Salgından korunmak için ağaç evde yaşıyorlar

Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde yaşayan İsmail ve Fatma Çetin çifti, koronavirüsten korunmak için ormanda yaptıkları ağaç evde yaşamaya başladı.

+5
Haber albümü için resme tıklayın

Sakarya’nın Adapazarı ilçesi Demirbey Mahallesinde ikamet eden 63 yaşındaki İsmail Çetin isimli vatandaş, doğa ile iç içe yaşamak için yaklaşık 4 ay önce oturduğu mahallede bulunan ormanlık alandaki bir ağacın üzerine ev inşa etti.

60 yaşındaki hayat arkadaşı Fatma Çetin’in de şeker hastası olması dolayısıyla temiz hava alabilmek için bazı günlerde ağaç eve gelerek vakit geçiren çift, koronavirüsü salgını sonrasında ise kendi tedbirleri çerçevesinde bu evde kalmaya başladılar.

inin şeker hastalığı sebebi başta olmak üzere yaşlarını da göz önünde bulundurarak böyle bir yöntemi uygulamaya başladıklarını aktaran İsmail Çetin, yakın çevresi başta olmak üzere hiç kimseyle görüşmediklerini ve bu süreç boyunca da olabildikçe az insanla görüşerek, temastan kaçındıklarını dile getirdi. Virüsten korunmak için tedbir alan çift, bu süreçte ailesi, çocukları ve torunlarını göremedikleri için özlem duyduklarını da dile getirerek, tüm Türkiye’ye ‘Evde Kal’ çağrısı yapmayı da ihmal etmedi.

"Bugünlerin bir an önce bitmesi ve yakınlarımıza kavuşabilmek için dua ediyorum"

Şeker hastalığına temiz havanın iyi geldiğini ve korona virüsü sonrasında ağaç eve gelerek kalmaya başladıklarını aktaran Fatma Çetin, “Biz bu ağaç evi daha önceden yapmıştık. Ama sonrasında böyle bir hastalık geldiği için buraya geliyoruz; stres atıyoruz, yiyoruz, içiyoruz, namazımızı kılıyoruz. Torunlarımı çok özledim, her gün resimlerine bakıp ağlıyorum, Allah’a dua ediyorum bugünlerimizin biran önce bitmesi ve çoluk çocuğumuza kavuşabilmemiz için. Onlarda bunaldı iyice evlerinde bir yere çıkamıyorlar. Gelmek istiyorlar sürekli yanımıza. Ama inşallah sabırlı olacağız, Allah’ta bize sabrımızın sonunu verecek inşallah. Herkes evinde otursun, inşallah bugünleri de atlatacağız. Ondan sonra hep birlikte tekrardan sokaklara çıkıp çayımızı içerek, muhabbetimizi edeceğiz. Kronik hastalığım yani şeker hastalığım olduğu için biz burada kalıyoruz. Temiz hava iyi geliyor bunun için gelip burada kalıyoruz” dedi.

"Başımızda bulunan hastalıktan korunmak için eşimle birlikte buraya geldik"

Vatandaşları evlerinde kalma konusunda uyaran ve gerekli tedbirleri almalarını söyleyen İsmail Çetin, “Yaşamak güzel, kimse ölmek istemez yaşamayı ister. Onun için temiz hava ve bol güneş olduğu için doğaya kaçtık, doğada yaşamaya başladık. Bir yerden esinlenerek bu evi yapmıştım ve iyi ki de yapmışım eşim ile beraber burada yaşıyorum. Öncelikle biz bu evi eğlence amaçlı yaptık, şimdi başımızda bulunan hastalıktan korunmak için eşim ile buraya geldik. Hastalarımıza Allah şifa versin, evimizden çıkmayalım. Bir gün bu hastalıkta bitecek ve eşimiz, dostumuza kavuşacağız inşallah. Eşimin şeker hastalığı var, o yüzden temiz hava daha iyi geliyor kendisine. Bende buradan yeniden tekrarlamak istiyorum yetkililerin açıklamalarına güvenerek sokağa çıkmayalım. Köyündeysen bağında bahçende eğlen ama çarşıda veya bir şehirde oturuyorsan lütfen dışarıya çıkmayalım diyorum. Hasretimiz büyük ama başa gelen çekilir. Her gün kızlarımız, torunlarımız arıyor; dede çok özledik diyorlar, sabredin bu da bitecek yine kavuşacağız ve oyunlar oynayacağız diyorum. Cenab-ı Allah bir daha böyle bir acı yaşatmasın ve bütün hastalarımıza acil şifalar versin diyorum. Dışarıda gezen vatandaşlarımızdan da kendi tedbirlerini almalarını istiyorum. Geldi başımıza ölüm Allah’tan ama tedbirde bizden geliyor, tedbirimizi almamız gerekir diyorum” diye konuştu.

Sakarya’nın Adapazarı ilçesi Demirbey Mahallesinde ikamet eden 63 yaşındaki İsmail Çetin isimli vatandaş, doğa ile iç içe yaşamak için yaklaşık 4 ay önce oturduğu mahallede bulunan ormanlık alandaki bir ağacın üzerine ev inşa etti.

60 yaşındaki hayat arkadaşı Fatma Çetin’in de şeker hastası olması dolayısıyla temiz hava alabilmek için bazı günlerde ağaç eve gelerek vakit geçiren çift, koronavirüsü salgını sonrasında ise kendi tedbirleri çerçevesinde bu evde kalmaya başladılar.

inin şeker hastalığı sebebi başta olmak üzere yaşlarını da göz önünde bulundurarak böyle bir yöntemi uygulamaya başladıklarını aktaran İsmail Çetin, yakın çevresi başta olmak üzere hiç kimseyle görüşmediklerini ve bu süreç boyunca da olabildikçe az insanla görüşerek, temastan kaçındıklarını dile getirdi. Virüsten korunmak için tedbir alan çift, bu süreçte ailesi, çocukları ve torunlarını göremedikleri için özlem duyduklarını da dile getirerek, tüm Türkiye’ye ‘Evde Kal’ çağrısı yapmayı da ihmal etmedi.

"Bugünlerin bir an önce bitmesi ve yakınlarımıza kavuşabilmek için dua ediyorum"

Şeker hastalığına temiz havanın iyi geldiğini ve korona virüsü sonrasında ağaç eve gelerek kalmaya başladıklarını aktaran Fatma Çetin, “Biz bu ağaç evi daha önceden yapmıştık. Ama sonrasında böyle bir hastalık geldiği için buraya geliyoruz; stres atıyoruz, yiyoruz, içiyoruz, namazımızı kılıyoruz. Torunlarımı çok özledim, her gün resimlerine bakıp ağlıyorum, Allah’a dua ediyorum bugünlerimizin biran önce bitmesi ve çoluk çocuğumuza kavuşabilmemiz için. Onlarda bunaldı iyice evlerinde bir yere çıkamıyorlar. Gelmek istiyorlar sürekli yanımıza. Ama inşallah sabırlı olacağız, Allah’ta bize sabrımızın sonunu verecek inşallah. Herkes evinde otursun, inşallah bugünleri de atlatacağız. Ondan sonra hep birlikte tekrardan sokaklara çıkıp çayımızı içerek, muhabbetimizi edeceğiz. Kronik hastalığım yani şeker hastalığım olduğu için biz burada kalıyoruz. Temiz hava iyi geliyor bunun için gelip burada kalıyoruz” dedi.

"Başımızda bulunan hastalıktan korunmak için eşimle birlikte buraya geldik"

Vatandaşları evlerinde kalma konusunda uyaran ve gerekli tedbirleri almalarını söyleyen İsmail Çetin, “Yaşamak güzel, kimse ölmek istemez yaşamayı ister. Onun için temiz hava ve bol güneş olduğu için doğaya kaçtık, doğada yaşamaya başladık. Bir yerden esinlenerek bu evi yapmıştım ve iyi ki de yapmışım eşim ile beraber burada yaşıyorum. Öncelikle biz bu evi eğlence amaçlı yaptık, şimdi başımızda bulunan hastalıktan korunmak için eşim ile buraya geldik. Hastalarımıza Allah şifa versin, evimizden çıkmayalım. Bir gün bu hastalıkta bitecek ve eşimiz, dostumuza kavuşacağız inşallah. Eşimin şeker hastalığı var, o yüzden temiz hava daha iyi geliyor kendisine. Bende buradan yeniden tekrarlamak istiyorum yetkililerin açıklamalarına güvenerek sokağa çıkmayalım. Köyündeysen bağında bahçende eğlen ama çarşıda veya bir şehirde oturuyorsan lütfen dışarıya çıkmayalım diyorum. Hasretimiz büyük ama başa gelen çekilir. Her gün kızlarımız, torunlarımız arıyor; dede çok özledik diyorlar, sabredin bu da bitecek yine kavuşacağız ve oyunlar oynayacağız diyorum. Cenab-ı Allah bir daha böyle bir acı yaşatmasın ve bütün hastalarımıza acil şifalar versin diyorum. Dışarıda gezen vatandaşlarımızdan da kendi tedbirlerini almalarını istiyorum. Geldi başımıza ölüm Allah’tan ama tedbirde bizden geliyor, tedbirimizi almamız gerekir diyorum” diye konuştu.

01 Nis 2020 - 10:28 - Gündem --- Okunma

Son bir ayda sakaryayenihaber.com sitesinde 1.458.659 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Halk - Oh ne güzel.. Devlet arazisi değil sizin kendi arazinizdir umarım. Yoksa herkes bir ağaca çıkacak olsa ormanda boş ağaç kalmaz dimi? Tabi bunun yetim öksüz hakkı vs. si de var. Ama bu amca ve teyze dini bütün insanlara benziyor. Mutlaka düşünmüşlerdir bunları!!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Nisan 10:28
02

Misafir - Senin düşündüğün tek şey buysa anladığım kadarıyla para mal mülk gözü açık ve bencil biri olmalısın içinde insanlık denen duygu yok yazık

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Nisan 10:28