SAÜ'deki Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi Tamamlandı

Sakarya Üniversitesi İşletme Fakültesi koordinatörlüğünde İstanbul’da düzenlenen “17. Uluslararası Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi” sona erdi.

SAÜ'deki Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi Tamamlandı

2003 yılından itibaren aralıksız her yıl düzenlenen ve geleneksel hale gelen Uluslararası Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi, 30-31 Ekim 2019 tarihleri arasında İstanbul Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşti. Prof. Dr. Fuat Sezgin Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen kongreye farklı ülkelerden başta akademisyenler olmak üzere iş adamları, devlet adamları, basın mensupları, STK yöneticileri, sanatçılar ve öğrenciler katıldı. 
Koordinatörlüğünü SAÜ İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Vecdi Can’ın yaptığı kongreye Finlandiya, Macaristan, Makedonya, Kosova, Arnavutluk, Rusya, Moldova (Gagavuzeli), Kırım, Cezayir, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, İran, Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan gibi ülkelerden çok sayıda katılım oldu. Kongreye Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan’ın yanı sıra Kongre Koordinatörü Prof. Dr. Ahmet Vecdi Can ile SAÜ Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve aynı zamanda Kongre Sekreteri Doç. Dr. Köksal Şahin de katıldı.
25 paydaştan 8’i Türkiye dışından olmak üzere 18’ini üniversitelerin oluşturduğu kongrede Türk Dünyası’nın her yanından 200 civarında katılımcı yer aldı. Kongrede 10 çağrılı konuşmacı, düzenlenen iki özel oturumda konuştular. İki gün boyunca 42 tanesi yurt dışından 88 tanesi ülke içinden olmak üzere düzenlenen paralel oturumlarda toplam 130 adet bildiri sunuldu. Kongrenin Türk Dünyasında akademi, sosyal, ekonomi ve eğitim alanında işbirliğini hedefleyen uluslararası bilimsel bir toplantı olma özelliğini sürdürdüğü görüldü.
Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Öncülüğünde düzenlenen kongre, saygı duruşu ve istiklal marşının ardından kongre tanıtım filminin gösterilmesiyle başladı. 
“Türk devletleri birbirlerini keşfetmeli”
SAÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan, kongrenin açılışında yaptığı konuşmasında Türk devletlerinin birbirlerini keşfetmesi ve etkileşim içinde bulunmasının önemini vurguladı. Rektör Savaşan, “Ülkemizdeki üniversiteler, Batı’daki üniversitelerle iş birliği yapmak konusunda daha istekli, fakat o durumda da alıcı konumdan daha çok verici durumda oluyorlar. Bu yüzden bizim birbirimizi keşfetmemiz önem taşıyor. Bu tip kongreler de bizim bu bağlantıları kurmamız için büyük öneme sahip. Üniversite olarak özellikle lisansüstü iş birlikleri konusunda atılım yapmak istiyoruz” diye konuştu.
Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi Koordinatörü ve SAÜ İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Vecdi Can da Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Kurucusu Prof. Dr. Turan Yazgan’ın 1992 yılında Kırgızistan’da yaptığı iş birliği protokolü sayesinde bu tarz faaliyetlerin devam ettirilebildiğini belirtti. Prof. Dr. Can, “Kongremiz İsmail Gaspıralı’nın ‘Dilde, Fikirde, İşte Birlik’ ülküsünün somut tezahürüdür” dedi.
“Kongremiz, bilgi üretiminin ve paylaşımının üssü”
Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi’nin kalitesinin ve katılımcı sayısının her geçen gün arttığını kaydeden Prof. Dr. Can şu şekilde konuştu: “Bu kongre Türk dünyasını bir araya getirmeyi başarıyor. Sadece bir araya getirme değil, bilgi üretiminin ve paylaşımının üssü haline geliyor. Diğer yandan uluslararasılaşma boyutunda da ciddi mesafeler kat ediliyor. Bizler Türk dünyasına sevdalı olan kişiler olarak Türk dünyasının meselelerine karşı duyarsız kalamayız. Akademisyenler olarak üstlendiğimiz misyonun farkındayız.”
“Bilgi ve tecrübe paylaşımı yapılmalı”
Prof. Dr. Can’ın konuşmasının ardından Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Genel Başkanı Közhan Yazgan söz aldı. Yazgan, “Türklük ve insanlık sevdalısı Prof. Dr. Turan Yazgan tarafından kurulan Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı nice ilkleri gerçekleştirdi. Türk dünyası birçok kez İsmail Gaspıralı’nın ‘Dilde, Fikirde, İşte Birlik’ ilkesiyle ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk birliği görüşüyle bir araya gelmeye devam edecektir” dedi. Bilimde ve teknolojide yaşanan hızlı gelişimin altını çizen Prof. Dr. Yazgan, “Türk dünyasının bu gelişimi ve değişimi yakalamak için her türlü vasıtayı kullanarak bir araya gelmesi, bilgi ve tecrübe paylaşımı yapması, çağdaş dünyayla maddi ve manevi güç birliği yapması çok önemlidir” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Yıldız’dan sonra söz alan Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, konuşmasında Türk dünyasının nitelikli Ar-Ge, tasarım ve pazarlama yapmasının öneminden bahsederek, iş birliği içinde çalışılması temennisini iletti.
Türk Dünyası Özel Oturumları
17. Uluslararası Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi, açılış konuşmalarının tamamlanmasının ardından, Türk Dünyası Özel Oturumları ile devam etti. İlk oturumun moderatörlüğünü Bursa Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Yüce üstlendi. Türk dünyasının, kadim bir coğrafyanın kadim kültür ve değerlerine sahip büyük bir coğrafya olduğunu belirten Prof. Dr. Yüce, “Türk dünyasındaki birlik ve beraberliğin ilk anahtarı dilde birliktir. Bütün liselerde çağdaş Türk lehçelerinin ve çağdaş Türk edebiyatının okutulması gerekiyor. Başkalarının bize atfettiği değerleri konuşarak bir araya gelemeyiz. Bize biçilen değeri değil, öz değerimizi gündeme getirmeliyiz” dedi.
Prof. Dr. Yüce’nin moderatörlüğünü üstlendiği oturumda, sırasıyla Kırgızistan Cengiz Aytmatov Milli Akademisi Üyesi Prof. Dr. Sulayman Kayıpov, Kazakistan Miras Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bolat Mirzaliyev, Kuzey Makedonya Uluslararası Vizyon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fadıl Hoca ve İsmail Gaspıralı Avrasya Gelişme Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Ranetta Gaffarova söz aldı. 
Türk Dünyası Özel Oturumlarının ikincisinin moderatörlüğünü İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlyas Topsakal üstlendi. Prof. Dr. Topsakal konuşmasında Prof. Dr. Turan Yazgan’ın bıraktığı mirasın, İsmail Gaspıralı’nın bıraktığı miras gibi büyüyeceğini ve dünyadaki bütün Türkler arasında bir köprü olacağını vurguladı. Topsakal, “Teknoloji artık dilleri eskisi gibi tartışmayı gerektirmeyecek. Farklı diller konuşsak bile herkes o dili bir çiple anlayacak. Önemli olan ise şuur ve tarih birliğini sağlayabilmemiz. Türklük tarih ve felsefe düşüncesine, aynı kökten geldiğimize, aynı duyguları paylaştığımıza, aynı tarihi yaşadığımıza ve birbirimizin parçası olduğumuza inanmamız gerekiyor” dedi.
Oturum, sırasıyla Gagauzya M. V. Maruneviç Bilim Araştırma Merkezi Direktörü Doç. Dr. Irina Konstantınova, Türkolog Atila Jorma, Cezayir 2 Üniversitesi Doğu ve Slav Dilleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Chakip Benafri ve Kırgızistan Uluslararası K.Ş. Toktomamatov Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Satıbaldı Ömürzakov’un konuşmalarını yapmalarının ardından tamamlandı.
 

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 05 Kasım 2019, 17:22
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner7

banner6