Yenihaber soruyor: Daha ne olması lazım?

Yenihaber olarak bu şehirde yaşayan herkese soruyoruz: Hızla yaklaşan depremle ilgili ne yaptınız? Depreme hazır mısınız? En önemlisi vicdanınız rahat mı? 

17 Ağustos 1999 depremini yaşadık.
Daha şokunu atlatamadan 12 Kasım 1999 Düzce Depremi ile karşılaştık. 
Cenaze aradığımız, hayat kurtarmaya çalıştığımız, sevdiklerimizi yitirdiğimiz, “Sesimi duyan var mı” diye haykırdığımız günler gördük.
Önlem alınır umuduyla araştırmacıları sayfalarımıza taşıdık. 
Hepsini okurlarımızla ve dahası yetkililerle paylaştık.
Uzmanlar uyardı. Raporlar yayınlandı. Şehrin fay hattı üzerine kurulu olduğu defalarca bilimsel raporlarla gözler önüne serildi.  
17 Ağustos 1999’dan bu yana her gün deprem raporları yayınlandı. Binin üstünde irili ufaklı deprem oldu. 
Bilim adamı uyardı aldırmadık. Basın uyardı aldırmadık. Depremle gelen uyarıları bile ciddiye almadık.
Biz imar barışları ile, imar afları ile, güçlendirildiği iddia edilen binalarda yaşamaya devam ediyoruz.
İstanbul’daki 5.8 büyüklüğündeki deprem şehrin korkularını tetikledi. 
Eğer bu bir öncü deprem değilse birkaç gün sonra bu da unutulacak. 
Şehirde hiçbir önlem alınmayacak. Uyarıda bulunanlara felaket tellalı muamelesi yapılacak. 
Ama bir gerçek var. Büyük depreme dünkünden daha yakınız. Gün geçtikçe de yaklaşıyoruz. 
Yetkililer ilgili olmalı. 
Aksi halde sessiz kalmamızın bedelini hep birlikte ödeyeceğiz. 
Makam, mevki ya da servet peşinde olanlar da belki o enkazların altında kalacak.
Biz Yenihaber olarak bir kez daha uyarıyoruz. 
Çünkü bizim bu şehirden başka gidecek yerimiz yok. 
Ne kadar maddi yükü olursa olsun şehirdeki çürük binalar gözden geçirilmeli. 
Depremde yıkılma ihtimali olan binaların tamamı kontrollü olarak yok edilmeli.
Maddi yükü olurmuş, kriz varmış, milli servetmiş diye düşünme lüksümüz yok.
Çünkü hiçbir şey insan hayatından daha kıymetli sayılmamalı…
İnsan hayatından tasarruf edilemez.
Belki de hayatından tasarruf edilen insan sizsiniz…
Biz Yenihaber olarak, yayın yapıyor, raporları yayınlıyor, uyarıda bulunuyor bir ses çıkarıyoruz.
Peki siz sevgili okurlar…
Peki siz yetkililer…
Siz ilgililer…
Yarın meydana gelebilecek bir depremde yaşanacak can kayıplarını önlemek adına bir şey yaptığınızı düşünüyor musunuz?
Özetle soru şu:
Vicdanınız rahat mı?
 

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 28 Eylül 2019, 12:48
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner7

banner6