Gündem…

Bugün üç konuya değineceğim. Azerbaycan-Ermenistan savaşı, ekonomik çöküş ve erken seçim.

Önce AZERBAYCAN-ERMENİSTAN SAVAŞI…

 

İki düşüncemi söyleyeyim…

Birincisi; Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ‘’ Ne Mutlu Türk’üm diyene…’’ felsefesi doğrultusunda TÜRKİYE CUMHURİYETİ vatandaşı olarak TEK MİLLET olan ERMENİ asıllı VATANDAŞLARIMIZA saygılarımı sunarım. Özelliklede kültürlerinden aldıkları karakterlerini günümüze kadar taşıyan ve ülkemizin TEMEL TAŞLARINDAN birini oluşturan bu VATANSEVER VATANDAŞLARIMIZ için bugün ne söylesek azdır diyeyim.

İkincisi ise; Buraya yazamayacağım nedenlerden dolayı AZERBAYCAN benim için TEK MİLLET İKİ DEVLET kavramından da çok öte özel bir anlam taşımaktadır. O yüzden 2009’da Ermenistan açılımını yapanlara ‘’TÜRK MİLLETİNE ihanet eden HAİNLER…’’ diyen Bahçeli’ye de candan katılmış ve hırsımdan ağlamıştım.

Şimdi gelelim AZERBAYCAN – ERMENİSTAN SAVAŞINA daha doğrusu PUTİN’in hamlelerine. 1994-99 yılları perde arkasından olmak üzere bugüne kadar Rusya’yı ve dünyayı yönetmekte olan Putin Ortadoğu’dan sonra Kafkaslarda da sazı eline almış istediği gibi çalıyor.

Dedik ya kısa kısa değineceğiz. Bir başka yazımızda anlatırız santranç ustası PUTİN’in nasıl bir DÜNYA LİDERİ olduğunu dedikten sonra ekonomiye bir bakalım.

Ekonomi deyince elbette ilk akla gelen ENFLASYONDUR.

Kırk yıldır hep söylerim Her kim enflasyon konusunda yanlış bilgi vererek vatandaşı kandırıyor ise yalancıdır. Sahtekardır. Halk Düşmanıdır. Kısacası en hafif tabiri ile ahlaksızdır.

Öyle uyduruk rakamlardan veya anlaşılmaz hesaplamalardan ben pek anlamam. Anladığım konu ise fiyatlar. Geçen sene kilosunu 30 liraya aldığım beyaz peyniri bu sene kilosu 45-50 liraya veya kilosunu 25 liraya aldığım zeytini kilosu 40-45 liraya veya kilosunu 32 liraya aldığım kıymayı bu sene 48-50 liraya veya kilosunu 1 liraya aldığım patatesi 2-2.5 liraya veya kilosu 2.5 liraya aldığım soğanı bugün 4.5-5 liraya alıyorsam ENFLASYON % 60 ile %100 arasında değişiyor demektir.

Enflasyonun olduğu yerde DÖVİZ OYUNLARINDAN bahsetmezsek hiç olmaz...

Her ne kadar DAMAT başarısızlıklarını ve verdikleri sözleri ört bas etmek için döviz kurlarına bakmıyorum dese de KAYINPEDERİNİN önceki yıllarda sanki ülkeyi 15-16 sene bir başkası yönetiyormuş gibi ‘’Bu kardeşinize yetkiyi verin faizle ve (dövizi kast ederek) şunla bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz’’ sözlerini ve özelliklede döviz artışlarında siyasi iktidara yaptığı ağır eleştirileri unutmam mümkün değil.

Özellikle 2002 senesinde dolar 1.3 liradan 1.6 liraya yükselince ‘’ Battık… Ülkeyi faiz ve döviz lobisine teslim ettiler… Kime hizmet ediyorlar… İstifa etsinler… Bu milletin yakasından düşsünler… ‘’ diye o dönemin Ecevit-Bahçeli-Yılmaz koalisyon hükümetine her türlü ağır eleştiriyi yapan zihniyete bugün doların 7.9 lira olduğunu ve aynı ifadelerin kendilerine iade edildiğini özellikle hatırlatayım.

Dövizin yükselmesine gelince;

Ekonomi uzmanı olduğumu pek iddia etmesem de bir takım veri, bilgi ve yaşanan gelişmelere göre aklımızın erdiği kadarı ile DÖVİZDE oynanan oyunları ve DIŞ GÜÇLERİN ülke ekonomimizi nasıl TESLİM ALDIKLARINI anlatmaya çalışalım.

Her şey daha doğrusu ekonomimizin yabancılar tarafından teslim alınması ÖZELLEŞTİRME ile başladı. Hepimizin bildiği gibi tarımdan tut sanayiye, limanlarımızdan tut yol ve köprülere,  yer üstü zenginliklerimizden tut yer altı zenginliklerimize, eğitimden tut sağlığa, iletişimden tut bilişime kadar 90 yılda yapılmış ne kadar fabrika ve işletme daha doğrusu EKONOMİK DEĞERİMİZ var ise % 90'ı arsaları ile birlikte YABANCILARIN eline geçti.

Bu şu demektir; Kullandığımız elektrik, doğalgaz, telefon, internet, hemen hemen aldığımız tüm gıda maddeleri, giyim, televizyon, bilgisayar, cep telefonu, sağlık ve eğitim hizmetleri kısacası tüm YAŞAM İHTİYAÇLARIMIZ için yaptığımız harcamalardan elde edilen gelirin % 80-90’ı yabancıların cebine gitmektedir. Yani bizler harcıyoruz YABANCILAR KAZANIYOR.

Peki yabancılar ne yapıyor bizden kazandıkları PARALARI? Ne yapacaklar ki? Bizden kazandıkları TL'leri DOLAR, EURO veya ALTINA çevirerek kendi ülkelerine getiriyorlar. İşte bu durumda başlıyor DÖVİZ OYUNLARI.

Nasıl mı? DIŞ ve İÇ GÜÇLER devreye giriyor. Önce Vatandaşın ellinde bulunan EURO ve DOLARLARI ve özelliklede yastık altında bulunan ALTINLARIN bozdurularak sözde EKONOMİYE yani YABANCILARA kazandırılmasını sağlıyorlar. Yetmeyince de MERKEZ BANKASINDAN piyasaya DÖVİZ sürülmesi için algı operasyonu yaparak amaçlarına ulaşıyorlar.

Sonuç;  Ülke ekonomimizi ele geçiren yabancılar ihtiyaçları olan DÖVİZİ ülkemizden toplayıp doğal olarak kendi ülkelerine getiriyorlar.

Yazımızı ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI ile sonlandıralım.

Dolar 1.6 liraya yükselince 3 Y ile mücadele adı altında ERKEN SEÇİM ÇAĞRILARI yapan zihniyete bu sefer ben 5 Y + İ ile mücadele adı altında erken seçim çağrısı yapıyorum. Üstelik 23 milyon işsizin olduğu, 25 milyondan fazla kişinin aç ve açıkta olduğu, 45 milyona yakın kişinin borç içinde olduğu kısacası 2002’li yıllardan en az 10 katı daha kötü bir durumda olduğumuz bu günlerde ERKEN SEÇİME gidilmeyecekte başka ne zaman gidilecek. Ülkenin bu başarısız ve beceriksiz iktidardan acilen kurtulması lazım.

Yazımızı burada sonlandırırken HATAY yangınından bahsetmeden geçemeyeceğim. Sadece Hatay’ı değil Türkiye’yi yakmak istediler. Ben öyle lafı kıvırmaktan pek anlamam. PKK ve YPG’yi kontrol altında tutan ABD’ye NOTA ( Ama müzik notası değil) vermedikten sonra ne bu yangınlar biter ne de PKK’nın terör faaliyetleri.

Saygılarımla,

Sinan Ulusinan

14.10.2020

YORUM EKLE
YORUMLAR
Şevki Şeker
Şevki Şeker - 2 ay Önce

Çok güzel tesbitler. Kutlarım.

Yılmaz BALKAN
Yılmaz BALKAN - 1 ay Önce

tebrikler Sinan bey.yüreğinize ,kaleminize sağlık.