Esnaf ve sanayici bankaların insafına terk edilmiş!.  


Son yıllarda kendini derinlemesine hissettiren ekonomik kriz toplumun tüm kesimini geri dönülmez etkisiyle adeta dişlilerinde öğütüyor.
Bu duruma nasıl geldiğimizle ilgili her kişinin bir fikri vardır.
Ben burada bugün toplumun tüm katmanlarıyla yaşadığımız krizin nedenleri hakkında görüşlerimi paylaşmayacağım.
Sadece şahit olduğum birkaç örnekten bilgiler paylaşacağım.
Sakarya ili ekonomik anlamda her mevsim farklı, tarım ürünleri, hizmet sektörü ve sanayi ürünlerinin imalatıyla, ürettiği değerlerle kendini finanse eden bir ildir.
Aynı zamanda küçük esnaf dediğimiz, caddelerimizde farklı branşlarda faaliyet gösteren işyerleri bakımından da faal bir ilimiz.
İlçelerimiz ekonomisinde, tarımla birlikte ticaret önemli bir yer tutmaktadır.
Artık ticarette yaşanan kriz etkisiyle, neredeyse her şey kilitlenmek üzere.

Geçmişte kaç kez farklı dallarla ekonomik paketler açıklandı bilemiyor, sayılarını hatırlamıyorum.
Hükümetler her paket içeriğini kamuoyuna öyle şatafatlı aktarıyorlardı ki, “İşte şimdi tamam herkes, tüm esnaf ekonomik sorunlarını halledecek” deniyordu.
İşin aslının öyle olmadığını tabii ki “o paketleri açıklayanlarda” çok iyi biliyorlardı. Çünkü bankacılık sistemine, kredi kaynaklarına ulaşabilen, sicili düzgün esnaflardan ve sanayiciden aktarılan nakit akışını takip edebiliyorlardı.
Bu esnaf ve sanayiciler devlet kaynaklarından kullanabildikleri nakitleri, direk günü geçmiş borçlarını kapatabilmek için değerlendiriyorlardı.
Hükümetin, farklı adlarla zaman zaman açıkladığı ekonomik paketlerde aslında “esnaf ve sanayicilere değil” adeta banka ve finans sistemine can suyu, hatta” baraj suyu” olduğu anlaşılıyor.
Bugün gelinen nokta tam anlamıyla çöküntüdür.
Ülkenin genelinde olduğu gibi, Sakarya’da esnaflarımız bankalara ve ticari ilişki içerisinde oldukları şirketlere borçlarını ödeyememektedirler.
Kredi taksitleri her esnafın boynunda “giyotin gibi”  bankalar tarafından sallanmaktadır.
Bugün yaşadığımız sorunlar komşuluk ilişkileri dahil, tüm değerlerimizi adeta kemirmektedir.
Bankaların almış oldukları ipotekler ve kefillik uygulamaları sosyal bir patlamayı fitillemesi, geldiğimiz noktada ihtimal dışı olmadığını düşünmekteyim.

İnsanlar, saygın esnaf diye bilinen gerçekten işini yapan, yaptığı işle ailesinin geçimini sağlayan, ülkesine vergisini ödeyen kişi ve kuruluşlar tarihte görülmemiş ekonomik zorluk ve çaresizlikle karşı karşıyalar.
Ve yaşadıkları bu ağır ekonomik sorunlara belki de ilk kez çözüm üretemiyorlar!.
Kaybettikleri İstanbul seçimlerini tekrar almak için, yaptığı anlamsız açıklamalarla adeta dokuz takla atarak ülke gündemine gelen, AKP seçim işlerinden sorumlu genel başkan yardımcısı ve Sakarya milletvekilleri, esnafın ve sanayicinin yaşadığı bu hazin tablodan haberdarlar mı? 

YORUM EKLE

banner7

banner6