Sakarya'da hastanelere bir senede 11 milyon başvuru!

Sakarya İl Sağlık Müdürü Aziz Öğütlü, Sakarya'da doktora gitme oranının Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğunu belirtirken, "Geçen sene hastanelerde 11 Milyon, aile hekimlerinde ise 4 milyon poliklinik yapıldı" dedi.

Sakarya'da hastanelere bir senede 11 milyon başvuru!

Mustafa Kaya: İl Sağlık Müdürü Aziz Öğütlü’yle Sakarya’nın sağlığını konuştuk. Muhabirimiz Azim Çelik ile birlikte gerçekleştirdiğimiz söyleşimizde Öğütlü, Sakarya'nın sağlığıyla ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu. Keyifli okumalar…

İl Sağlık Müdürü Aziz Öğütlü, SEAH’ta karaciğer ve böbrek naklinin ardından gelecek yıl kemik iliği naklinin de başlayacağını belirterek, “5 yoğun bakım yatağı yaptık. Eğitimde olan hematologlarımız var. En geç 2020 yılının ilk 6 ayında başlarız” dedi.

-Sakarya’daki yatak sayımız nedir? Doluluk oranları hakkında da bilgi verir misiniz?

1625 kamu yatağımız ve 218 de özel yatağımız var. Baktığımız zaman yatak sayısında Türkiye ortalamasının altındayız. Bunun için tüm hastanelerimizi yeniledik. En son Pamukova ve Ferizli kaldı. Toyota Hastanesi’ni de inove ediyoruz ve yanına ek buna yapıyoruz. Böylece tüm hastanelerimiz yenilenmiş oluyor. Bu nispeten bir düzeltme sağlamasına rağmen çok daha iyi seviyeye gelmek için bin yataklı hastaneye başvurduk. Bununla ilgili çalışmalarımız sürüyor. Bunların hepsi bittiğinde önümüzdeki 25-30 yıl yatak sıkıntımız olmayacak.

-İlimizdeki doktor ve sağlık personeli açığımız nedir? Hangi branşlarda daha çok hekime ihtiyaç duyuyoruz.

Aile hekimi ve pratisyen hekim anlamında iyiyiz. Uzman hekim olarak baktığımız zaman ise personel dağıtım cetveline göre yüzde 76 oranında doluluğumuz var. Bu yüzde 76 oranı da Türkiye ortalamasının üzerinde. Doktor sayısı olarak da fena durumda değiliz. Bu Türkiye ortalamasına baktığımızda böyle görünüyor ama hastalara sorduğumuzda, ‘Bu dal neden yok’ diye sorabiliyorlar. Türkiye’de pek çok ilde olmayan dalların ilimizde olduğunu görüyoruz. Biz özellikli hizmet ve yan dal uzmanlığında iyi durumdayız. Çocuk Psikiyatristinde ara ara sıkıntımız oluyor. Devamlı bir sıkıntımız yok. Yan dal uzmanlarımız mecburi hizmete geliyorlar. Hizmetleri bitince kalma ihtimalleri de var, gitme ihtimalleri de var. Onlar gidecek diye istek yapamıyorsunuz. Gidip kadro boşaldıktan sonra istek yapabiliyorsunuz. O bir boşluk oluyor ve arada biraz sıkıntı çekebiliyoruz. İki çocuk psikiyatristimiz var. Bir hekim daha geliyor. Genel anlamda çocuk cerrahisinde sıkıntımız var. Bir yardımcı doçentimiz var. Bir doktorumuz da süt izninde. Süt izninde olan doktora nöbet tutturamıyorsunuz. Bir doktora da bir ay boyunca icap yazamıyorsunuz. 15 gün gece çocuk cerrahımız oluyor,15 gün olmuyor. Büyük cerrahi uzmanlarında ağır olmayan vakalarla ilgilenmeleri için ricada bulunuyoruz. Ağır durumlarda da sevk etmek zorunda kalıyoruz. Bakanlıktan çocuk cerrahi uzmanı için uğraşıyoruz. Eğer gelirse çocuk cerrahisi alanında hiçbir sıkıntımız kalmamış olacak.

-Doktorların Sakarya’yı tercih etmediği yönünde bir algı var?

Tercih etmiyor kelimesi çok doğru değil. Yüzde 76 doktor doluluğu olan bir iliz. Bu bize Sakarya’nın gerçekten tercih edildiğini gösteriyor. Yoğunluk var mı var. Yoğunluk merkezde var. 10 tane ilçe hastanemizde yoğunluk yok. Yoğunluk Eğitim ve Araştırma Hastanemizde var. Bir kısım doktorlar ısrarla SEAH’ı istiyor kariyer yapmak için. Bir kısmı da yoğunluğu görünce SEAH’ı istemiyor. Genel anlamda Sakarya’ya baktığımızda istiyorlar mı istiyorlar.

-Bin yataklı hastanede ne durumdayız? Siz Sağlık Bakanı olsaydınız yine aynı yerde yapılmasını mı isterdiniz.

Biz bürokratlar, siyasi irade ve o dönemin bürokratları yapılması istenen 5-6 yeri bakanlığa sunduk. Bakanlık bunlarla ilgili teknik elemanlarını gönderdi ve rapor olarak sundular. Sonuç itibariyle hafriyat, zeminin sağlamlığı, ulaşım ve yoğunluk gibi kriterler var. Bunlar değerlendirildikten sonra bakanlık karar veriyor. Yerlerin hepsine katsayı veriliyor. Hangi yerin katsayısı yüksekse ona göre yer belirliyor. Biz buranın bürokratları olarak bunları sunduk. Bakanlık da geldi ve inceledi. En uygun yerin de Korucuk’un altındaki 2 bin dönümlük ormanın içinde 400 dönümlük bir yer olduğuna karar verdiler.

-Bin yataklı hastanenin ne zaman biteceğiyle ilgili bir tarih vermeniz mümkün olur mu?

Şu çok net. Sayın bakanımız buraya geldiğinde hem daha sonraki açıklamalarında Sakarya’ya ön plana aldıklarını ifade etti. Belki şu anda bekleyen 20-30 tane şehir hastanesi var. İlk 3 il arasında da Sakarya var.

DOĞUMEVİ İNŞAATI BİTİYOR

-Doğumevi inşaatında ne durumdayız?

Şu anda gerçekten en sevdiğimiz yer orası. Doğumevi bitmek üzere. Artık bitmeye yakın olduğu için zevkle de gidiyoruz. Haftada bir iki gün orayı ziyaret ediyoruz. Şimdi orada elektrik prizleri takılıyor. Çok da güzel gidiyor inşaat. Bu yıl sonuna doğru bitecek. Tefrişat için de biz bakanlık nezninde tüm çalışmaları yaptık. Eski hastaneden taşınacak olanların listesini yaptık. Olmayanlar için de alımları yapıyoruz. Önümüzdeki iki üç ay içerisinde taşınacağız gibi duruyor.

BİNA İÇİN RAPOR ALACAĞIZ 

-Merkezdeki Doğumevi’nin semt polikliniği olacağı ifade ediliyor.

Biz karar verici anlamında tek kişi değiliz. Diğer yönetici arkadaşlarımızla beraber bir karar almak zorundayız. Bunun için önce üniversiteden rapor alacağız. Sağlam mı ne kadar sağlam? Zemininde ve binada bir problem var mı diye? Çünkü ortadaki bina 1945 yılında yapılmış bir bina. 74 yıllık bir bina. Özellikle altta kirli bir su toplanması oluyor. İlaçlaya ilaçlaya oradan gelen haşeratları önleyemiyoruz. Artık bina ömrünü yitirmiş. Etrafında kazılar yaptık düzeltmek için ama bir türlü olmadı. Olmadıysa da olmuyor. Muhtemelen ortadaki binayı yıkacağız. Onun için de üniversiteden rapor bekliyoruz. Ortadaki poliklinik binası depremden sonra yapıldı ve sapasağlam. Hiçbir sıkıntı yok devam eder. Arkadaki kadın doğum bölümünden de depremden sonra hiçbir sıkıntı olmamasına rağmen sırf psikolojik faktörlerden ötürü üstten kat alında ve şu anda sapasağlam. O iki binayı kullanacağız. Mavi binadan 100-120 yatak da çıkıyor zaten. Orayı belki ameliyatlı bir bölüm olmasa bile yataklı bir bölüm olarak kullanmayı düşünüyoruz.

KEMİK İLİĞİ NAKLİ

-Organ nakilleri ilimizde başladı. Sırada hangi organ nakli var?

En zor nakiller akciğer ve kalp nakli. Bunlar için çok özelleşmiş hastaneler gerekli. Bizim için o aşamada biraz daha yol var. Ama en çok il dışına böbrek nakli için hastalarımız çıkıyordu. Biz böbrek nakli işini çok iyi hallettik. 26 böbrek nakli oldu. İnsanların bilinçlenmesi gerekiyor. Organ bağışında farkındalık oluşturarak duyarlılığı arttırmamız lazım. Nakil konusunda önceliğimiz böbrekti. İkincisi kemik iliği nakli. 5 yoğun bakım yatağı yaptık. Eğitimde olan hematologlarımız var. Kemik iliği nakline de en geç 2020 yılının ilk 6 ayında başlarız diye düşünüyorum. 

İl Sağlık Müdürü Aziz Öğütlü, Sakaryalıların doktora gitme oranının 10.9 olduğunu belirterek, “Geçen sene 11 milyon poliklinik yapmışız. Aile hekimleri de 4 milyonun üzerinde poliklinik yapmış. Sakarya’da doktora gitme oranı biraz fazla” dedi

-Toyota Hastanesi’nde son durum nedir? Toyota Hastanesi tamamlanınca mevcut binayı nasıl kullanacaksınız.

Toyota Hastanesi’nin normalde bitmiş olması lazımdı. Biz geçen yıl Nisan ayında taşınacaktık. Elimizden olmayan durumlar oldu. Müteahhit iflas etti. İflas ettiğinde de hemen işi bırakma gibi durum söz konusu olmuyor. Yasal süreye kadar beklemek zorundasınız. Daha sonra da tasfiyeye başvurdu. Yine o süreyi bekledik. Tasfiye oldu. Yasaklı olmadan işi bırakma hakkına sahip oldu. Şu anda müteahhitle oturduk, anlaştık ve işimiz bitti. Bundan sonraki işlerimizi ikmal ihalesiyle yapacağız. Bunu çok hızlı yapıyoruz. Bu Toyota-Sa Hastanesini Sabancı Vakfı da destekliyor. Zaten ilk ihalede de desteklemişti. Geldiler bizi ziyaret ettiler. Desteklerini sürdürüyorlar. Bir ay içinde ihaleye çıkarız. 2020’nin ilk 6-7 ayında da tamamlanır diye düşünüyorum. Mevcut binayı SEAH olarak kullanıyorduk. Orası 50 yataklı bir hastane ve hala da duruyor. Çok da sağlam bina. Toyota Hastanesi’nin yüzde 20’si tamamlandı.

‘SEAH Yoğunluğunu

azaltmak istiyoruz’

-Yenikent Devlet Hastanesi SEAH’a bağlanacaktı ama bağlanmadı?

Bizim amacımız SEAH’taki yoğunluğu azaltmak. Ben hemen hemen her akşam uğruyorum. Her sabah da sevk önleme komisyonumuz toplanıyor sabah 08.00’de. Eğer ben o komisyonda hiçbir hastayı il dışına sevk etmemişsem o sabah bizim için bayram oluyor. Öncelikle palyatif bakım yatağımızı arttırdık. 30 taneydi biz bunu 58’e çıkardık. Özellikle yoğun bakımda uzun süre yatacak, kanserde son döneme gelmiş ya da çok ağrılı hastaları palyatif bakıma yatırıyoruz. Yoğun bakım nedir biliyor musunuz? Allah korusun bir trafik kazası oldu. 20-25 yaşlarında bir hasta beyin kanaması geçiriyor. O hastayı yoğun bakıma alıp tedavisini yapıp stabil hale geldikten sonra ameliyatını yapıp tekrar yoğun bakımda sağlığına kavuşturursanız bu yoğun bakımdır.

HASTA BAKIMCILIĞI

Ama 90 yaşında son dönemine gelmiş bir hastayı aylarca orada yatırıp da hiçbir sonuç beklentisi olmayan hastayı yatırıp sonra da ‘Başınız sağolsun’ diyerek yakınlarına haber vermek yoğun bakımcılık değildir. Milletimizde artık hiç kimse hastasını kendi evinde vefat ettirmek istemiyor. Böyle bir şey yok. Viyana’da Avrupa’nın en büyük hastanesini gezdik. Bizdeki gibi hasta yatmıyor. Onların hepsi evde. Sadece hayat kalitesini bozmamak için ağrıları kesiliyor. Bizim Müslüman olarak normalde imanımıza göre ölüm haktır. Ama son dönemde herkes, ‘Ama nasıl ölür’ kelimesini söylüyor. Dolayısıyla yoğun bakımı bu şekilde kullanmamak için elimizden geleni yapıyoruz. Yoğun bakım yatağı az ya da çoktan ziyade yoğun bakıma gerçek yoğun bakım hastasını yatırmamız lazım. Palyatif bakımı ve evde bakım hizmetlerini çok iyi kullanmamız gerekiyor. Evde bakımda çok iyiyiz. Türkiye ortalamasının üzerindeyiz.

YENİKENT VE HENDEK

Yara bakımı, diş tedavisi ve fizik tedavi de yapıyoruz. Evdeki hastaların tüm sağlık hizmetlerini karşılıyoruz. Bunları artık yoğun bakıma yatırmamıza gerekiyor. Yoğun bakım sayımız çok az değil. O eksikliği gidermek için de çalışıyoruz. Biz bunları azaltmak için çözüm aradık. Baktık SEAH çok dolu. Acil çok yoğun hastayı yukarısı çok yoğun olduğu için deşarj edemiyoruz. Yatak doluluk oranları düşük olan hastaneleri Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne entegre etmeye karar verdik. Bunu sadece Yenikent olarak değil Hendek için de düşündük. Orası boşken ben niye hastalara eziyet edeyim. Orada boş yatak varken ben neden kullanmayım onları. Bu amaçla düşüncelerimiz oldu. Fakat daha sonra 112 ile taşıma usulü ortak karar alındı. Yenikent’in yüzde 54 olan yatak doluluk oranı yüzde 80’e çıktı. Dünyada en fazla yoğun bakım yatağı Türkiye’de var. Yoğun bakımın bu kadar olması gerekmiyor. Türkiye ortalamasına baktığımızda çok az eksiğimiz var. Koroner yoğun bakıma 7 tane yatak ekledik ve 33’e çıkardık. 11 tane 3’üncü basamak ve 8 de ikinci basamak yoğun bakım yatağı bitmek üzere. Birkaç haftaya açılışını yapacağız. İnşaatı bitti. Personel ve malzemelerini ayarlamaya çalışıyoruz. Bu sene 26 yoğun bakım yatağı açıyoruz. Bazı illerin yoğun bakım yatağı kadar biz yatak açıyoruz. Bu bizi rahatlatıyor. Yoğun bakımın şöyle bir mantığı var. Sizin yatak sayınız boşaldı mı hemen başka iller bunu görüyor. Düzce, Bolu, Bartın gibi iller. Biz yoğun bakımımız azaldığında başka iller bunu görüyor. Biz geçen sene bin 100’ün üzerinde hastayı il dışına sevk ettik. Bize de binin üzerinde hasta geldi. Normalde bize il dışından sevk almazsak bizim yataklarımız bize yeter. Yoğun bakımın boş kalma şansı yok. Çok merkezi bir yerdeyiz.. Şiddete meyilli de bir mahaldeyiz. Silahlı ve bıçaklı yaralamalarımız fazla oluyor. Buna baktığımızda yoğun bakım yatağına ihtiyacımız oluyor. Üçüncüsü de eskiden bizde böbrek ve karaciğer nakilleri de yoktu. Hematoloji onkoloji hastaları eskiden şehir dışına gidiyordu. Şimdi bu hastalar bizde olduğu için yatak ihtiyacımız da arttı. İl dışından gelenler, özellikli hizmetlerin artması, merkezi bir yerde olmamız. Biz hinterlanda baktığımızda biz 1.5 milyona hitap ediyoruz. Karabük ve Bartın’dan da bize hasta geliyor. 7 onkoloji doktoru başka ilde yok. 3 tane Hematoloji doktorumuz var. İnşallah yakında kemik iliği merkezini de açacağız yakında. Bizim il dışına giden hastamız olmayacak.

‘Yurtdışında bu

kadar başvuru yok’

-Özellikle SEAH’ın acil servisi çok yoğun. Acil servise başvuranların kaçı gerçekten acil hastası?

Yurtdışında bu kadar acile başvuru yok. Ülkemizde acil servise gerçek acillerin gelmediği konusunda herkes hemfikir. Sokağa çıkın ve vatandaşa bunu sorun. Onlarda aynı şeyi söylüyor. Bir alışkanlık var ve bu alışkanlıktan vazgeçmek kolay değil. Sağlıkta bir kişi hastaneye geldikten sonra geri dön diyemezsiniz. Biz tüm hastaları almak zorundayız. Biz SEAH’ın tüm kampüslerinde toplam 2 bin 400 hasta bakıyoruz acilde. Türkiye çapında da çok yüksek. İnanın başvuran hastaların yüzde 60 ve 70’i acil servis hastası değil. Grip sezonunda gripler, ishal sezonunda ishaller geliyor. Yazın Karasu’ya bakın orada da yanıklar başvuruyor. Tüm hastalara bakmak zorundasınız. Bu kişilere gündüz polikliniğe gel diyemezsiniz. Aile hekimine git diyemezsiniz. Polikliniklerimizin iki haftalık randevuları dolu. Mecburen aradan hasta bakıyoruz. Bizim Sakaryalının doktora gitme oranı 10.9. Biz geçen sene 11 milyon poliklinik yapmışız. Bu da Türkiye polikliniğinin üzerinde. Aile hekimlerine de çok başvuru var. Onlara baktığımızda aile hekimleri de 4 milyonun üzerinde poliklinik yapmış. O da Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Bizim aile hekimlerimiz çok iyi çalışıyor. Sakarya’da doktora gitme oranı biraz fazla. Sakaryalı doktora kolay ulaşıyorlar.

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 26 Kasım 2019, 15:55
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner7

banner6