Geçmişe özlem duymak

Allah’ın Rahmeti ve Bereketi Tüm Halkımızın üzerine olsun.

Boğaziçi üniversitesindeki öğrenci olayları gündemimizi yeniden gençlerimize ve üniversitelerimize çevirdi. Üniversitede okuyan gençler haklı olarak gördükleri bir meselede, ( belki birilerinin etkisiyle ) bir mücadele içerisindeler.  Biz bu konunun haklılığı ya da haksızlığı yönüne bakmayacağız. Ebetteki bu olaylarda siyasi bir duruş sergilemede olabilir. Burada benim üzerinde durduğum mesele bu üniversitede okuyan gençlerin nasıl bir ideoloji ile yetiştiğidir.  Sonuçta 0n dokuz seneden beri iktidarda olan bir hükümet var. Üniversite öğrencileri yirmi ile yirmi beş yaşında gencecik beyinler. AKP iktidara geldiği zaman bu gençler daha yeni doğmuş çocuklardı. Evet, bu gençleri maalesef dindar bir nesil yetiştireceğiz diye yola çıkan AKP hükümeti yetiştirmiştir.  Hatırlarsanız cumhurbaşkanımız üniversite gençlerine seslenirken inandığınız davalarda sonuna kadar mücadele edin demişti. Şimdi bu çağrıya uyan gençler Boğaziçi’nde mücadele ediyor. Ama hak ama batıl.

Maalesef on dokuz seneden beri iktidarda olan ve kendilerine inançlı insanlar olarak gören bir hükümetin yetiştirdiği gençliğimizin haline bakın. Üniversitelerde başörtüsünü serbest ettik diyen bir hükümet zamanında ilk defa deizm dernekleri kurularak sapık fikirli gençler türedi. Gelenek ve görenek unutuldu, haram helal unutuldu, iyi ve kötü kavramı göreceli hale geldi, ideolojiler bitti menfaat ön plana çıktı. Kızılelma ideolojisi olmayan boş bir nesil yetiştirildi.

Bu ideoloji olmayan gençlik derken sadece bir ideolojiden bahsetmiyorum. Bir zamanlar gençlerimiz farklı ideolojilere sahiplerdi. Her ideoloji sahibi genç kendi ideolojisi için çalışır ve fedakârlık yaparlardı. Bu ideolojileri vatana ihanet olsun diye değil vatanseverliklerinden yaparlardı. Evet, şimdilerde herkeste eskiye özlem var. Solcular bir zamanlar Amerikan 6. Filosunu boğaza sokmayan ve Amerikan emperyalizmine karşı solcu gençlerin özlemi var. Ülkücü camiada, bir zamanlar vatan için can vermeyi şeref sayan, Türk birliğini hedef alan, ülkücü gençlerimize özlemi var. Milli görüş camiasında ise İslam’ı yeryüzüne hâkim kılma sevdasında olan meşhur akıncılar ruhunun özlemi var. Evet, bugünden hiçbir ideoloji memnun değil, eskiye özlemimiz var. Bugün her şey kirlenmiş durumda. Siyaset kirlenmiş, ticaret kirlenmiş, toplumumuz kirlenmiş en önemlisi de ideolojiler kirlenmiş. Bir zamanlar ideoloji ön plandaydı ve siyasi mücadeleler ideolojiler için yapılırdı şimdi ise siyaset para ve menfaat için yapılır oldu. Baksanıza Uygur Türklerine yapılan zulmü birçok parti kınamasına rağmen ilk önce kınaması gereken MHP Uygur Türklerine yapılan zulme sessiz kaldı. Hatta Çin hükümeti ile yapılan anlaşmalar ile Uygur Türklerini terörist yerine koydular. Türkiye’ye çeşitli yollar ile gelen Uygur Türklerini Çin hükümetine teslim ettiler. Bir zamanların MHP si olsaydı şimdi meydanlarda Çin hükümetini protesto ediyor olurlardı.

Dini kimliği ile halktan oy isteyen AKP hükümeti zamanında, BOP projesi ile İslam ülkeleri işgal edilmiştir. Sayın cumhurbaşkanımız BOP projesi eş başkanı olması ile övünmüş, birçok İslam ülkesinin işgaline onay vermiştir. İslam ülkelerini bombalayan haçlı güçlerine hava sahamızı ve hava limanlarımızı açarak yapılan zulüm e ortak olmuşlardır. Hâlbuki yapılması gereken bu işgale ve işgal güçlerine karşı durulmasıydı. Dini ideolojisini yitirmiş ve kızıl elma ideolojisini kaybetmiş bir iktidar menfaat karşılığında zulme sessiz kalmıştır. Hâlbuki bu AKP’li arkadaşlarımızın birçoğu Erbakan hocanın tedrisatından geçmişlerdi. Ne zamanki biz milli görüş gömleğini çıkardık dediler yozlaşma ozaman başladı. Erbakan hoca rahmetli iktidarda olsaydı İslam dünyasına yapılan bu zulümler inanın yapılamazdı. Evet, Erbakan hoca öldü ama onun siyasi fikrini yaşatan Saadet partisi siyasi hayatına devam ediyor hem de hiç tavizsiz ve ilk günkü heyecanıyla. Gerçi TV’lerde saadet partisini aldığı oy oranı ile yok saymaya çalışıyorlar, ama öyle olmadı, işler tersine döndü. Gömdük dedikleri milli görüş bir tohum gibi yeniden filizlendi ve Türk siyasetini dizayn etmeye başladı. Gelecek dönemde siyasetin en büyük aktörü milli görüşün tek temsilcisi olan saadet partisi olacaktır. Bunu da Sayın cumhurbaşkanımız fark etmiş olmalı ki Saadet Partisini Cumhur ittifakına çekmek için büyük çaba sarf ediyor. Peki, saadet partisinin bir türlü yok olmamasının sebebini sorarsanız inançlarından ve ideolojilerinden taviz vermemelerindendir. Siyaseti menfaat için değil ideolojileri için yapanlara, Siyasi partiyi amaç değil araç olarak görenlere salam olsun.

Allaha emanet olun. Selam ve Dua ile.

YORUM EKLE