Kritik uyarı! Sakarya'da olası bir depremde...

SUBÜ-DAMER araştırma ekibinin deprem bölgesinde yaptığı inceleme sonuçlarını paylaşıldığı toplantıda konuşan SUBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Naci Çağlar, yapı stoğumuzun ve ulaşım hatlarımızın ne kadarının güvenli olduğu, güvensiz yapıların hangi bölgelerimizde yoğunlaştığı gibi hayati bilgilerin öğrenilmesi için deprem senaryo çalışmalarının tamamlanması gerektiğini ifade etti

Kritik uyarı! Sakarya'da olası bir depremde...

24 Ocak 2020 Elazığ Depremi’nin hemen sonrasında SUBÜ-DAMER araştırma ekibinin deprem bölgesinde yaptığı inceleme sonuçlarını dün  kamuoyu ile paylaştı. SUBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Naci Çağlar başkanlığında düzenlenen toplantıya Elazığ’da inceleme yapan Deprem Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (DAMER) Merkez Müdürü Dr. Ögr. Üyesi Osman Kırtel, Dr.Ögr.Üyesi İsa Vural, Dr.Ögr.Üyesi Yusuf Sümer, Dr.Ögr.Üyesi Elif Boru, Dr.Ögr.Üyesi Ali Sarıbıyık katıldı.

GÖZLEMLER SONUCU

SUBÜ-DAMER Müdürü Dr. Ögr. Üyesi Osman Kırtel toplantıda yaptığı konuşmada heyetin Elazığ Merkez Sivrice, Malatya Kale-Pütürge-Doğanyol ilçelerini kapsayan alanlarda detaylı olarak incelemelerde bulunduğunu söyledi. Yapılan incelemeler sonuçlarını açıklayan Kırtel, “Depremde yıkılan, ağır hasar gören ve incelenen binaların hemen hemen tamamında standart ve yönetmeliklere uygun olmayan beton kullanıldığı gözlemlenmiştir. Ülkemizde yaşanan birçok deprem sonrası yapılan incelemelerde karşılaşılan yetersizliklerin hemen hemen tamamının bu deprem bölgesinde de olduğu gözlemlenmiştir. Beton dayanımının çok düşük olduğu, malzeme ve işçiliğin oldukça yetersiz olduğu, düz inşaat çeliğinin kullanıldığı, etriye aralıkları ve konfigürasyonlarının uygun olmadığı, kolon-kiriş düğüm noktalarında kolon etriyelerinin genel olarak uygulanmadığı belirlenmiştir. Dolayısıyla hem tasarım hem de inşaat aşamalarında mühendislik hizmetinin yeterli seviyede alınmadığı ve ayrıca gerekli kontrollerin yeterince yapılmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır. 1999 depreminde hasar alan binalar büyük risk taşıyor, gerekli önlemler alınmalı.” dedi

YAPI GÜVENLİĞİ

Kırsal alanda yapılan yığma yapılarda malzeme dayanımının yetersiz olduğu, yapım kural ve kaidelerine göre inşa edilmediğinin gözlemlendiğini ifade eden Kırtel, “ Mevcut yapı stoğumuzun depremlere hazır olmadığı gerçeği bu deprem sonrası yapılan incelemelerde bir kez daha ortaya çıkmıştır. Ülkemizde depremlerde meydana gelen can kayıplarının hemen hemen tamamı yapıların hasar görüp yıkılmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle deprem zararlarını azaltmada en önemli adım mevcut yapıların depreme karşı güvenli hale getirilmesi ve yeni yapılacak binaların depreme dayanıklı olarak üretilmesi olacaktır. Olası depremlerin hangi büyüklükte veya ne zaman olacağı gibi konulara odaklanmak yerine, yapı güvenliği kavramının ön plana çıkarılması, önlem alma bilincinin geliştirilmesi gerekmektedir. Bizlerin hem birey hem de toplum olarak asıl odaklanmamız gereken konu “Depreme ne kadar hazırlıklı olduğumuzdur” ifadelerini kullandı.

KENTSEL DÖNÜŞÜM

Kırtel’den sonra söz alan Rektör Yardımcısı Çağlar ise ilimizin depreme hazırlığı için yapılması gerekenler hakkında bilgi verirken ve ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinin unutulmaması gerektiğini vurguladı.  Ülke genelinde kentsel dönüşümün ele alınması ve deprem odaklı bir dönüşüm olması gerektiğini belirten Çağlar, “Mevcut yapı stoğu, özellikle 1997 Deprem Yönetmeliği öncesi inşa edilmiş binalar, uzmanlar tarafından ayrıntılı olarak incelenmeli ve depreme karşı güvenli olmayanların yıkılarak yeniden yapılması veya güçlendirme işlemleri uygulanarak depreme karşı güvenli hale getirilmesi sağlanmalıdır” dedi.

 DEPREM SENARYOSU

Depreme hazırlık konusunda yetkililerin görev ve sorumlulukları olmakla birlikte bina sahiplerinin de sorumlulukları  olduğunu hatırlatan Çağlar, “Halkımız içerisinde yaşadıkları konutların depreme karşı güvenliğinin belirlenmesi konusunda bireysel olarak da gerekli adımlar bir an önce atılmalıdır.. Şayet binaları riskli ise riskin azaltılması için gerekli işlemleri zaman kaybetmeden yerine getirmelidirler. İlgili bakanlık, kamu kurumları ve yerel yönetimler üzerine düşen görevleri yerine getirmeli, mevcut yapı stoğumuzun ve ulaşım hatlarımızın ne kadarının güvenli olduğu, güvensiz yapıların hangi bölgelerimizde yoğunlaştığı gibi hayati bilgileri öğrenmeli, şehirlerimizin deprem senaryo çalışmalarını tamamlamaları ve gerekli tedbirleri bir an önce almaları gerekmektedir” ifadelerini kullandı

YÖNETMELİĞE GÖRE

 Mevcut yapı stoğumuzda bulunan riskli binaların belirlenmesi ve depreme güvenli hale getirilmesi için üniversitelerin, kamu kurumlarının, meslek odalarının sefererlik yapması gerektiğini ifade eden Çağlar, “ Yeni yapılacak binaların da depreme karşı güvenli olarak inşa edilebilmesi için yürürlükteki deprem yönetmeliklerine uygun olarak tasarlanması ve tasarım projesine uygun olarak inşaa edilmesi sağlanmalıdır. Bu süreçlerde tüm denetim ve gözetim işlemini yapan kamu/özel kişi ve kurumların mesleki anlamda görev ve sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmeleri için gerekli tüm tedbirler alınmalı, herhangi bir yetersizlik var ise hızlı bir şekilde ilgili iyileştirmeler yapılmalıdır” diyerek sözlerine ekledi. İ.Şener SAK

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 14 Şubat 2020, 15:56
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali al
Ali al - 2 gün Önce

20 yıl önce 7 şiddetinde deprem görmus çok katli bi evde coluk cocuk yasamak, resmen intihardır.
Kimse yokluk vs demesin.
Çadirda dururum, oralarda durmam

SIRADAKİ HABER

banner22

banner21