"Sakarya'da deprem güvenliği yok"

İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şube Başkanı Hüsnü Gürpınar, deprem tehlikesi altında bulunan kentlerde gerek konut nitelikli yapılar gerekse kamu yapılarla birlikte endüstri tesislerin büyük oranda deprem güvenliklerinin olmadığını ileri sürdü 

"Sakarya'da deprem güvenliği yok"

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şube Başkanı Hüsnü Gürpınar, 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin 21’inci yıldönümünde depreme karşı kamuoyunu bilgilendirmek adına açıklama yaptı Sakarya’da da 25 bin 543 konut ve işyerinin ağır hasarlı olarak yıkıldığını vurgulayan Gürpınar, “19 bin 841 konutumuz orta hasar alarak kullanılamaz hale geldi. 3 bin 891 vatandaşımız canını kaybetti. 99 depreminden bu yana 21 yıl geçti. Ülkemizde birçok deprem yine yaşandı.  İstanbul başta olmak üzere ülkemizin farklı yerlerinde yeni ve yıkıcı depremlerin olacağını biliyoruz. İnşaat Mühendisleri Odası olarak deprem gerçeğini unutmadık, unutmayacağız” dedi. 

“SADECE CAN KAYIPLARI ORTAYA ÇIKMAZ”
“Depremler sadece can kayıpları ortaya çıkarmaz” diyen Gürpınar, “Meydana geldikleri bölgenin altyapısını ve ekonomik düzenini bozmakla kalmayıp oldukça ciddi sorunlar da yaratır. Bulaşıcı ve salgın hastalıklar, yaralanma, psikolojik sorunlar, sakat kalma, pazar kaybı, üretim ve gelir kaybı, enflasyon, acil yardım harcamaları, işsizlik ve planlanan yatırımların gecikmesi, çevrenin bozulması ve çevre sorunları gibi önemli sonuçlar doğurmaktadır. 17.Ağustos.1999 Depremi bu sonuçların tümünü ortaya çıkaran bir deprem olarak kayıtlara girmiştir. Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın (KAF) Marmara Denizi içerisinde bulunan önemlice bir kısmı sürekli olarak enerji biriktirdiği için İstanbul başta olmak üzere ilimiz Sakarya’nın da içinde bulunduğu Tekirdağ, Çanakkale, Kocaeli, Yalova, Bursa, Balıkesir gibi çevre iller sürekli olarak deprem tehlikesi altında bulunmaktadırlar” diye konuştu. 

“HER AN DEPREM İLE KARŞI KARŞIYAYIZ”    
Gürpınar, “17 Ağustos 1999 tarihinden bu yana 21 yıl geçmesine rağmen, her an deprem tehlikesi ile karşı karşıya olan ülkemizde, kısa süreli ve acil olan bazı önlemlerin bile alınmadığı, para uğruna var olan risklere yeni risklerin eklendiği görülmektedir. Üzülerek söylemek gerekir ki; deprem güvenliği bakımından 1999 yılından daha iyi durumda değiliz. Birçok kentimizin "1 bölü 100 bin ölçekli İl Çevre Düzeni Planı" yoktur. Olsa bile bu planlar günübirlik kararlarla bozulmakta, yapılmaması gereken yerlere uygun olmayan, kent yaşamını sıkıntıya sokacak yapılar yapılmaktadır. Yerel yönetimlerin uygun görmediği kararları çoğu kez merkezi yönetim olumlu bularak karar vermekte ve giderek kentlerin plan bütünlüğü bozulmaktadır” şeklinde konuştu. 

“BÜYÜK ORANDA GÜVENLİK YOK”
Deprem tehlikesi altında bulunan kentlerde gerek konut nitelikli yapılar gerekse kamu yapılarla birlikte endüstri tesislerin büyük oranda deprem güvenliklerinin olmadığını ileri süren Gürpınar, “Özellikle 1999 yılından önce üretilmiş olan yapılar halen varlıklarını sürdürüyorlar. Bu yapıların yıkılıp yeniden yapılmaları veya önemlice bir kısmının güçlendirilmiş olmaları gerekirdi. Var olan yapı stokunun deprem riski giderilememiş, "yara sarma" anlayışıyla günün kurtarılmasına çalışılmıştır. Konut nitelikli yapılarımızın yanında okullarımız, hastanelerimiz, endüstri tesislerimiz ve diğer kamu yapılarımız çok büyük oranda güvensizdir. Apartmanların altında bulunan birçok işyerinin güvenli olmadıklarını ve yaşanacak bir deprem de büyük sorunlarla karşı karşıya kalacaklarını bilmek insanı rahatsız ediyor. Bu yapıların güvenli olmadıkları açıklıkla söylenebilir” dedi. 

“TEMEL SORUN YARA SARMAK DEĞİL”
Temel sorunun yara sarmak olmadığını, insanları yıkacak yapıların altında bırakmamak olduğunu vurgulayan Gürpınar, “Yoksa yıkılan yapıların altında kalan insanlara ulaşarak onları kurtarmanın kolay olmadığını, hatta mümkün olmadığını unutmamak gerekir. 17 Ağustos 1999 ve 2011 Van Depremlerinden bile hiçbir dersin çıkarılmadığı, siyasetin bilimin önünde olduğu görülmüş, halkımızın can ve mal güvenliği tehlikeye atılmıştır. Depreme karşı kentlerimizi ve binalarımızı hazır hale getirmek iddiasıyla başlatılan kentsel dönüşüm projelerinin bu amaca ne kadar hizmet ettiği tartışmalı olmakla birlikte, kamu binalarının akıbeti ise belirsizliğini korumaktadır. Bütünlüklü bir planlama yerine parçacı bir anlayışla yapılar yıkılıp yeniden yapılmakta, kentlerin teknik ve sosyal altyapı sorunları daha da artmaktadır. Kentsel dönüşüm; sosyal adalet, sosyal gelişim, sosyal bütünleşme, tarihi ve kültürel mirasın korunması, zarar azaltma ve risk yönetimi ile birlikte kapsamlı ve bütünleşik bir şekilde ele alınarak yapılmak zorundadır” ifadelerini kullandı. 

“ZAMAN ZAMAN DOĞRULARDA YAPILDI”
17 Ağustos’tan bugüne kadar geçen 21 yıl içinde zaman zaman doğru çalışmalarında yapıldığını söyleyen Gürpınar, “Fakat yapılmış olan bu çalışmalar ya uygulama alanı bulmamış veya bir süre uygulanarak daha sonra ortadan kaldırılmıştır. Yaşamış olduğumuz orta büyüklükteki bir depremde bile yapıların yıkılması yapı stokumuzun büyük bir riskle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Her afetten sonra sık sık yapılan "yara sarma" anlayışından kurtulup; bilimin, tekniğin ve aklın gerektirdiği işleri yapmak gerekir. Bunun için "risk yönetimini" hayata geçirmek zorunludur. Depremin bir doğa olayı olduğu kabul edilmeli ancak denetimsizliğin neden olduğu olumsuzlukları "kader" gibi değerlendiren yaklaşımlar terk edilmelidir” dedi. Serkan Ok

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ayhan Sarıca
Ayhan Sarıca - 1 ay Önce

Adapazarında bulunan tüm resmi kurumlar, Mümkünse insanların yoğun halde olduğu kurum ve kuruluşlar, Tıpkı Valilik ve Adalet sarayında olduğu gibi bir an evvel Yenikent'te uygun noktalara taşınmalıdır.
Deprem bugün yarın gelecek, ne adar hızlı olursa o kadar az can kaybı olur.
Yenikent e baglı 7 adet mahalle nin hemen imar çalışmaları tamamlanmalı, planlı bir şekilde bu bölgede yapılanmaya gidilmeli, Bir çeşit nüfus transferi gerçekleşmelidir. En sağlam bölge Yenikent... Şehri serdivan a doğru büyütmek, deprem açısından doğru değil.
1999 u unutmamalı.
Saygılarımla

Takipci halk
Takipci halk - 1 ay Önce

Yeni yapılan binalar tıngır tıngır yazık olacak canlara diyorum çok üzülüyorum kim denetliyor mantar gibi evler fiyatlar desen uçuk fiyatlar

SIRADAKİ HABER