Güzel bir hafta

Bu hafta Cumhuriyetimizin 97. yılını kutlayacağız. Bize bugünleri armağan eden, Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitlerimiz nur içinde yatsın. Sizlere, minnettarız.

GÖR BENİ (Azra Kohen)

Öyle bir kitap okudum ki, çocukluğumu hatırladım. Öğrendiğimiz bilgilerle şaşırdığımız, bildik masum, huzurlu hayatlarımız dışında ki Dünyaları öğrenmemizle hayrete düştüğümüz zamanları... İlkokul öğretmenimi hatırladım. Eli öpülesi, mütevazı, bilgi dolu, güler yüzlü öğretmenimi. Hüseyin Kayalı. Onu görmek istedim nedense? Öğrenmeyle ilgili macera tohumlarımı o attı bana. Teşekkürler öğretmenim. 

 Kitabın en etken bölümünden bir alıntı ;

"Seninkisi nasıl bir strateji? Tarımı bitirip, çocuk evliliklerini yasallaştırıp toplumu yozlaştırıp, oğlancılığı, sapıklıkları desteklemek ve koca bir ırkı yok etmek üzerine kurulmuş! Şeriat getirme üzerine kurulmuş bu planın Arap Yarımadası'na, verimsiz çölün ortasına Vahabizm adı altında uygulanmasına destek verdiler. Ama Avrupa'nın dibinde, uygarlaşmış bir topluma, bunu yapmayı planlıyor olamazsın? Cehennem yaratmak mı istiyorsun?

Günahım kadar sevmem bu Türk'leri, sadece Çanakkale'de değil.  Ama senin bu planını şeytan bile uygulamaz Mösyö! Çok belden aşağı vurmuşsun. Ne demek sapıkları çoğaltmak, tarikatlar da sübyancılığı artırmak, oğlancılığı yaygınlaştırmak... üstelik camilerde!

Toplumdaki erkeği deforme edeceğiz. Toplumu doğuran kadını köleleştirebilelim. Kadın haklarını nasıl elleyeceksin Mustafa Kemal’in ideolojisindeki adamlar etrafta cirit atarken. Annesi bacısı için ölmeye hazırken. Kadını toplumda bitirmeliyiz. Haksızlaştırmalı, sahipsizleştirmeli, önemsizleştirmeliyiz. Çünkü annesi köle olan bir çocuk zaten köle doğar. "

Gör Beni (sayfa 357-358)

Kitap Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda başlıyor. İstanbul'da... Kurtuluş savaşından çıkmış bir milletin, özgürlüğün bedelini canlarıyla ve mallarıyla ödemiş insanların hikayesi. Ve bu savaşı, İstanbul'dan seyretmişlerin hikayesi.

Ahh o savaşın içinde bulunmadan, ölmeden, tek kurşun sıkmadan, açlık görmeden nasılda ahkam kesilirmiş. Sadece savaşı Hilafetin kaldırılması, rahatlarının bozulması olarak görenler... Mustafa Kemal'i suçlayan saltanatçılar... Acaba Anadolu'da yaşananları görseydiniz , savaşsaydınız böyle düşünebilir miydiniz?

Cumhuriyet dönemi okulundaydım. Seviye tespitiyle açılan her yaştan çocuğun olduğu bir sınıfta. İnsanlığı anlamamız için insanlık tarihini anlatan, M.Ö ye giden bir öğretmen var. Avusturalyalı. Tek oğlu Çanakkale'de şehit düşen Fred. Bilgiyi tarafsız veren, bunun insan olmanın koşulu olduğunu kavrayan biri. Sınıfı hayrete düşüren bilgilerle, araştırmaya ve sorgulamaya itiyor çocukları. Ve beni de. Hep şuna  inanmışımdır. Türk milletinden hain çıkmaz. Türk milleti toprağına, maneviyatına, dinine, çoluğuna çocuğuna,  anasına , kadınına şerefine sahip çıkar. Ama... Öyle düzmece oyunlar oynanmış ki üstüne, öyle yalan öğretiler konulmuş ki öğrenmesi gerektiklerine... Ve cahil kalması için öyle dalavereler çevrilmiş ki...

Ama çabuk kanıyor. Çünkü sorgulamıyor. Araştırmıyor. Verilen her bilgiyi doğru sanıyor. Bilmiyor ki o bilgiyi öyle zannetmesi için oraya koyanlar var. Sömürge sistemini bilmeyen, kimsenin kaybından kar etmeyen bir milletiz. Yapabilenlere de inanamayız.

Ama yapanlar var... Ve bize yapıyorlar yıllardan beri.

Vahabizm nedir bileniniz var mı? Lawrence'in  1700'lerde bulup çıkardığı bir din. Cihat! Senle aynı olmayanı  öldür.

Sevgi ve güzellik dini olan islamiyeti bile değiştiren  bir öğreti. Kendinle savaşmayı, kendi içindeki güzelliği çıkarmayı, nefis savaşını, kanlı savaşa çeviren Vahabizm. Ortadoğu'yu cehenneme çeviren Vahabizm. Osmanlı'nın  elinden çıkan  islam ülkeleri... Ve sömürge  haline gelen maneviyatı bitmiş Araplar. Ve ülkemizde din diye yutturulan tarikatlar... Öğretisi yıkım ve vahşet olan, vahabizm sayesindedir. Ve; İngilizlerin dinimize bile el atmaları sayesinde...

Saltanatın içinden gelen kimselerin bile, biraz sorgulamakla doğruyu bulduğu bir kitap. Öğretilmiş,  dayatılmış ,yok edilmiş bilgilerle, ne insanlık tarihini, ne kendi tarihimizi, ne de bugünümüzü anlayamayız. Hele ki bilgisiz kalmamız için yapılmış tüm bu çalışmaları anlayamazsak. Köy  enstitülerinin kapanması, tarihin okul kitaplarında değiştirilmesini zorunlu kılan, Rocsefell vakıflarını bilmezsek öğrenemeyiz. Bu vakfın etnik farkı olan ve Cumhuriyete karşı, düşmanın yanında olanların çocuklarına verdikleri bursları da öğrenme vakti geldi artık. Belgelerle hazırlanmış bir kitap.

Thomas Edward Lawrence 'ler her daim iş başında. Yaptıkları ortada. Vahabizm gibi bir öğretinin  dinimize sokulduğu çocuk istismarları, çocuk gelinler, kadına zulüm ve ahlaksızlığın had safhada olduğunu görebiliyorsunuzdur sanırım. Bu kadar da uyuyor olmamanızı dilerim ve kör ve sağır ve dilsiz...

Tarihini unutturmakla başlanır  bir milleti yok etmeye. Sonra tüm değerleri tek tek yıkılır.

Okumanız dileğiyle.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Dr. T. Sibel Yilmaz
Dr. T. Sibel Yilmaz - 3 ay Önce

Ne kadar guncel bir tarihi kitap özetidir bu... Ne kadar çarpıcı. Tarih ders cikarmayanlar için tekerrür eder daima. Kutlarim, yaktığın mum kutlu olsun.

Mine
Mine - 3 ay Önce

Değerleri ayırt etmek ve korumak ve mümkünse daha iyisine yüceltmek zeki insanlara yakışıyor. Güzel bir kitap ve yorum. Teşekkür ederiz.

Mehmet K
Mehmet K - 3 ay Önce

Çok yerinde tespitler ve dokunuşlar

Sabiha ozkerem
Sabiha ozkerem - 3 ay Önce

Bilimin oldugu yerde ters koseye yapanlar egitimi baska amaclara yonlendiren dini meffahet karsiligi kullanam bir grup cucaga emek degil zulm etmegi egitim gozuyle bakan insanlar odullendirilyor