Gülmeyi bilmeyen dükkan açmasın

Çok bilindik bir hikaye var. Hani adamın biri bal sattığı halde işleri bir türlü iyi gitmiyormuş ama hemen yanında sirke satan adam almış yürümüş.

Bunun üzerine bal satan adam “Bu nasıl olur” diye komşusuna sormuş. O da “Sen bal satıyorsun ama yüzün sirke satıyor” demiş.

Rahmetli babaannem “Balın yoksa bal diline ne oldu” derdi.

Ekonomik kriz dolayısıyla pek çok esnaf ziyaretimizde yüzlerin asık olduğunu görüyoruz. Pek çok esnafın canı sıkkın. Aslında alışveriş için gelen vatandaş da farklı durumda değil. Bu durumun geçici olduğunu bilen vatandaş da esnaf da aslında gelecekte umudunu kesmiş değil. “Hele şu ay bir geçsin, hele şu ödemeleri bir bitirelim” diyenlerin sayısı az değil.

Mutlaka kriz de bitecek. Ancak bu arada işyerine gelen vatandaşa bu yüz halinin yansıması işleri daha da içinden çıkılmaz hale getiriyor.

Küçük esnaf krizi en erken hisseden ve en zor atlatan kesim oluyor ne yazık ki.

Bunun yanına bir de müşteriye asık surat yansıtılınca işler iyice içinden çıkılmaz hale geliyor.

Hele işyerindeki gergin telefon görüşmeleri müşterinin duyabileceği ses tonu ile yapılmak durumunda kaldığında vatandaş artık yeniden o dükkana uğramak istemiyor.

Bu duruma profesyonel yönetilen mekanlara yönelme oluyor.

Haliyle para dışarı akmaya başlıyor.

Kriz süreklileşiyor.

Her şeyiniz bozulabilir ve düzelir ama yüzünüz asılırsa işleriniz daha zor düzelir…

Hani derler ya “Gülmeyi bilmeyen dükkan açmasın…”

Su akarken testiyi doldurmak lazım

Geride kalan gün bir haber okuyorum: “Pırlanta taşlı ayakkabılar giyer, evinin temeline altın taşlar serptirirdi. Arkadaşının evinde yoksulluk içinde öldü” yazıyor, başlıkta.

Türk Sineması’nın ilk starlarından benim bile adını zor anımsadığım (“Benim bile” diyorum çünkü üniversitede birkaç dönem sinema tarihi dersi almak zorundaydım. Yoksa “Koskoca ben bile hatırlamıyorsam” demek istemedim tabi ki) bir hanım sanatçı zor zamanların neticesinde yaşamını yitirmiş (Cahide Sonku bu arada sanatçı).

Zamanında star olmanın getirilerinden faydalanmak güzel şey elbette. Ancak gelir varken de ilerideki günlere yönelik çalışma yapmak lazım.

İnsan üzülüyor elbette ama onun ötesinde kendi muhasebesini de yapmak durumunda kalıyor.

Pek çoğumuz çocuğumuzu tasarruf bilincinden, birikim anlayışından uzak yetiştiriyoruz.

Sonunda geldiğimiz noktada da ülkede yaşananlar ortada.

Bugün var bugün yerim yarına Allah kerim…

Döviz mi artıyor paramızın değeri mi eksiliyor

Şu konuda anlaşma yapalım: Döviz yükselmiyor. Türk Lirası değer kaybediyor. Bu ayrıntı önemli. Çünkü sadece dolar artmıyor, Çin Yuanı, Rus Rublesi Arnavutluk Leki Bengaldeş Takası Türk Lirası karşısında değer kazanıyor. Demek ki bizim paramız değer kaybediyor.

Bu durum aslında zannedildiği kadar kötü bir şey de değil üstelik. Hatta doğru kullanılırsa iyi bir şey bile. Mesela sizin para biriminiz diğerlerinden daha az değerli olduğu için ülkeye gelen turist sayısında artış olur. Bu şekilde çok daha karlı bir alışveriş yaparsınız.

Para değerinizin düşük olması aslında bir yatırım çekme şeklidir de. Sizin ülkenizde işçi maaşları, yer kirası, vergi, elektrik ve doğalgaz gibi giderler sizin para biriminizle ödendiği için yatırım yapmak isteyenler sizin ülkenizi tercih ederler.

Ürettiğiniz ürünleri diğer ülkelerden daha uygun fiyata mal ettiğini için daha alttan değerleyebilir, üretim yaptığınız ürünlerin Pazar hakimi olabilirsiniz.

Mesela Çin para birimi Türk Lirası’nın altındadır. 1 Çin Yuanı 0,8 Türk Lirası’na eşdeğerdir. Yani aşağı yukarı 1 Dolar almak için 7 Yuan vermeniz gerekir. Ama Çin, Amerika’yı ekonomik olarak tehdit edebilecek durumdadır.

Örnekten de anlaşılacağı üzere bu durum aslında üretim ekonomisine yönelen ülkeler için geçerlidir. Doğalgazı, telefonu, petrolü dışarıdan alan Türkiye’de milli para biriminin değer kaybetmesi felaketle eşdeğer olarak yorumlanabilir. Çünkü ürettiğimizden çok tüketiyoruz. Ülkemiz sattığından çok satın alıyor.

Ülkemizin satışından çok alışı var.

Turizm, fındık gibi belli başlı kalemler dışında ülkeye girdi sağlayan değerimiz yok. Onları da hakkı ile değerlendirdiğimiz şüpheli.

Onun için döviz hareketliliği bizim için çok anlam ifade ediyor. Her gün döviz kurunu takip etmemiz ondandır…

YORUM EKLE