SAKARYA 61 YAŞINDA

Bugün 1 Aralık. Sakarya’nın il oluşunun 61’inci yıldönümü. 1951 yılında belediye meclisinin aldığı tavsiye meclis kararının ardından şehrin tüm dinamiklerinin katkılarıyla başlayan vilayet olma yolculuğu 1954 yılının 1 Aralık’ında sona ermiştir

SAKARYA 61 YAŞINDA

Bugün 1 Aralık. Sakarya’nın il oluşunun 61’inci yıldönümü. İlk olarak 14’üncü yüzyılın başlarında Orhan Gazi’nin komutanlarından Konuralp tarafından Tığcılar adıyla kurulduğu bilinen Adapazarı, II. Mahmut zamanında 1837 yılında kaza haline gelmiştir. Adapazarı, 19. Asrın sonlarına doğru İzmit Sancağı’nın kazası olmuştur. 22 Haziran 1954 tarihinde 6419 Sayılı Kanunla il olmuş ve Sakarya adını almıştır.
ERKAYA VE FINDIKOĞLU
Dönemin Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Osman Erkaya, Sakarya’nın il olmasının baş mimarlarından. Ayrıca Sakarya Sosyal Araştırmalar Merkezi Başkanı Ziyaeddin Fındıkoğlu’nun da 1967 yılında dönemin Valisi Ertuğrul Ünlüer’e yaptığı sunumda Sakarya’nın il olma serüvenini çok güzel izah etmiş. 1965 yılında dönemin valisi Ertuğrul Ünlüer’in talimatıyla kurulan Sakarya Sosyal Araştırmalar Derneği, 1967 yılında hazırlanan raporda o dönemde yaşananları geniş bir şekilde özetlemiş:
52 VİLAYET
1837-1950 arasında Osmanlı - Cumhuriyet devirlerinin bir kazası olan Adapazarı, 113 yıl sonra bağlı olduğu vilayetten ayrılmaya meylediyor. Vilâyet haline gelme potansiyelini gösteren çevre, yavaş yavaş bu hareketin şuurunu elde edecek, bir taraftan resmî yoldan, öte yandan fikir hareketi ve vasıtasıyla bu düşüncesini kamuoyuyla paylaşmıştır. İlk modern sayımın yapıldığı 1927 den sonra yapılan her sayım Adapazarı'nın hızlı nüfus artışını rakamlarla ispat etmektedir. O zaman mevcut olan 43 vilâyet içinde yalnız 11 Vilâyet merkezinin nüfusu Adapazarı kazasının nüfusundan üstündür. Bu durum Adapazarı'na (Türkiye'nin 12. Şehri) rütbesinin verilmesine, geri kalan 52 vilâyet merkezinin adından sonra sıraya konmasına sebep teşkil ediyor.



MECLİS KARARI
Kasabanın Vilâyet haline gelmesi hareketini takip ederken belli ve şuurlu bir yönelişin ilk kararı 23 Şubat l95l’de toplanan Adapazarı Belediye Meclisi'nin İçişleri Bakanlığı’na sunduğu dilekçede görülmektedir. Kararda, “Adapazarı merkez olmak ve Sakarya ünvanıyla anılmak üzere Kandıra, Karasu, Akyazı, Hendek, Düzce, Mudurnu, Göynük, Geyve, Osmaneli, kaza olma projesi kanunlaştığı takdirde Sapanca kazalarıyla birleşmiş bir vilâyet kurulması yolundaki temennisine karar verildi. Önceden hazırlanmış olan vilâyet teşkilâtı da l Aralık 1954 de işlemeye başlamıştır. Bu iki tarih yani 23 Şubat 1951- 1 Aralık 1954 arasında vilâyet olma hususunun kendiliğinden gerçekleşmediği şüphesizdir.
10 İLÇE İSTENDİ
1951’de Belediyenin gösterdiği ettiği ilk istek 10 kazayı içine alan bir vilâyet olmaya yöneliyor. Bu geniş çevrede Kandıra, Karasu, Akyazı, Hendek, Düzce, Muduru, Göynük, Geyve, Osmaneli, o sırada kaza olma talebinde bulunan Sapanca bulunmaktadır. Kocaeli Valiliği’nin yaptığı incelemenin ardından Sakarya vilâyeti için Karasu, Akyazı, Hendek, Geyve ve ilerdeki Sapanca kâfi görülmüş ve 6419 sayılı kanun yeni Sakarya Vilayeti için bu kazalardan ibaret sınırı çizilmiştir. Son zamanlarda buna Kaynarca'nın da eklendiği malûmdur.



Karasu, Akyazı ve Hendek’ten
Sakarya’nın il olması için telgraf

1951 - 1954 arasında Kocaeli vilâyetine bağlı Karasu, Akyazı, Hendek Belediyeleri bir İçişleri Bakanlığı’na başvurmuşlar, bir ân evvel yeni vilâyetin oluşması ile kendilerinin de bu vilâyete bağlanmasını istemişlerdir. Karasu'dan Başvekâlete çekilen bir telgrafta "Kocaeli 10 kazayı idare edemiyor, işlerimiz ihmal edilmektedir, mesafemiz uzundur. Bir ân evvel Adapazarı'nı vilâyet merkezi olarak görmek istiyoruz" denmektedir. Akyazı, Ankara Devlet ve Hükümet Bakanlarına bir taraftan heyetler gönderirken öbür yandan şu telgrafı çekmektedir: "Kazamızın öteden beri her ihtiyacını Adapazarı’ndan karşıladığı, ağır ceza mahkemesinin de Adapazarı'nda olması bizleri İzmit'e kadar gidip gelmek külfetinden kurtarmaktadır. Bu sebeple her bakımdan vilâyete elverişli olan Adapazan'nın biran önce vilâyet haline kalbedilmesini isteriz." Keza Hendek ayni sebeplerden bahsederek yalnız 30 km. mesafedeki Adapazarı davasını destekliyor.
+++++++++++++++++++
Türkiye’nin Hindistan’ı vilayet olmalı
Dönemin Demokrat, Cumhuriyet Halk ve Millet Partileri’nin başkanları ve belediye başkanları bir bildiri yayınladı. Bildiride Kocaeli'nin 10 kazalı bir vilâyet halinde yönetilmesinin güçlüğüne dikkat çekilerek adı Sakarya olan ikinci bir ilin kurulmasının lüzumu anlatıldı. Bildiri şu şekilde kaleme alınmıştı: Nüfus kesafeti günden güne artan, bilhassa yurdumuza yeni gelen göçmen vatandaşlardan 10 bine yakın bir kısmını en kısa zamanda müstahsil ve sanatkâr hale getiren Adapazarı, bugün her bakımdan vatandaşın çeşitli hizmetlerini kaza olarak tedvire maddeten imkân bulamıyacak bir hale gelmiştir. Esasen Adapazarı kazası işgal ettiği coğrafî durumu ve idarî, cinai ve ticarî meseleleri itibariyle kazalarıyla tam bir iktisadî ve ticarî münasebet halinde olup bu kazaların İzmit Vilâyeti ile ve hattâ Düzce'nin Bolu, Osmaneli'nin Bilecik vilâyetleriyle en küçük bir münasebeti dahi kalmamıştır. Bu bakımdan Adapazarı'nda teşkil olunacak bir vilâyet bu kazaların hizmet tedvirire kelimenin tam manâsıyla idarî bir rantabiliteyi haiz olacaktır. Hakikat şudur ki Adapazarı yukarda sayılan kazalarla birlikte bir vilâyet hüviyetini fiilen ve çoktan kazanmış olduğu halde ancak hukuken bundan mahrum bulunmaktadır. Büyük bir hızla inkişaf gösteren ve bugün her bakımdan 63 vilâyetten 11. ciliği alan Adapazarı'nın pek yakın bir gelecekte 100 bin nüfuslu bir vilâyet merkezî olacağından aslâ şüphe edilemez. Memleket içinde 22 milyon liralık emtia ithal eden ve buna mukabil 29 milyon liralık ihracat yapan Adapazarı'mızı Türkiye'nin Hindistan'ı diye tavsif etmekte hiç bir mübalâğa yoktur"

İlk isteklerde on kazalı bir il düşünülmüş ise de sonradan bu sayı beşe indirilmiştir. Kocaeli Valiliği yaptığı açıklamada, “Coğrafî, iktisadî ve içtimaî münasebetleri ve nüfus vaziyeti itibariyle Adapazarı merkez olmak üzere kurulacak Sakarya Vilâyetine Kocaeli'nin Geyve, Hendek, Akyazı ve Karasu kazaları ile, daha sonra Sapanca'nın kaza olarak ilhakı muvafıktır."



Osman Erkaya’nın notları
'1950'lerden önce, şehrimiz ilkokul öğretmelerinden mahalli gazetelerde yazarlık yapan Abdullah Çelik fikir olarak gazetesine 'Sakarya adıyla Adapazarı il olmalıdır' yazdı. Keza orta okul müdürlerinden Hasan Balcıoğlu'da benzeri bir yazıyı İstanbul'da münteşir bir mecmuaya yazmıştır. 
'Fakat bu yönde teşebbüslerde bulunulmamıştır. Aradan seneler geçti, ülkemiz tek parti yönetiminden çok partili yönetime geçti, ikinci cihan savaşından sonda 1950'lerde yapılan mahalli seçimlerde, Adapazarı Belediye Meclisi ile Kocaeli İl Genel Meclisi üyeliklerine seçildim. 
'Altı arkadaşla il Genel Meclisi'nin tabii başkanı Kocaeli Valisi Adapazarı Belediye Meclisi'nce Belediye Başkanlığı'na Suavi Damalı, yardımcılığına da ben seçildim. Mecliste Sapancalı Yaşarla Divan Katibi Seçildik.
'Köylerin nahiye, nahiyelerin ilçe, ilçelerin il olabilmeleri için bir takım kanuni formalitelerin ikmali, hususi ile tabi oldukları İl Genel Meclislerinin onayı ile İçişleri Bakanlığı'na oradan da TBMM'den kanun çıkarılması iktiza etmektedir. 
'Bu nedenle ben bir takrir hazırladım. İl Genel Meclisi Başkanlığına verdim. Bir yandan da Adapazarı'nı İl Yaptırma Derneği'ni kurdum ve başkanı oldum. Başta bir takım masraflar için lüzumlu paranın temini için sair çalışmaları girdik. 
'İl Genel Meclisinde ilgili komisyonlardan geçirildikten sonda meclis umumi heyetine getirildi, gündeme alındı. Uzunca tartışmalar oldu. İzmitli arkadaşlar ayrılmak istemiyorlardı. Adapazarı ve etrafındaki Geyve, Akyazı, Hendek, Karasu ilçelerinin üyeleri Adapazarı'nı desteklediler. 
'Bu sırada, Sapanca'nın da ilçe olması için oralı olan arkadaş Yaşar Efendi tarafından şifahi teklifle istedi. Bu durum havayı daha da sertleştirdi. Bu sıralarda Kandıra Meclis Üyesi Kemal Saner'de Kaynarca'nın ilçeliğini teklif etti. Böylece karar çoğunlukla çıktı ve İçişleri Bakanlığı'na gönderildi. 
'Aradan uzun süre geçti, kanun çıkmadı. Milletvekillerine yine bir hareket yok. Bu defa Derneğimiz bir otobüsle her partiden ve partisiz hemşerilerden oluşan heyeti Ankara'ya göndermeye karar verdi. 
'Başbakan Adnan Menderes ile görüşülecektir. Ben Hareketten bir gün önce Bulvarda eski CHP'li Belediye Başkanı dostum İhsan Koçağa tesadif ettim. Teklifimi memnuniyetle kabil etti ve hep birlikte Ankara'ya gidildi. 
'Malum bunlar için para lazım, bütçeler müsait değil. Hiç adet değilken, Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Abtulkadir Güler ve Yönetim Kurulu ikinci başkanı Manifaturacı Asım Aydın, tüm grup başkanları tüccarları dolaşarak para yardımı sağlamışlardır. 
'Ankara'da heyete milletvekili Ekrem Alican, Hamdi Başak ve emeli General Milletvekili Saim Önhun katılarak Başbakan Adnan Menderes'e çıkıldı. Milletvekili Ekrem Alican durumu özetledi. Adnan Menderes gecikmenin sebebi olarak 'Uşak İlçesiyle Adıyaman İlçesi'nin il olma muameleleri biraz gecikti. Üçünü birden çıkarmak istiyorum.' dedi. 
'Kalkıldı tam bu sırada masanın öbür başında kalabalığın içinde CHP eski Belediye Başmanı İhsan Beyi gördüler ve halini hatırını sordular. İhsan Bey, 'Adnan, bu işi çık uzatma ben ölmeden göreyim.' dedi. Adnan Bey gülerek kesin söz verdiler. 
'Buna rağmen çok gecikme oldu. Bunun üzerin ikinci bir küçük heyetin gönderilmesine karar verildi. DP benim başkanlığımda, CHP'den sinemacı Hasan Erman, Tüccarlardan Millet Partili Hakkı Taşöz'den oluşan bu heyet acele Ankara'ya gitti. Ekrem Alican ile görüşülerek randevu işi Ekrem Alican'a verildi. 
'Bende arkadaşlarımla Ulusta İpek Palas Oteli'ne indim. Ben, Ekrem Alican'la telefon irtibatı kurdum, böyle istendi. Başbakan'ın ne zaman randevu bilinmemektedir. Arkadaşlar tanıdıkları dostlarına gidiyorlar, gittikleri yerin telefonunu bana bildirmekteler. İrtibatı kesmemekteyiz, Ekrem Alican her gün Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Basri Aktaş ile görüşüyor. 
'Neticeyi Alican bana bildiriyor. Bu randevu tam 9 gün devam etmiştir. Ben ise ilamsız hapis gibiyim. Artık sabrım tükendi, son gün Ekrem Alican'a 'Bu günde randevu verilmezse Adapazarı'na döneceğim. Tabiî ki arkadaşlarda dönerler. Başbakan verdiği sözden utansın.' dedim. 
'Bir saat sonda saat 17'de denildi. Başbakanlığa gittik. Milletvekillerinden bu işle ilgilenenler Ekrem Alican, Hamdi Başak, Saim Önhun haricinde diğerleri baştan beri ilgisizlerdi. Başbakan Adnan Menderes, birkaç gün içinde kanunu Meclise vereceğini kesin olarak söz verdi ve dediği gibide kanun çıktı. 
'1954'te Sakarya adı ile Adapazarı il olunca ilk Vali Nazım Üner, Emniyet Müdürü Suphi Bey, İl Jandarma Komutanı Albay Sabit Bey ve Defterdar Fahri Beydir. Ogün il olmak için mücadele ederken desteğini esirgemeyen herkesten Allah razı olsun.

İşte o unutulmaz isimler:

Başbakan Adnan Menderes, Kocaeli Milletvekilleri Ekrem Alican, Hamdi Başak, Müntaz Kavalcıoğlu. İl Genel Meclis üyeleri, DP İlçe Teşkilatı, CHP İlçe Teşkilatı, İşadamları Karasu’lu Kerim Akbaş, Geyveden Neşet Ertürk, Yaşar Bir (DP İlçe Başkanı), Ali Dilek (Kurul üyesi), Fehmi Yılmaz (İl Genel Meclis Üyesi), Süleyman Şumnulu (DP Üyesi), Avk. Mustafa Tığlı (DP Üyesi), Neşet Ertürk (Geyve İl Genel Meclisi Üyesi), Ahmet Arsan, İbrahim Kangal, Yusuf Vural, Adnan Öz (Şoförler Derneği Başkanı), Ali Dilmen (Fabrikatör), İsmail Türker (İmalatçı), Fehmi Dericioğlu (Tüccar), Asım Aydın (Tüccar), Dönemin Camileri Koruma Dernek Başkanı ve Osman Erkaya (Belediye Başkan Yardımcısı ve Adapazarı il Olma Dernek Başkanı)

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
banner3
YORUM EKLE