#ErkekYeriniBilsin

Geçtiğimiz hafta, sosyal medyada binlerce kadının katılımıyla devrim niteliğinde bir akım başladı. Akımın ismi “Erkek yerini bilsin!”. Kadınlar #erkekyerinibilsin etiketi altında kültürümüzün ürünü, dilimize oturmuş, kadınlar ile ilgili yargılar içeren belli cümleleri yeniden yazdılar. Alışılagelmişin dışında, özneyi kadın olarak değil de, erkek olarak kullanarak…

Bol beğeni alan bu paylaşımlardan öne çıkanlar şöyle :

“Ne işi varmış erkek başına o saatte sokakta, zaten erkek kısmı hava karardıktan sonra dışarda olmaz !”

“Bak senin karın ev işlerine yardım ediyor çok şanslısın…”

“Kreşe vermeyin daha çok küçük, dedesi baksın işi ne!”

“Ne o ya sustunuz! Oğlan mı doğdu ?”

“Yemek yapamayan erkekle evlenilmez! Ne yiyeceksiniz, içeceksiniz meçhul…”

“Öğretmenlik bir bey için ideal meslek, beyler yarım gün okula gidip, evi ile çocuğu ile ilgilenebilir.”

“Bugün erkek bir otobüs şoförü gördüm, çok mutlu oldum, erkeklerimize de böyle istihdam alanları yaratmalıyız…”

“Baba olmayan anlayamaz, bambaşka bir his. Erkekliğin tamamlanıyor, çocuksuz erkekler hep yarım erkek, yazık!”

“Bir erkeğin en güzel kariyeri babalıktır…”

“Neymiş efendim kadının biri gece bir adamı taciz etmiş, kadın doğası gereği bunu yapar arkadaşım, sen namusunu korumayı öğreneceksin…”

Hatta ben de kadın kelimesine yüklenen manalardan birini vurgulamak isteyerek şu cümlemle katıldım bu akıma : “Gündeliğe bir “erkek” lazım bize, siz haftada kaç gün alıyorsunuz “sizin erkeği” ?

Aşina olduğumuz ve ne kadar yanlı bir algıyı temsil ettiğini fark edemediğimiz bu cümleleri tebessümle okurken, kimseyi kırmadan, tansiyonu yükseltmeden de tavır konulabileceğini, mesaj verilebileceğini görmek güzeldi. Fark etmeden ne kadar ayrımcı, baskıcı bir dil kullandığımızı gözler önüne serebilmek için mizah, muazzam bir araç olmuş kuşkusuz.

Anlaşılmayı dileyen bu kadınların cümleleri birçok kesimce takdir edildi evet. Fakat ironik biçimde kadın haklarını savunan, ismi Kadın ve Demokrasi Derneği olan KADEM’den

bu akıma yönelik gelen negatif tepki de en az paylaşımlar kadar trajikomik oldu. Kurumun temsilcileri, bu akım doğrultusundaki paylaşımların inandığımız değerleri zedeleyecek boyuta ulaştığını, bu durumu kınadıklarını ve reddettiklerini beyan etmişler. İnandığımız, değer saydığımız mefhumların her şeyden önce insanlığa saygıyı, sevgiyi içermesi gerektiğini düşünüyorum ben. Kadını hor gören, erkeğe verdiği kıymeti kadına vermeyen ayrımcı değerleriniz bizi pek değerli hissettirmedi vallahi!

Neyse dua edelim de, “Kızım, olsun kocandır, döver de sever de, sen alttan al!” dememişler…

Av. Berna Sena Çatalbaş

YORUM EKLE
YORUMLAR
Özge Uyanık
Özge Uyanık - 5 ay Önce

Berne hanım sizi kadınlar konusunda gösterdiğiniz bu duyarlılığı köşenize taşıyarak bir çok insanın farkındalığına katkıda bulunduğunuz İçin sizi kutluyorum

Rüştü çakır
Rüştü çakır - 5 ay Önce

Erkek ile kadın birbirini tamamlar aksi taktirde her iki tarafta eksik kalır kadın kadınlığını yapacak erkek erkekliğini yapacak sevgi şefkat sonucu mutluluk mutluluk sonucu kaliteli nesiller olacak