Sakaryalı kadınların ‘cinayetleri engelleyin’ isyanı

 Kadın hareketi ‘Mor Dayanışma’nın Sakarya’daki gönüllüleri, Pınar Gültekin’in Cemal Metin Avcı adındaki kişi tarafından katledilmesi sebebiyle basın açıklaması düzenleyerek “Cinayetleri engelleyin” diye isyan etti 

Sakaryalı kadınların ‘cinayetleri engelleyin’ isyanı

sakaryayenihaber.com – Şevval GEÇİN/Serkan OK’un haberi 
5 gündür kayıp olarak aranan Pınar Gültekin isimli genç kadının, yaşadığı Muğla’da Cemal Metin Avcı adlı bir iş adamı tarafından vahşice katledildiği ortaya çıktı. 
Son yıllarda giderek artan kadın cinayetlerine bir yenisi daha eklenirken, kadınların isyanı ülke geneline yayıldı. 
Türkiye’deki kadın hareketinin temsilcisi olan sivil toplum kuruluşlarının çatısı ‘Mor Dayanışma’nın Sakarya’daki gönüllüleri de Adapazarı Atatürk Bulvarı’nda bir basın açıklaması düzenledi. 
81 ilde aynı anda başlayan açıklamada, ülkemizin kanayan yarası olan kadın cinayetlerinin engellenmesi çağrısı yapıldı. 


O AÇIKLAMANIN TAMAMI: 
BASINA VE KAMUOYUNA
Bugün 5 gündür kayıp olan Pınar Gültekin'in Cemal Metin Avcı tarafından katledildiği haberini aldık. Bizler haberlerde katillerin isimlerini yazmaktan kaçınan zihniyeti kabul etmiyoruz. Tekrarlıyoruz Pınarı katleden şahıs Muğla’ da “Cüce" isimli mekanın sahibi olan Cemal Metin Avcıdır. Her gün bir başka kadınının katledildiği haberini alıyoruz. Bizlerden öldürülmememiz, erkek şiddetine maruz bırakılması için yasaların işletilmesi sözü yerine  yaşamamamız isteniyor. Nerede olduğumuz, ne giydiğimiz, ne içtiğimiz uygulanan şiddetten daha önemli hale getirerek failleri aklayamazsınız. Biz kadınlar eril zihniyetin üzerimizde yaratmaya çalıştığı baskılar, kısıtlamalarla erkek şiddetinden korunmayı değil yaşamın ta kendisiyiz diyerek erkek şiddetini önleyen, müdahale eden  İstanbul  sözleşmesi  yaşatır diyoruz. AKP hükümetinin kadınlara aileyi parçalama, erkekleri potansiyel suçlu gösterme, hatta İstanbul sözleşmesinde LGBTİ+ bireylerden söz edilmemesine rağmen eşcinselliğe özendirme savlarıyla İstanbul Sözleşmesi'ni iptal etmeye çalışması ve yıllardır sözleşmeyi uygulamama konusundaki tavrının sonucudur memleketteki kadın kırımı.
Pınar Gültekin'i katleden Cemal Metin Avcı’nın “ onu çok sevmiştim, öldürme niyetim yoktu, kıskançlık krizine girdim, yakalanacağımı bilmiyordum" sözleri de sosyal medyada “Bazı evine gelmeyi kabul ediyorsa ne olduğu apaçık bellidir" sözleri de bizlere İstanbul Sözleşmesi’ni  ve 6284’ü iptal etmeye çalışan eril zihniyet ile iyi hal indirimi alan, af yasası ile çıkan, “namus" algısı yaratıp cezai indirim alan failleri hatırlatıyor. Eril zihniyetin o kırılgan erkekliğinin nasıl sonuçlandığını ve erkek yargının failleri nasıl desteklediğini kanıtlıyor. Istanbul sözleşmesi, 6284 sayılı kanun gereğince şiddeti önleme, şiddetle mücadele etme devletin kurumları tarafından güvence altına alınması gerekirken, bir kadının kaybedilişinin, katledilişinin ancak alternatif medya aracılığıyla öğrenilmesi, takip edilmesi ve faillerin ancak kitlesel eylemlerin sonucunda oluşan kitlesel basınçla yargılanabilmesi kabul edilemez. Erkek şiddetinin bu denli aleni bir hal almasında erkek yargı, erkek devlet ve tüm kurumları fail kadar suçludur. Kadın cinayetlerinin faili İstanbul Sözleşmesi’nin iptalini isteyenlerdir. Kadın cinayetlerinin faili erkek yargıdır. Kadın cinayetlerinin faili patriyarkadır. Pınar Gültekin'in faili patriyarkadan, erkek yargıdan güç alarak hareket eden, yakalanacağımı bilmiyordum diyen CEMAL METİN AVCI'dır.
İstanbul Sözleşmesi diyor ki, eğer şiddeti önleyemediyseniz, o zaman şiddete maruz bırakılanı koruyacak mekanizmalar geliştirin. Yani, bir kadın karakola gelip şiddete maruz bırakıldığını söylediyse, onu şiddet failinin yanına geri göndermeyin, kaldığı sığınma evinin adresini şiddet failine vermeyin, yeterli sayıda güvenli sığınma evleri, tecavüz kriz merkezleri açın.
İstanbul Sözleşmesi diyor ki, kovuşturma sürecini etkin yürütün. Yani şiddet failine takım elbise giydi diye iyi hal indirimi vermeyin, haksız tahrik indirimleri vermeyin, konuyla bağlantısı olmayan kadının özel yaşımına dair bilgileri mahkemenin konusu yapmayın, failleri aklamayın, “bir kereden bir şey olmaz” demeyin.
İstanbul Sözleşmesi diyor ki, politika geliştirin, ulusal ve uluslararası düzeydeki tüm kurumlarla koordinasyon kurun. 
Öyleyse soruyoruz, bu maddelerden hangisi İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırmak için gerekçe olabilir? Hiçbiri! İstanbul Sözleşmesini kaldırmaya çalışmak, uygulamamak biz kadınların hayatlarını ellerinden alıyor. Bugün Pınar için ve katledilen bütün kadınlar için buradayız. Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok, tüm kadınlar özgürlüğe varmadan isyanımız dinmeyecek! Buradan sesleniyoruz. Istanbul sözleşmesi yaşatır. Bizler istanbul sözleşmesinin, 6284 sayılı kanunun kaldırılmasına izin vermeyeceğiz. Eril söylemlerle  sözleşmenin gereğini yapmayan kolluk kuvvetlerine, erkek yargıya, patriyarkaya, Cemal Metin Avcı’ya hep birlikte Pınar Gültekin’in ve tüm kadınların katledilişinin hesabını soracağız. Bu memleketin kadın mezarlığına çevrilmesine izin vermeyeceğiz.


 

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 22 Temmuz 2020, 21:17
banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER