Bunlara 'hayır' derseniz, depreme hazır değiliz! - 17 Ağustos

Fazlı Köksal; gazetemiz için hazırladığı Tarihte Bugün köşesinde hafızalarımızdan silinmeyen 17 Ağustos depremini kaleme aldı

Bunlara 'hayır' derseniz, depreme hazır değiliz! - 17 Ağustos

17 Ağustos

1864 – Roman yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar doğdu

1907 - II. Abdülhamid, motosiklet ve otomobil gibi sıvı yakıtlı çağdaş taşıtların ithaline izin verdi.

1909 - Cumhuriyet döneminin ilk kadın romancılarından Cahit Uçuk doğdu.

1915 - Çanakkale Savaşları'nda, Kireçtepe muharebesi kazanıldı.

1922 - Büyük Taarruz öncesinde Mustafa Kemal Paşa, gece gizlice cepheye hareket etti.

1934 – Ünlü neyzen Aka Gündüz Kutbay doğdu.

1945 - Endonezya, Hollanda’dan bağımsızlığını ilan etti.

1949 - Erzurum, Bingöl ve ilçesi Karlıova'da meydana gelen 6.7 şiddetindeki depremde 450 kişi öldü, 1.500'ü aşkın ev yıkıldı.

1952 - Türkiye ile Yunanistan, Ege Denizi'nde ortak tatbikata başladılar.

1967 - İzmir Aliağa Rafinerisi'nin temeli, Başbakan Süleyman Demirel tarafından atıldı.

1968 – Şair Necmettin Halil Onan öldü

1969 - Türkiye Sağır ve Dilsizler Kraliçesi Sevil Tez, Belgrad'ta yapılan güzellik yarışmasında dünya birincisi seçildi.

1974 - Türk Birlikleri; Karpaz Yarımadası’nı, gerilla saldırıları düzenleyen Rum askerlerinden arındırdı. Son olarak, ateşkes ihlallerini gerekçe göstererek Yeşilırmak Bölgesi'nde mahsur kalan Türkleri kurtardı.

1983 - Millî Güvenlik Konseyi, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nun kuruluşunu onayladı. Türk Dil Kurumu (TDK) ve Türk Tarih Kurumu'nun özerkliğine son verildi.

1988 - Ziya-ül Hak düzenlenen bir suikast sonucu öldürüldü.

1996 - Etiyopya Birlikleri, Somalili 232 Müslümanı öldürdü.

1998 - Alaattin Çakıcı, Fransa'nın Nice kentinde yakalandı.

1999 - Kocaeli-Gölcük merkezli 7.6 şiddetindeki Marmara depreminde, resmi rakamlara göre 18.373 kişi hayatını kaybetti. Depremde ülkenin can damarı sanayi tesisleri de büyük hasar gördü. Hasarlı konut ve işyeri sayısı 245 bini aştı.

2000 - Picasso'nun, The Portre of Young Women isimli kayıp tablosu Şanlıurfa'da ele geçirildi. Daha önce de Picasso'ya ait La fermiere tablosu İzmir'de ve Dora Maar tablosu da Selçuk'ta ele geçirilmişti.

2004 - Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'ne Büyükelçi Yiğit Alpogan atandı. Alpogan, MGK'nun ilk sivil Genel Sekreteri oldu.

Günün Olayı

17 Ağustos: DEPREM

17. Ağustos 1999 günü ülkemiz Büyük Marmara Depremi felaketini yaşadı. Bu acı olay, çoğumuzun hafızasında dün gibi canlı… Başta İzmit, Yalova ve Adapazarı olmak üzere Doğu Marmara’nın tamamını etkileyen 7.4 büyüklüğündeki depremin yaşattığı korku ve kaybettiklerimizin acısı tazeliğini koruyor. Resmi rakamlara göre 18 binin üzerinde yurttaşımızın hayatını kaybettiği, 50 binin üzerinde insanın yaralandığı, 300 bine yakın konut ve işyerinin hasar gördüğü 17 Ağustos Depremi, gerekli tedbirler alınmadığında doğal afetlerin ne büyük toplumsal felaketlere yol açabileceğinin büyük bir örneği olarak tarihe geçti.

Oysa ülkemiz deprem ülkesi.  Çok büyük depremler yaşadık. İlginçtir, başka bir 17 Ağustos’ta da yine 6.7 büyüklüğünde bir deprem yaşamıştı. 17 Ağustos 1949 günü Erzurum, Bingöl ve ilçesi Karlıova'da meydana gelen 6.7 şiddetindeki depremde 450 kişi ölmüş, 1.500'ü aşkın ev yıkılmıştı.

17 Ağustos 1999 depreminin yarattığı yıkımın ve yaşadığımız toplumsal travmanın büyüklüğüne rağmen, aradan geçen yıllar boyunca deprem tehlikesini algıladığımız, benzer felaketleri yaşamamak konusunda tedbirler aldığımız iddia edilemez.

17 Ağustos 1999’dan bu yana;

Çarpık kentleşme konusunda ciddi bir mesafe aldık mı?

Başta İstanbul olmak üzere depreme dayanıksız binaları güçlendirdik mi?
Fay hatlarında kentleşmeyi önleyebildik mi?
Diplomasız müteahhitler gerçeğini değiştirmek konusunda bir girişimimiz oldu mu?

Kent merkezlerinde deprem toplanma alanları oluşturabildik mi? Mevcut toplanma alanlarını koruyabildik mi?

Deprem riski olan bir ülkede  “İmar Barışı” sarmalığının sonuçlarını hesaplayabildik mi?

Kaçak yapılarla mücadele etmek yerine onları ruhsatlandırmanın ölüme davetiye çıkarmak olabileceğini aklımıza getirdik mi?

Muhtemel bir deprem sonrası, hemen Çadır Kentler oluşturmaya müsait alanlar ayırabildik mi? Bu alanlara elektrik, su ve doğalgaz altyapısı oluşturduk mu?
Deprem için oluşturulan fonları amacına uygun kullandık mı?

Ayrıca;

İyi niyetlerle oluşturulan “yapı denetim” sistemi gerçekten yapı denetimi yapabiliyor mu?
Çok ufak felaketlerde çöken telekomünikasyon altyapımız, büyük bir felakete hazır mı?
Depremle ilgili kentsel, bölgesel ve kurumsal master planlarımız var mı? Varsa ne kadar güncel?

Okullarda öğrencileri deprem konusunda eğitebildik mi? İnsanımız bir depremde ne yapacağını biliyor mu?

Deprem kaç şiddetinde olursa olsun yıkılmaması gereken köprülerimiz, yollarımız, viyadüklerimiz, hastanelerimiz, elektrik ve telefon santral binalarımız gerçekten büyük depremlere dayanıklı mı?

Muhtemel büyük bir İstanbul depreminde altın saatler denilen ilk 3 günde her yere ulaşmak, güvenliği sağlamak mümkün olacak mı?

Birey olarak bir deprem sırasında ne yapmamız gerektiğini net olarak biliyor muyuz?

Eğer bunların birine bile “Hayır” diyorsak depreme hazır değiliz…
Çoğuna, hatta hiçbirine evet diyemiyorsak 17 Ağustos’tan daha büyük felaketlerle karşılaşmamız kaçınılmaz.

Akif boşuna dememiş; “Tarih”i “tekerrür” diye tarif ediyorlar;. Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

Daha büyük acılar yaşamamak için 17 Ağustos acısını unutma, unutturma!

Güncelleme Tarihi: 17 Ağustos 2020, 13:42
banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER