17 Ağustos en çok Sakarya'yı yıktı

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi DAMER Müdürü Dr. Osman Kırtel, 17 Ağustos depremiyle ilgili, "1999 depremi her nek adar Gölcük depremi olarak adlandırılsa da en kuvvetli ivmesini Adapazarı yaşamıştır” diye konuştu.

17 Ağustos en çok Sakarya'yı yıktı

SUBÜ Deprem Çalışmaları ve Uygulama Merkezi tarafından Elazığ’da meydana gelen deprem sonrasında "Elazığ Deprem Raporu ve Sakarya Deprem Değerlendirmesi" toplantısı gerçekleşti. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Esentepe Kampüsü Spor Bilimleri Fakültesi Dekanlığı lokalinde düzenlenen toplantıya SUBÜ Rektör yardımcısı Prof. Dr. Naci Çağlar, DAMER Müdürü Dr. Osman Kırtel, Dr. İsa Vural, Dr. Yusuf Sümer ve Dr. Ali Sarıbıyık katıldı.


Hazırladıkları rapor hakkında bilgi veren Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi DAMER Müdürü Dr. Osman Kırtel, “ Elazığ Sivrice merkezli meydana gelen deprem sonucu bölgede yapmış olduğumuz incelemeler sonucunda betonarme yapılar ve yığma yapılar ile ilgili görmüş olduğumuz hasarlar ve kusurları kısaca özetlersek eğer bölgedeki incelediğimiz yapı stoğunda beton kalitesinde ilgili standart ve yönetmeliklere uymayan beton karışımlarının yapıldığı, yerinde beton karışımlarının çoğunlukla yapıldığı, beton içerisinde doğal malzeme ve çok farklı çaplarda doğal malzemelerin kullanıldığını, yeterli seviyede paspayları bırakılmayarak donatıların korozyona uğratıldığını, beton basınç dayanımları testlerinden çıkan sonuçlarda ilgili yönetmeliklerin, 1975 Deprem Yönetmeliği'nin dahi koymuş olduğu sınıra yaklaşılamadığını görmüş olduk malzemeler ile ilgili. Kolonlarda özellikle kullanılması gereken etriye, donatısını incelediğimizde yer yer birçok kolonda sıklaştırma yapılarak kullanılma zorunluluğu olmasına rağmen sarılma, birleşim bölgelerinde etriyelerin kullanılmadığını, yönetmeliklerin öngördüğü kanca ve bağlamaların yeterli şekilde yapılmadığını, ayrıca kolon donatılarında kenetlenme ve bindirme boylarının yetersiz, hatta bazılarında hiç olmadığını gördük. Yığma yapı diye tabir edilen yapı stoğunu incelediğimizde birçoğunun hiçbir şekilde mühendislik hizmeti almadan alelade geleneksel yöntemler olan kerpiç, taş tuğla vs. gibi yapıldığını tespit ettik. O sebeple mühendislik hizmeti almış olsaydı belki yığma yapılar daha az hasarla atlatılabilirdi. Ortaya çıkan tabloya baktığımızda malzeme kalitesi, işçilik uygulamaları, denetim yetersizliğinden kaynaklı büyük bir yapı hasarının ve can kaybının meydana geldiğini gördük. Hem Malatya hem Elazığ illerinde yıkık, yıkılacak, ağır hasarlı ve orta hasarlı toplamda 19 bin binanın şuan ki tespitler ile bulunduğunu görmüş olduk. 1999 depremi her nek adar Gölcük depremi olarak adlandırılsa da en kuvvetli ivmesini Adapazarı yaşamıştır” dedi.

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner22

banner21