Gelmeyin desenize

Kaynarca, Karasu ve Kocaali’de sıklıkla denize girme yasağı getirildiğine ilişkin haberler yayınlanıyor.

Hatta bu iş o kadar ileri boyuta ulaştı ki artık Kuzey İlçelerimizle alakalı bir internet araması yapsanız ilk gördüğünüz “deniz kapatıldı” haberleri oluyor.

Durum o kadar vahim bir şekilde aktarılıyor ki, bu konuda yetkililer, yetkisizler açıklama yapıyor. Vatandaşlar açıklamalarda bulunuyor. Görüşleri çok önemli olduğu zannedilen kişilerin de beyanatlar var.

Zannedersiniz ki bu ilçelerde denizin yanından geçerseniz deniz sizi alıp götürebilir.

Peki denizi kapatma hakkı kimin? Hangi şartlarda deniz kapatılır? Deniz kimin kontrolünde?

Adam “Yahu deniz bana mı bağlı ki ben açıklama yapayım” diye düşünmeden uzatılan mikrofona konuşuyor.

“Deniz dalgalı ve içeri doğru çekici olduğundan denize girilmesine müsaade etmiyoruz…”

Yok yahu!

Siz kim olarak müsaade etmiyorsunuz? Bütün ilçeyi yönettiniz de deniz mi kaldı kardeşim?

Hani “Ya hayır konuş ya sus” diye bir felsefe vardı!

Sizin bu konuştuğunuz aslında susmanızdan daha az hayırlı değil mi?

Güzel kardeşim denizi kapatma yetkisi sadece ilçe mülki amirlerindedir. Bunu bir not ederek başlayın.

Bir şeyi daha not edin. Deniz tehlikeli ise tehlikeli. Sizin ilçenizin gezilmeye görülmeye değer başka yerleri yok mu?

Mesela kumsal da mı kapalı?

Ya da ne bileyim Acarlar, Yenimahalle, Maden Deresi, Küçük Boğaz falan bunlar da mı sizin oralarda değil?

Yoksa aslında sizin yönetici olarak felsefeniz “ne kadar az insan o kadar az dert” şeklinde mi?

Eğer öyleyse uzatılan mikrofona “denizi kapattık” falan demeyin, “ilçemizi kapattık” diyin.

Beni neden uyarıyorsunuz

Genelde hava durumundan bir şey anlamam ben. Mesela hava durumu aktarılırken alçak ve yüksek basınçtan, farklı cephe hareketlerinden bahsedilir.

Denizlerden haber verilir. Onda aktarılan verilerin de çok sağlıklı olduğunu düşünmem. “Dalga yüksekliği yarım ile bir buçuk yer yer iki metre olacak” şeklindeki cümleyi anlamak mümkün değil. Yarım metre ile iki metre arasında 4 kat fark var. Arasında dört kat fark olan bir tahminde bulunmak çok da zor olmasagerek.

Özetle bana ne yağacak ne kadar yağacak onu söyleseniz de bu işi çok uzatmasak olmaz mı?

Bazen yağışın Balkanlardan mı yoksa Orta Asya üzerinden mi geldiği bilgisi bile paylaşılıyor.

Bunlar çok önemli değil de…

Yetkililerin bizi sağanak yağışa karşı uyarmasını anlamıyorum.

Önümüzdeki günlerde ilimiz için sağanak yağış uyarısı var. Yetkililer bizi bu konuda uyarıyor.

İnsan merak ediyor “yetkililerin görevi bizi uyarmak mı yoksa bizim güvenliğimizi sağlamak mı” diye.

Hani diyordu ya Allah’ın bize görev olarak verdiklerini biz Allah’tan istiyoruz. Allah bize yetimi korumamızı emrediyor, biz dualarımızda “Allah’ım yetimi koru” diyoruz.

Bizim yetkililer bu işi dini boyuttan alıp gündelik hayata da uyarladılar sanırım.

HECATİ: Dünya bu dostum kime kaldı ki sana kalacak

Çevrene şöyle bir bak, kimi alçak gönüllü kimi gönüllü alçak…

YORUM EKLE