Sakarya, bataklık bölgesi ve ölümle karşı karşıyadır

SATSO 18. Meslek Komite Başkanı İlker Ergül, Sakarya’nın deprem gerçeği ile ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı. İşte şehrin en hassas bölgeleri… 

Sakarya, bataklık bölgesi ve ölümle karşı karşıyadır

Şevval GEÇİN'in özel haberi

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) 18. Meslek Komitesi (Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri) Meslek Komite Başkanı İlker Ergül, İzmir’de meydana gelen deprem sonrasında Sakarya için kentsel dönüşümün ve deprem öncesi alınması gereken tedbirlerin bir kez önemli olduğunu vurguladı. Sakarya’nın ovalarında bulunan 4 ve 5 katlı binaların tehlike saçtığını işaret eden Ergül, Sakarya’nın kentsel dönüşüm adı altında hiçbir önlem almadığını öne sürdü. Ergül, “1999 depreminden önceki yönetmeliğe göre yapılmış bütün binaların hepsi tehlike altında ve o binalar büyük bir depremde insanlara tabut olacak gibi gözüküyor. Kaçak yapılaşmayı bir an önce durdurmamız lazım” diye konuştu.
‘MERKEZLER RİSK ALTINDA’ 
Sıvılaşmanın en çok olacağı yer, tarım arazisi olarak kullandığımız arazilerdir’ diyen Ergül, “Tarım arazisi olarak kullandığımız alanlar riskli topraklardır. Buralar sıvılaşmaya en müsait alanlardır. Yani Karaman bölgesi, biraz yamaç bölgeler ve dağlık-tepelik bölgeler tarım arazisi olan yerler değildir. Tarım arazisi olan yerler Serdivan’ın düz kısımları, Yazlık, Adapazarı merkez, Erenler merkez, Güneşler, Adapazarı’ndaki hemen hemen tüm mahalleler, Hızırtepe ve Maltepe’yi ayrı tutuyorum, sıvılaşmaya ve deprem etkilerini büyütmeye de müsait kesimler” dedi.
SİSMİK İZOLASYONU
Japonya’da kullanılan Taban İzolasyonun (Sismik İzolasyonu) Türkiye sistemine yeni giriş yaptığını söyleyen Ergül, “Belli büyüklükteki devlet hastanelerinde ya da devlet binalarında özellikle hasar görmemesi gereken hastaneler gibi özel yapılarda, belli bir metrekare üzerindeki yapılarda uygulanmaya başlandı. Bu yeni bir teknoloji. Türkiye’ye bu teknoloji tam olarak girmedi ve küçük inşaatlarda maliyetinin biraz yüksek çıkıyor ve bu yüzden tam olarak yayılmadı ama önümüzdeki yıllarda böyle bir sisteme deprem bölgesindeki ülkelerin geçeceğini düşünüyorum. Japonya gibi Türkiye’de zaman içerisinde bu sisteme geçmek zorunda kalacak” diye konuştu.
BATAKLIK BÖLGEDEYİZ’
Sakarya’nın bataklıktan oluştuğuna dikkat çeken Ergül, “Yeni yapılarda inşaat aşamasında önlemler alındı ama mevcut yapılarda özellikle 1999 öncesi yapılmış dört, beş katlı yapılarda hemen hemen hiçbir önlem almadık. Devlet, kentsel dönüşüm ile ilgili yeteri kadar çalışma içerisine girip bir şeyler yapmadı. 1999 öncesi yüksek katlı yapılarla ilgili hiçbir önlem alınmadı, halen risk altındayız ve kurumlarda bu işe yeterince enerji harcamadılar. Herhalde iş biraz zor geldi ya da çözümü zor bir konu olduğu için bu konuya çok fazla enerji harcanmadı, harcanmıyorlar da. Sakarya, bataklık bölgesi ve ölümle karşı karşıyadır” dedi.
‘KENTSEL DÖNÜŞÜM ŞART’
Kentsel dönüşüm maliyetinden dolayı herhangi bir işlemin yapılmadığını ileri süren Ergül, “Şu ana kadar saklandık, kaçtık, bir işlem yapmadık. Sakarya, zemininin hassasiyetinden dolayı özel bir tedbir alınması lazım, sıvılaşma mevcut olduğu için binalar olası bir depremde büyük oranda can kayıplarına sebep olacak. Zararın neresinden dönersek kar. Kentsel dönüşüm hemen başlamalı. Tedbirlerimizi arttırırsak 1999 depreminde ölen 19 bin vatandaşı şimdi 9 bine düşürebiliriz. 10 bin insanın canını kurtarmış olacağız. Bu işe bir yerden başlamak gerekir” diyerek yetkililere seslendi.
‘HERKES FAYA YAKIN’
Sakarya üzerinde bulunan fay hattının depremin etkisini büyüten cinsten olduğunu dile getiren Ergül, “Sakarya ovası, faydan dolayı oluşan bir çukurdur. Dolayısıyla her bina faya aynı yakınlıkta. Biri 10 metre yakınlıkta diğeri 100 metre uzaklıktadır, bu şiddeti değiştirmez. Bu nedenle hepimiz faya yakınız, fayın dibindeyiz. İkinci bir handikabımız daha var, depremin etkisini büyüten alüvyon zeminimiz var, ani göçmelere sebebiyet veren ilave bir sıvılaşma var. Yani bizim burada depremin etkisi, başka bir şehirde bir iken biz de üçe katlanıyor. Alüvyon zemin ve sıvılaşma potansiyelinin olması, depremin dalgalarını büyütüyor ve iki ila üçe katlıyor” diyerek uyarıda bulundu.  
‘BETON KALİTESİ DEĞER KAYBETTİ’ 
Son zamanlarda beton kalitesinin ciddi bir değer kaybettiğini vurgulayan Ergül, “En önemli etken demir ve beton kalitesidir. Projelerde bir sıkıntı olmuyor fakat uygulamalarda oluyor. Beton değerlerinin son 4-5 aydan beri sağlaması gereken değerleri sağlamadığı yönünde son derece ciddi şikayetler var. Biz de bu konuyu incelemek için ticaret odasında komisyon kurduk. Beton değerlerimiz ‘emniyet katsayıları kaldırılarak betonlar üretiliyor’ diye iddialar var, onlarda inceleniyor. En önemlisi de betonda bulunan demirlerdir. Demirdeki kullanılan maddelerde çok önemli, bunların çok sıkı denetlenmesi lazım. Şu anda Sakarya’da en çok betona dikkat etmemiz gerekiyor” diye konuştu.
‘YASAL DÜZENLEME GETİRİLMELİ’
Mühendislik mesleği için yasal düzenlemeler getirilmesi gerektiğini vurgulayan Ergül, “Mühendislik ile ilgili de sıkıntılarımız var. Mühendislik için yasa gelmesi lazım, uzmanlaşması lazım. O kadar çok inşaat mühendisi var ki, yetişen mühendis arkadaşların yetkinliği ve donanımı biraz eksik kalıyor. Yeni mezun arkadaşlarımızın her türlü imza atmaya her türlü iş yapmaya yetkisi bulunuyor fakat o bilgi birikimi veya tecrübesi kendisinde yok. Çelik, karayolu, baraj ve köprü üzerine uzmanlaşacak eğitimler alınmalı. Deprem komisyonunda bizim milletvekilimiz bulunuyor kendilerine bu konu hakkında görüşmelerimizi ileteceğiz. Şu anda mühendislikte ve müteahhitlikte de uzmanlığın yetersiz kaldığını düşünüyorum. Yasal düzenlemelere ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.
 

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 09 Kasım 2020, 22:22
banner3
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ayhan Sarıca
Ayhan Sarıca - 3 hafta Önce

Adapazarı merkez öncelikle resmi devlet binaları olmak üzere , ardından yuksek yapıların takip edeceği şekilde YENİKENT e taşınmalı.
Kentsel dönüşüm değil, Kentsel TAŞINMA gerçekleşmeli.
kazık temel gibi oldukça pahalı olan çözümler uygulanmadıkça SIVILAŞMA nın zararlarından kurtulmanız çok zordur. ,
bu nedenle ACİLEN Yenikentin 7 mahalledinin tamamı imar a açılmalı , imkanlar ölçüsünde taşınma başlatılmalıdır.
Gerisi sadece makyaj dan öte ye gitmeyecek çözümlerdir.
Güçlendirme yapılması sanıldığı gibi başarılı sonuçlar vermemektedir.
Saygılar

Sema tınaz
Sema tınaz - 3 hafta Önce

Evet çok canlar yandı artık yanmasın

SIRADAKİ HABER