri bu yöntemle  Hedge Fonlar(Büyük Sermayeli Yatırım Fonları) tarafından  Kısa pozisyon  -Short  yapılarak  fiyatın düşeceği kar edileceği beklentisiyle ödünç alınıyor. Hedge fonlar  50 dolardan milyonlarca  ödünç hisse alıp  düşeceğini  beklerken Amerika’da hiç olmayan bir olay yaşanıyor. Firmayla bir nevi duygusal bağı da olan ve Keith Gill önderliğinde dijital platform olan  Reddit forumlarında örgütlenen binlerce  küçük yatırımcı (Z KUŞAĞI) ise bu durumu adeta bir hakaret olarak algılayıp ellerindeki küçük paralarla (Toplamda büyük para) BÜYÜK FONLARA DERS VERMEK AMACIYLA hisse senetlerini satın almaya başlıyor. Bir anda hisseler  anormal şekilde artmaya başlıyor. Zararın neresinden dönülürse kardır diye bu hisseler bazında  borçlu olan  Hedge Fonlarda alıma girişince olay kontrolden çıkıyor GameShop  hisseleri 400 dolara kadar fırlıyor. GameShop hisse fiyatının anormal derecede yükseltmesi ve hisse fiyatlarının düşeceğini varsayarak bu firmaya yatırım yapan fonlar milyarlarca dolar zararlara uğruyor ve çoğu  iflasını açıklıyor (Z KUŞAĞININ ZAFERİ).  Finansal veri sağlayıcılarının verilerine göre şu anda ABD borsalarındaki şirketlerin Kısa Pozisyon(Short)  zararları toplam  70.9 milyar dolar seviyesinde. Z KUŞAĞI ‘nın zaferi gibi görünen şey aslında  EKONOMİK KAOS’u tetikleme eğilimi taşıyor.

   İşin ilginç yanı bu durum diğer ülke borsalarına da yayılma eğilimi gösteriyor. ‘’Amaaaan  bu şirketlerin batmasından bana ne?’’  diye düşünebilirsiniz ! Ülkemiz için de endişe duymak zorundayız! Sıradan insanların hayatında önemli yeri olan tüm dünyanın ve ülkemizin  iç içe geçtiği Bankacılık, bireysel yatırımcı, emeklilik fonları gibi yapıların birbirleri ile olan organik bağları düşünüldüğünde tehlike kapımızda demektir.

Gerçeği görmek konusundaki en büyük engeliniz , size hoş görünen tarafı haklı görme eğiliminizdir.

YORUM EKLE