Ender Serbes’in durumu

2011 Genel seçimleri öncesi sessizce liste hazırlıkları yapılıyor. Hatta dillerde AKP’den başvuru yapan 54 isim var. “Plakası 54 olan ilde 54 başvuru” şeklinde sloganlar tasarlanıyor.

Partili olanlardan da partili olmayanlardan da yardım istiyor, milletvekili listesine girmeye çalışanlar.

Yani bir yandan Genel Merkez ile bağlantı kurmaya çalışıyor diğer yandan da kendini vatandaşa anlatmaya çalışıyor. Sahada boy göstermeye çalışıyor herkes.

Sonunda liste açıklanıyor. Listenin ilk sırasında Hasan Ali Çelik var. Ayhan Sefer Üstün ikinci sırada. Şaban Dişli var üçte, dördüncü sıranın sahibi Ayşenur İslam. Ali İhsan Yavuz beşinci, Ziya Cevherli altıncı sırada.

O zamana kadar başvuru yaparken bile fotoğraf çektirmemiş olan, basından itina ile saklanmış bir isim Ender Serbes listenin yedinci sırasında yer aldı.

O dönemler şimdiki gibi “ben son sıraları istemem” diyen kimse yok. “Listede adım yazsın da ne olursa olsun” dönemlerinden bahsediyorum.

Herkes tabi şaşkınlık içinde. Herkesin aklında “Bu Serbesler aslında sosyal demokrat değil miydi” şeklinde bir soru var.

Ama Ender Serbes bir başlıyor anlatmaya. Diğer milletvekili adayları susup onu dinliyor. Eğitiminden aile hayatına kadar mükemmel bir görüntü çiziyor.

Hepsi o kadar da değil. Serbes radyo programlarına, gazete röportajlarına doymuyor. Kesenin ağzını açıyor. Belki de o dönem Ali İhsan Yavuz’un seçimi almasında en büyük katkıyı Ender Serbes yapıyor.

Bir sonraki seçimde Ender Serbes’in üst sıralarda yer almasına kesin görü ile bakılıyor. Çünkü harcadığı para, gösterdiği performans, topladığı takdir her şeyin üstünde. Herkes “Keşke bütün milletvekillerimiz bu şekilde çalışsa” diyor.

Serbes bununla da yetinmiyor. 2011 yılından sonra gerçekleştirilen tüm parti organizasyonlarına iştirak de ediyor. Bir çoğuna maddi destek de sağlıyor.

Yani Serbes bugüne değil yarına hatta öbür güne yatırım yapıyor.

Sadece merkezdeki değil ilçelerdeki gençlik kolu organizasyonlarına bile katılım sağlıyor Serbes. Davet edildiği komşu il organizasyonlarına katılıyor, işini gücünü bırakıp…

Sonraki seçim geliyor. Basının gözü elbette Ender Serbes’i arıyor. Ancak Serbes listenin kenarında bile yok.

O zamandan beri ticarette olduğunu bildiğimiz Ender Serbes’in Ak Parti’den istifa ettiğini ve Ahmet Davutoğlu ile Ayhan Sefer Üstün ile birlikte hareket edeceğini açıkladı.

Demek ki o dönem listenin ikinci sırasını tutan Ayhan Sefer Üstün, Ender Serbes’le yakın ilişki içindeymiş.

O dönemdeki listede olup bugün birbiri ile aynı düşünen iki kişi vardır muhtemelen. Muhtemelen Şaban Dişli Ali İhsan Yavuz gibi düşünmez, Ali İhsan Yavuz Ayhan Sefer Üstün gibi, Ayhan Sefer Üstün Hasan Ali Çelik’le aynı noktada buluşamaz.

2011 listesine bir daha bakın.

O dönemde birbirinin önünü açan adamların bugün birbirinin çayını içemeyecek duruma geldiğini görürsünüz.

Ve Ender Serbes’i takip edin.

Çünkü asla bugün için plan yapan bir adam değildir, O…

**

O fotoğraf içinize sindi mi

Doğuda evlatları dağa kaçırıldığı için anneler bir parti (!) önünde eylem yapıyor. Hatta bir tanesi oraya gidip bağrınıp çağrınmış da evladını geri vermişler. Bunun duyulması üzerine diğer anneler de o binanın yolunu tutmuş ve orada bekleşmeye başlamış.

Bekleşme zaman içinde kendiliğinden oturma eylemine dönüşmüş. Katılım artmış. Daha da artacakmış.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Bakanı da gidip kadınları ziyaret etmiş. Onların yanında yer almış. İnsani olarak acılarını paylaşmış. Kadın olmasından dolayı belki kendi evlatlarını düşünmüş. Aralarına oturmuş. Dertlenmiş belki de…

Ama siz orada kadın, anne hatta insan bile değilsiniz. Kendinizi değil devleti temsil ediyorsunuz.

Devleti temsil ederken de o şekilde bir görüntü verme, duygusal davranma hakkınız yok.

Eğer o parti (!) dağdan bir evladımızı indirebiliyorsa devlet o dağı indirecek güçtedir.

Siz oraya giderseniz devletin duygusal tarafını değil kudretli tarafını göstermek durumundasınız.

Devlet bir siyasi oluşumun (!) yaptığından çok daha fazlasını yapacak güçtedir.

Bunu laf ola beri gele diye söylemiyorum.

Merak eden varsa açsın iki satır okusun. Devlet ağlayarak mı yoksa kendisine itaat etmeyenlerin kökünü kazıyarak mı bugünlere gelmiştir bir baksın…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Nahit SERBES
Nahit SERBES - 3 hafta Önce

İyi yorumlar, doğru haberler.

banner7

banner6