Salgını Sakarya’da geçirdiler

Tüm dünyayı etkisi altına alan salgınla beraber Sakarya’da eğitim gören uluslararası öğrenciler ülkelerine dönemedi. Yedirenk Uluslararası Öğrenci Derneği de bu zorlu süreçte öğrencileri yalnız bırakmayarak her türlü yardımcı oldu.

Salgını Sakarya’da geçirdiler

A’DAN Z’YE İLGİLENİYORUZ

Derneklerinin Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu UDEF’e bağlı olduğunu söyleyen Gabriel, “Dernek olarak uluslararası öğrencilerle tabiri caizse A’dan Z’ye kadar ilgileniyoruz. Derneğe üye olan öğrencilerle buraya gelmeden önce kendi ülkelerinden gelene kadar ilgileniyoruz. Mezun olup ülkesine dönmüş olanlar vesilesiyle Sakarya’yı ve Sakarya Üniversitesi’ni tercih etmiş öğrencilerimiz var. Havaalanında onları karşılıyoruz, üniversite kaydına ve yurt yerleştirmesine kadar ilgileniyoruz. Yeni derneğimize katılmış öğrenciler için tanışma toplantıları düzenliyoruz. Üniversite’ye ve şehre alışmaları için oryantasyonlar düzenliyoruz” ifadelerini kullandı. Dernekte her ülkenin bir temsilcisi olduğunu ifade eden Gabriel, “Öğrencilerimiz böylece isteklerini ve sorunlarını kendi dilleriyle kolayca bize aktarabiliyorlar. Biz de çözüm üretiyoruz. Her sene üyeliğimiz artıyor aktif ve aktif olmayan öğrenci sayımız Sakarya’da bin 500 kişi. Hedefimiz Sakarya’daki tüm uluslararası öğrencilere ulaşmak” şeklinde konuştu.

‘MADDİ DESTEK SAĞLADIK’

Salgın dönemini Sakarya’da geçiren pek çok uluslararası öğrenci olduğunu dile getiren Gabriel, “Salgında memleketine dönebilme imkânı olanlar memleketine döndü. Diğer maddi durumu imkân vermeyen öğrenciler ise Sakarya’da kaldılar. Salgın herkes için zor bir süreç. Gurbette olan öğrenciler daha da zorluk çekiyor, bunun farkındayız. 18 yaşında olan öğrencilerimiz de var, salgın sürecinde yasaklar olduğu zaman evlerinden çıkamadılar. Dernek olarak onların ihtiyaçlarını karşıladık. Aynı zamanda öğrencilerimizin bu zor dönemi kolay atlatabilmeleri için maddi ve manevi değer taşıyan bir kampanya başlattık. Pandemi sürecinde ailesinden maddi destek alamayan öğrencilere maddi anlamda destek sağladık. Bu destekleri başka kurumlarla iş birliği yaparak oluşturduk. SAÜ ve SUBÜ salgın sürecinde uluslararası öğrencilerin sıkıntılı süreçlerinde yardımcı oldular” dedi. 

‘ÖZLEM VE KORKU’

Uzun süredir ailelerinden uzakta olan öğrenciler salgın döneminde ailelerini özlediklerini vurgulayan Gabriel, “Öğrenciler ailelerini özlediler. Bende bu öğrencilerden biriyim. Bu zor süreçte herkes ülkesine dönmek ister. Ailenle karşılıklı merak içerisinde oluyorsun. Önceden ailemi ayda 3 ya da 4 kez ararken şimdi her gün arıyorum. Türkiye’nin sağlık alt yapısı iyi olduğu için pandemiyi iyi yönettiler. Benim ülkem maalesef böyle değil. Dolayısıyla ailem için endişelendim. Onlar için korkum daha fazlaydı. Aynı zamanda burada gördüğümüz tedbir ve kuralları onlara aktararak neler yapılması gerektiğini onlara anlattım” ifadelerini kullandı.  Gabriel özlem ve korku duygusunun bu süreçte daha da arttığını söyleyerek “Özlem ve korku arasında bir şey bu. Ailesiyle iletişime geçemeyen öğrencilerimizde var. Çok uzak interneti olmayan köylerden öğrencilerimiz var. Onlar aileleriyle iletişim konusunda zorluk çekiyorlar” dedi.

“KAMPÜSÜ ÖZLEDİK”

Dünyanın dört bir yanında Sakarya Üniversitesi’nde okumaya gelen pek çok öğrenci olduğunu söyleyen Gabriel, “Balkanlardan, Kafkaslardan, orta doğudan, Kuzey ve Güney Afrika ülkelerinden pek çok öğrencimiz var. 28 farklı ülkeden gelen öğrencilerimiz Sakarya’da eğitim görüyor” dedi. Uluslararası öğrenciler olarak kampüsü çok özlediklerini dile getiren Gabriel, “Eğitimler çevrimiçi olarak devam ediyor, kampüsü üniversitenin öğrencileri olarak çok özledik. Öğrenciler, eğitmenler, akademisyenler olmadan maalesef kampüs eski kampüs değil. Sanki eğlendiğimiz, arkadaşlarımızla buluştuğumuz, derslere gittiğimiz yer değilmiş gibi, her yer bomboş. Bazı üyelerimiz bir gün belirleyip kampüse gidip vakit geçiriyorlar. Uzaktan eğitim olduğu için öğrenciler bazen sıkılıyor. Çünkü insanın tabiatında sosyal olmak var insan sosyal bir varlık. Açıkçası yüz yüze eğitimi özledik” dedi.

‘ÇEVRİMİÇİ FAALİYETLER’
Salgın sürecinde dernek olarak yaptıkları faaliyetlerinden bahseden Gabriel, “Pandeminin bazı dönemlerinde sosyal mesafe hijyen maske kurallarına uyarak kitap okuma grupları ve satranç turnuvaları düzenledik. Aynı zamanda internet üzerinden çevrimiçi faaliyetlerimiz oldu. Yedirenk Akademisi oluşturarak seminerler düzenledik. UDEF’te uluslararası öğrencilik konulu sempozyumlar düzenledi. Normalde yüz yüze olan bu etkinlikler bu sene çevrimiçi gerçekleştirildi. Çevrimiçi kurslarımız var ve Türkçe, İngilizce, YÖS derslerimize hala devam ediyoruz. Öğrencilerimizle detaylı ilgileniyoruz” ifadelerine yer verdi.

‘YURTLAR KAPALI’

Uluslararası öğrencilerin salgın döneminde barınma yurt sıkıntısı çektiklerini vurgulayan Gabriel, “Salgın dolayı özel ve devlet yurtları apartlar hepsi kapalı. Burada kalan kalmak zorunda olan uluslararası öğrencilerimiz var ve KYK yurtlarından yararlanamıyor. Memleketine dönen ve geri gelen öğrencilere de kalma hakkı bir daha tanınmıyor. Yeni gelen öğrencilerde yurtlardan şu an yararlanamıyor. Öğrenciler bu konuda çok zorluk çekiyorlar. Bu sorunun öğrenciler için çözümlenmesini en kısa zamanda temenni ediyoruz” dedi.  Sakarya’dan memnuniyet duyduklarını ifade eden Gabriel, “Kendi adıma ve uluslararası öğrenciler adına çok memnuniyet içerisindeyiz. Buraya geldiğimde kendimi mutlu hissettim. Sakarya insanları da uluslararası öğrencilere karşı çok sıcakkanlı misafirperver. Daha önceden duymuştum Sakarya göçmenlerin şehri diye. Belki bunun da etkisi olabilir. Umarım Sakarya uluslararası öğrencilerle daha da iç içe olur. Öğrencilerde yarın bir gün memleketine döndüğünde Sakarya ve Türkiye’yi güzel tanıtacaklarına eminim” diye konuştu.

Merve KURTULAN

Güncelleme Tarihi: 01 Ocak 2021, 09:58
banner3
YORUM EKLE