- 26 Eki 2021 - 10:44 G: 26 Eki 2021 - 13:34

Akar: “Sağlıktaki açık kapatılmalı”

Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Ahmet Ziya Akar, olası bir erken seçim ve Sakarya’ya yapılan hizmetleri değerlendirdi. Akar, erken seçimin söz konusu olmadığının altını çizerken, yapılacak olan bin yataklı şehir hastanesinin dahi Sakarya’daki sağlıkta yaşanan açığı kapatmaya yetmeyeceğini söyledi.

mask

İKİ YENİ HASTANE DAHA

Sakarya’nın sağlık alanında nüfusuna oranla çok geride kaldığını söyleyen MHP İl Başkanı Ahmet Ziya Akar, Bin Yataklı Şehir Hastanesi’nin dahi bu açığı kapatamayacağını belirterek, “Bin yataklı hastane yapılırken, vakit kaybetmeden en az Yenikent Devlet Hastanesi kapasitesinde 2 yeni hastaneyi daha planlamamız lazım. Bunu da  3-5 yıllık süre zarfında hizmete sokmamız şart. Sakarya’nın nüfus artış hızına baktığınızda sağlıkta çok geride kaldık. Amaç sadece yapmak değil, doktoruyla, hemşiresiyle, personeliyle içini de doldurmak zorundayız. Burada normali iyileştirmeye çalışmıyoruz, geriyi normal yapmaya çalışıyoruz. Yatak kapasitemiz maalesef acı durumda”dedi.

“DÖNÜŞÜME AĞIRLIK VERİRDİM”

Sakarya’nın en önemli gündeminin deprem olması gerektiğinin altını çizen Akar, “Ben Büyükşehir Belediye Başkanı olsam, 5 yıllık görev süremde sadece kentsel dönüşüme ağırlık veririm. Artık süre daraldı. Sakarya depreme gidiyor. 20 küsur yıl geçti. Ben belediye olarak; harç, imar gibi konularda sıfır maliyet sağlarım. Projeleri ben çizdiririm, altyapıyı, zemin etüdünü yaparım. Bankalarla anlaşırım. Geriye vatandaşla müteahhidin buluşması ve ikna edilmesi kalır. Sakarya’da çok sayıda deprem görmüş yorgun bira var. Bu binalardan dönüşümle kurtulmamız gerek. Önce can güvenliğimiz önemli” şeklinde konuştu.

“AYAĞIMA SIKMIŞ OLURUM”

Akar, gündemde olan erken seçim söylentilerine de değinerek; “Erken seçimin söz konusu olmaz. Bugünkü  ekonomik sıkışmışlıkta ciddi bir halk tepkisi var. Bu tepkiden de öncelikle iktidar etkilenir. Bunu bilen muhalefet erken seçim istiyor. Koronavirüs etkisi ve Türkiye’nin bölgesinde takınmış olduğu tavır, sosyo-ekonomik yaptırımlar ve tehditler günün sonunda bize ekonomik daralma olarak geri geliyor. Bu daralmadan da vatandaşın etkilendiği bir ortamda ben iktidar olarak seçime gidiyorum desem kendi ayağıma sıkmış olurum. Vatandaşa, ‘biz bunu haldeyiz ama neden bu haldeyiz’ anlatılmalı” diye konuştu.

“KENDİ AYAĞIMA SIKMIŞ OLURUM”

Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Günay Yazıcıoğlu’na gündemi değerlendiren MHP İl Başkanı Ahmet Ziya Akar, erken seçimin söz konusu olmadığını ileri sürerek, “Bugünkü ekonomik sıkışmışlıkta ciddi bir halk tepkisi var. Bu tepkiden de öncelikle iktidar etkilenir. Bunu bilen muhalefet erken seçim istiyor. Aslında erken seçim diye bir şey yok. Seçimin yenilenmesi diye bir kavram var. Koronavirüs etkisi ve Türkiye’nin bölgesinde takınmış olduğu tavır, sosyo-ekonomik yaptırımlar ve tehditler günün sonunda bize ekonomik daralma olarak geri geliyor. Bu daralmadan da vatandaşın etkilendiği bir ortamda ben iktidar olarak seçime gidiyorum desem kendi ayağıma sıkmış olurum. Vatandaşa şu anlatılmalı; biz bunu haldeyiz ama neden bu haldeyiz? Bunun öncesini sonrasını anlatmalı, bölgemizde niye böyle bir tavır sergilemek zorundayız, sergilediğimiz tavır neticesinde kimden ne karşılık buluyoruz. Bunu anlatılmalı” şeklinde konuştu. 

 “SEÇİMİ ALMALARI ÇOK ZOR”

Muhalefet partilerinin 2019’un başında koro halinde seçimden bahsetmeye başladıklarının altını çizen Akar, “Seçim, seçim, seçim… Muhalefet partileri koro halinde seçimden bahsediyorsa, dışarıdaki yatırımcı bundan korkar. Muhalefetimizin genel anlayışında millilik olmadığı için bu siyaset sistemi gelişmiştir. Örneğin Kemal Kılıçdaroğlu Almanya’ya gidiyor, ‘ekonomi çok kötü, şöyle böyle, Türkiye’ye yatırım yapmayın’ diyor. Yarın seçim olsa Cumhur İttifakı’nın seçimi alması çok zor. Ama seçim dönemi başka bir şey. Yürütülen çalışmalar, yapılan kampanyalar var. Bu süreç başka bir süreç. Biz seçime gidiyoruz demek için Ocak 2023’ü beklemek lazım. Bu kadar ekonomik sıkıntının içinde vatandaşın ciddi tepkiler vermemesinin nedeni Türkiye’nin içinde, bölgesinde ve çevresinde net ve olumlu politikalardır” dedi.

 “SİYASİ ANLAMDA ETİK DEĞİL”

İyi Parti İl Başkanı Selçuk Kılıçaslan’ın, ‘MHP tabanının İyi Parti’ye kaydığını ve ülkücülerin İyi Parti’yi tercih ettiği’ sözlerini eleştiren MHP İl Başkanı Ahmet Ziya Akar şunları söyledi, “Bu çok afaki, çok zorlama bir yorum olmuş. Tahminimce kendi tabanını yoklama ve ‘biz ülkücülerden milliyetçilerden oy alıyoruz’ demek için yapılmış bir açıklama. Daha önceki akşam Hendek’te Ülkü Ocakları’nın gecesi vardı. Hendek’teki yeni spor salonunda yapıldı çünkü eskisi küçüktü ve ona sığmayacağımızı düşündük. Salon doldu ve o salonun içinde belediyeden toplama işçiler yoktu. Ellerimizde bayraklarla marşlarımızı söyledik. Böyle bir iddia siyasi anlamda etik değildir. Rakibine saygı duymak lazım.”  

 “MEVCUDU KORUYORUZ DEMEK”

“Son genel seçime baktığımızda MHP yüzde 11, İyi Parti yüzde 9,9 oy aldı. Bir önceki seçimde de MHP yüzde 11-12 oy almıştı. Ölen biten bir MHP’nin aynı oyu alması ‘mevcudu koruyoruz’ demektir. Kemik kadroya baktığımız zaman sorun yok ancak bölgesel anlamda Ege, Akdeniz, Batı Marmara gibi alanlarla Cumhur İttifakı’na karşı bir tavır var. Bununla birlikte Karadeniz, İç Anadolu ve Doğu’da MHP’nin oyları artıyor. Bugün Sakarya’da Ülkü Ocakları’nın lise ve üniversite mevcudu yaklaşık 3 bin kişi. Ülkü Ocaklarında robotik kodlama dersinden tarihe, Kur’an-ı Kerim tilavetine kadar her şeyi veriyoruz.”

 “DİREKSİYONDA AK PARTİ VAR”

AK Parti ile yaptıkları Cumhur İttifakı’na değinen Akar, “Cumhur İttifakı içinde olan MHP olarak, iktidarda olan AK Parti siyasi anlamda destek verdiği bir partidir. Yani direksiyonda AK Parti var. Kararı onlar alır, onlar uygular. Biz kendi dünya görüşümüz, vatandaştan aldığımız tepkiler ve talepler çerçevesinde ilerliyoruz. Biz kendimizce gördüğümüz eksikleri, yanlışları, hataları söyleyip, oy birliği ile hareket ediyoruz. Bunun için de ortak akılla hareket edilmesi lazım. Biz toplantılarda bunu yapıyoruz. Mesela bugün teşkilatımıza Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu gelecek. Adapazarı’nda yapmak istedikleriyle alakalı fikir alışverişinde bulunacağız” diye konuştu.

 “DÖNÜŞÜME AĞIRLIK VERİRDİM”

Şehir ile ilgili değerlendirmede bulunan Başkan Akar şunları kaydetti, “Büyükşehir Belediye başkanı olsam, 5 yıllık görev süremde şehri ayakta tutacak işleri yapmanın dışında ekstra hiçbir projem olmazdı. Sadece kentsel dönüşüme ağırlık veririm. Tamamen halkla birlikte, halkı bilinçlendirerek anlatarak işler yapardım. Artık süre daraldı. Sakarya depreme gidiyor. 20 küsur yıl geçti. Sakarya’da inşaat sektöründe birçok firma ve müteahhit var. Yani işi yapacak adam var. Alanlar da belli, şehrin merkezi alanları. Geriye bunları birleştirmek kalıyor. Ben belediye olarak harç, imar gibi konularda sıfır maliyet sağlarım. Mahalle projeleriyle projenizi çizer sizi proje maliyetinden de kurtarırım. Altyapıyı, zemin etüdünü yaparım. Bankalarla anlaşırım. Geriye vatandaşla müteahhidin buluşması ve ikna edilmesi kalır. Vatandaşa, ‘kardeşim bu ev senin tepene çökecek, yerle bir olacak, hiçbir şey olmazsa da zayi olacak. Gel sana temiz, nezih yeni bir ev yapalım’ denilmeli.”

 “SAĞLIKTA ÇOK GERİ KALDIK”

Bin Yataklı Hastane ile ilgili konuşan Akar, “Bin Yataklı Şehir Hastanesi devreye girsin, bizim en az Yenikent Devlet Hastanesi kapasitesinde 2 tane daha hastaneyi hemen yapmayı planlamamız lazım. Bunu da 3-5 yıllık süre zarfında hayata geçirmemiz lazım. Sakarya’nın nüfus artış hızına baktığınızda sağlıkta çok geride kaldık. Amaç sadece yapmak değil, doktoruyla, hemşiresiyle, personeliyle içini de doldurmak zorundayız. Bin Yataklı Hastane olunca sağlıktaki açığı anca yarı yarıya dengeleyebiliriz. Biz hemen yeni hastaneler için planlamaya geçmeliyiz. Bin Yataklı Hastane’nin 2023 yılında biteceğine inanmak istiyorum. Her şey normal şartlarda devam ederse biteceğine inanıyorum. Sakarya sağlık konusunda geride kaldığı için ödenek konusunda hassasiyet gösterilebilir. Normali iyileştirmeye çalışmıyoruz. Geriyi normal yapmaya çalışıyoruz. Yatak kapasitemiz maalesef acı durumda” şeklinde konuştu.

 “ADLİYE ŞEHRİN İHTİYACI”

Yapılması planlan adliye binası konusunda değinen Akar, “Adliye, Sakarya’nın ihtiyacı. Sakarya’da adliye binası yapılacak. ‘Nereye yapılmalı?’ sorusu var. Bir yandan da bakanlıktan ödenek çıktı. 80 milyon TL hazır. Para başka bir yere de gidebilir. Böyle de bir risk var. Biz Donatım Bölgesi’ne yapalım istiyorduk. Buna Bakan da sıcak baktı. Ama bazı sebeplerden dolayı o bölgeye yapılamadı. Sonrasında da Valilik bölgesine gitti. Biz bunun yerine itiraz etmiyoruz çünkü ‘bir an önce yapılsın da Sakaryalıların kullanımına sunulsun’ düşüncesindeyiz. Sakarya’nın vekilleri Ankara’da, Sakarya’nın sorunlarını ilgili bakanlığa veya kişi ve kurumlara iletip takipçisi olmalı” dedi.

 “ZORLANDIĞIMIZ YERLER OLUYOR”

MHP’li belediyelerle aralarının iyi olduğunu söyleyen Başkan Akar, “Taraklı partimizden aday gösterildi, Turgut Babaoğlu da yuvasına döndü. Başkanlarımızın kendi çalışma ekibi var. Dışarıdan müdahil olma gibi bir durum yok ama yapılacak faaliyetler konusunda görüş alışverişi yapıyoruz. İlçe belediyeleri, Büyükşehir’in desteğini almak zorunda. Hizmetin kaynağı orası sonuçta. Belediye başkanları ile yaptığımız görüşmelerde tam anlamı ile mutlu olduklarını söylemiyorlar ama diğer ilçelere baktığımızda onların da her istedikleri yapılamıyor. Büyükşehir’in de kendi çalışma sistemi var. Şehrin tamamına hizmet götürecekler ve bir sıralamaya koymuşlar. İlçelerimize hiç hizmet gelmedi de demiyoruz. Zaten hepsinin bir sırası olduğunu biliyoruz. Dört başı mahmur bir şekilde ittifak sürüyor mu derseniz, zorlandığımız yerler oluyor” diye konuştu.

 “PASTA PAYINI KÜÇÜLTÜR”

Büyükşehir’in tarımsal ürün çalışmalarını değerlendiren Başkan Ahmet Ziya Akar, “Devlet zamanında buna benzer uygulamalar yaptı. Sümerbank, Şeker Fabrikaları vs. vatandaşın ulaşamadığı ürünleri sattı. Ama sonra serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde müteşebbislerin bu alana girmesi ile devlet bu alanlardan çıktı. Eğer piyasada böyle bir ihtiyaç varsa Büyükşehir orada olsun. Ama ihtiyaç yoksa Büyükşehir’in o alanlarda rekabetçi tavrı esnafı yorar. Pasta payını küçültür” dedi.

“BELEDİYE ÜRETMEMELİ”

Başkan Akar son olarak fındık ile ilgili değerlendirmede bulanarak, “Dünyadaki fındığın yüzde 70’i Türkiye’de. Neden biz kooperatifleşmeyip bunları işlemiyoruz? Sakarya’da böyle çalışma yapılabilir. Tarım alanları doğru planlanıp ilçe ilçe farklı ürünler üreticiye ektirilebilir. Bu ürünler de belediye aracılığı ile pazara sokulabilir. Ama bu üretici desteklenerek yapılmalıdır, belediye kendisi üretmemelidir” şeklinde konuştu.

26 Eki 2021 - 10:44 - Siyaset

Son bir ayda sakaryayenihaber.com sitesinde 1.307.230 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.