Evet isyan

       İtaat, İslam inancının önemli unsurlarındandır. Mutlak itaat ise ancak Allah’adır. Buna bağlı olarak da O’nun elçisine yani son peygamber Hz. Muhammed (sav)’e itaat gerekir. Sonuç olarak da Allah’a, resulüne, O’nun yolundan gidenlere ve O’nun dediğini yapanlara itaat etmek gerekir. Allah ve resulü dışındakiler sürekli takip edilir ve gerektiğinde uyarılır ve düzeltilirler. Tıpkı Hz. Ömer (ra)’ın sorusuna verilen cevaptaki gibi:

-Bir hata yaparsam ne yapacaksınız?

-Seni şu kılıçlarımızla düzelteceğiz.

       Şunu söylemek istiyorum: Doğru itaate ulaşmanın yolu çoğu zaman sorgulamaktan ve itaatsizlikten geçer. Bu dünyada neticesi ne olursa olsun yanlışa, haksızlığa, kötülüğe karşı durmazsak hakka, adalete nasıl ulaşabiliriz?

       Hz. İbrahim batıl ve hurafelerle dolu yönetim anlayışına itaat etmediği için üstelik onların putlarını kırdığı için ateşe atıldı.

       Hz. İsa Yahudilerin kendilerini kayırma isteklerini reddettiği için çarmıha gerilip öldürülmek istendi.

       Hz. Musa Firavun’un insanların bazılarını köleleştirmek isteyen anlayışını reddettiği için Mısır dışına çıkarıldı, bir bakıma çöle sürgün edildi.

       Hz. Yusuf kendini günaha sokmaya çalışan kadına itaat etmektense zindanı tercih etti.

       Hz. Muhammed (sav) Mekke’nin Cahiliyye anlayışına karşı çıktığında Medine’ye sürgün edildi.

       İmam-ı Azam Ebu Hanife o günkü (güya halife olan) kralın istediği fetvaları vermediği için hapse atıldı. İşte bu örnekler ve benzeri durumlar şairin ifadesi ile ne güzel ifade edilmiş:

“Sen yanmazsan ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.”

       Bu bağlamda ben de haksızlıklara, adaletsizliklere elbette isyan edeceğim, yapılan yanlışları oldubittiye getirip bana kabul ettiremezsiniz.

       Şu güzelim ülkemizin tarımını bir türlü planlayamayanlara, bizi ithal ürünlere muhtaç edenlere (samana bile) doğal olarak karşı olacağım. Üstelik tarım arazilerini ve ormanları rant için betonlaştıranlara isyan etmek en doğal hakkımız.

      Geçiş garantili yolları, köprüleri yaptırıp geçmediğim halde bedelini bana ödetenlere tabii ki kızacağım.

      Dini doğru dürüst anlatmayan, ağzını eğip büken hocaları eleştireceğim.

       Türkiye’nin kaynaklarını heba edenlere, tütünü peşkeş çekenlere, bal gibi şeker pancarı yerine bizi ithal mısır şurubuna mahkûm edenlere –aferin- diyecek değilim.

       Onlar bize, bu dünyada kuzu olursanız ahrette cenneti bulursunuz, diyorlar. Oraya gidince neler olacağını göreceğiz elbette (Kur’an’da orada neler olacağı açık seçik yazıyor zaten).

       Saffat 28-31 (Tabi olanlar elebaşlarına) şöyle diyecek: "Siz bize hep sağdan (suret-i haktan görünerek) yanaşırdınız." (Elebaşları ise) "Asla" diyecekler, "Siz zaten (hakkıyla) inanmamıştınız! Hem bizim sizi zorlayacak bir gücümüz de yoktu: Aksine siz azgın bir topluluktunuz! Fakat şimdi Rabbimizin sözü hepimizin aleyhine gerçekleşti: Hepimiz (yaptıklarımızın) acısını elbette tadacağız.”

       Ancak şunu hepimiz çok iyi biliyoruz ki bu dünyada kuzular semirince kebap olurlar. Benim kurtlar sofrasında yemek olmaya hiç niyetim yok, üstelik uhrevi bir garantisi de yokken.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Kenan Çatalbaş
Kenan Çatalbaş - 1 ay Önce

Hocam hayırlı cumalar, Tüm yazılarınızı beğenerek okurdum. Bu yazınınız mükemmel üstü olmuş.

Mehmet Tarakçı
Mehmet Tarakçı @Kenan Çatalbaş - 1 ay Önce

Kenan Bey, size de hayırlı Cumalar, beğeniniz için teşekkürler.

Mehmetali turhan
Mehmetali turhan - 1 ay Önce

Tam isabet günümüzü çok güzel anlatmış Allah razı olsun anlayana

Mehmet Tarakçı
Mehmet Tarakçı @Mehmetali turhan - 4 hafta Önce

Desteğin için çok teşekkürler.

Sinan Ulusinan
Sinan Ulusinan - 1 ay Önce

Zevkle okudum. Ülke gerçeklerine dinimizden örnekler vererek anlatmak ayrıca takdire şahan. Tebrik ve teşekkür...

Mehmet Tarakçı
Mehmet Tarakçı @Sinan Ulusinan - 4 hafta Önce

Bir ışık yakabildikse ne mutlu bize hemşehrim. İltifatınıza layık olmaya gayret edeceğiz, inşaAllah.