#evdehayat var! Peki ya iş dünyasında?

Alışıla gelmiş biçimde koronavirüsten korunmak için ellerimizi nasıl yıkamamız gerektiğini anlatmayacak yahut herkesin evde kalmasını öğütleyerek evde yapılabilecek leziz kek tariflerini paylaşmayacağım ben. Çünkü bu öğütler, evde kalabilme şansı olan “çok ama çok şanslı” kesimi ilgilendiriyor. Kendini virüsün kucağına atması beklenen, çalışmak zorunda olan şanssız kesim, yetkililerden diğer ülkelerde olduğu gibi istihdamı, gelirleri ve şirketleri destekleyen açıklamalar beklerken, sabır ve duayla yetinmek zorunda kalacağını öğrendi geçen hafta. Dolayısıyla ben de işverenler ve işçilerden gelen kaygı yüklü hukuki soruları birer birer cevaplamaya başlamak istedim.

İŞÇİYE ÜCRETSİZ İZİN BASKISI

Koronavirüs sonrası işçilere ücretsiz izin dayatılmaya, kabul etmeyenlerin işine son verilmeye başlandı. Elbette çeşitli sebeplerle işveren ücretsiz izin kullandırılabilir ancak bu hal yalnızca işçinin de onayıyla mümkün. İşçiyi “zorlamadan” bu onayı alan işverenler için hiçbir problem yok. Fakat işçi ücretsiz izne çıkmak istemediği takdirde buna mecbur bırakılmışsa bu işverenin sözleşmeyi haksız feshi anlamına gelir. Aksi bakış açısıyla bunu kabul etmeyen işçi için de haklı fesih anlamına geleceğinden, işçi kıdem tazminatını ve ihbar tazminatı alma hakkına sahip olacaktır.

ESNAFIN KİRA ÖDEYEMEME SORUNU

İdari karar doğrultusunda, işletmesini kapatan esnaf, (kafeler, eğlence merkezleri, spor salonları vs.) personelinin maaş ve sigorta primi ödemelerini, işletmenin faturalarını ve mülkün kirasını nasıl ödeyeceğini düşünüyor kara kara. Esnafın bu noktada kira borcunu ödemesi tamamen imkansız olmasa bile, belirsiz bir süre için aşırı güç duruma geldiği aşikar. Türk Borçlar Kanunu m.138’de bu durum “Aşırı İfa Güçlüğü” olarak başlıklandırılmıştır. Aşırı ifa güçlüğünün kira sözleşmelerinde sağladığı imkanlar; mahkemeden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasının istenmesi ve bu mümkün olmadığı takdirde ise sözleşmenin feshi hakkıdır.

Ayrıca kiracı, borcunu ödeyebilecek durumdaysa da yine de ihtirazi kayıt sunarak ödeme yapmasını öneririm. Uyarlama davası ve kayıt sunma konusunda hak kaybı yaşanmaması adına bir uzmandan hukuki destek alınmasının elbette daha sağlıklı olacağı kanaatindeyim.

İşçi ve işverenlerden gelen popüler şikayetlerle başlamak istedim. Ekonomideki çalkantılar elbette daha fazla şikayeti barındırıyor, bir sonraki yazıma kadar iş dünyasını koruyan düzenlemeler gelmezse hukuki yönlendirmelere ihtiyacı olacakların diğer sorularını da yanıtlamaktan memnuniyet duyarım. Halk kendi derdiyle baş başa kalmış durumdayken, virüsün bulaşıp bulaşmamasını ikinci plana atabiliyor gördüğünüz gibi. Koyunun can derdinde olması kasabın et satamazsa aç kalacağı gerçeğini değiştirmiyor çünkü.

Artık canımızın derdine düşmediğimiz, işimize rahatça gidebileceğimiz ve ay sonunda kirayı nasıl ödeyeceğimize dertlenmeyeceğimiz günlerin gelmesi dileklerimle…

Av. Berna Sena ÇATALBAŞ

[email protected]

YORUM EKLE
YORUMLAR
Seda Ayça Günaltay
Seda Ayça Günaltay - 1 hafta Önce

300-500 milyon euroluk devlet destekleri varken bizimki yalnızca 14-15 milyon euro’da kalıyor. Geri kalan kısmını sizin de değindiğiniz gibi dua ile halletmemiz gerekecek sanırım. Gerçekten akıl almaz.

Hamide vural
Hamide vural - 6 gün Önce

Sevgili Berna kaleminize yüreğimize sağlık bizleri bu güzel yazılarla bilgilendirdiğiniz halkın yanında olduğunuz için size çok teşekkür ederiz güzel yazılarınızın devamı dileğiyle

rabia
rabia - 5 gün Önce

Doğru söylüyorsunuz millet evde ne yiyip gecinecek durumlar çok kötü

banner22

banner21