Tarihte Bugün: 14 Kasım - Ahıska Türklerinin Sürgünü

Fazlı Köksal, gazetemiz için hazırladığı Tarihte Bugün köşesinde 14 Kasım 1944 tarihinde Sovyet lideri Stalin’in emriyle yaklaşık 250 bin Ahıska Türkü’nün sürgün edilişini yazdı…

14 Kasım

1913 – Birinci Balkan Savaşı sonrası Yunanistan ile Atina Anlaşması imzalandı

1914 - Fuat Uzkınay, ilk Türk filmi sayılan "Ayastefanos'taki Rus Abidesinin Yıkılışı"nı çekti.

1920 - Doğu Ordusu, Gümrü doğusundaki Golgat ve Cacur'da Ermeni ordusuna saldırdı ve bu orduyu dağıttı. Ermeniler Karakilise (Ağrı) yönüne çekildiler. Başköy (Aralık) alındı. Bugünkü çarpışmalarda Ermeniler 587, Türkler 7 ölü verdiler.

Mustafa Kemal ve diğer birçok Kuvayı Milliyeciyi yargılayıp cezalandıran 1 Numaralı Divanıharp Başkanı Mustafa Paşa ve bu makhemenin 3 üyesi, Harbiye Bakanı'nın emri ile İstanbul Merkez Kumandanlığı'nca gözaltına alındı. Mustafa Paşa ve arkadaşlan birbirinden farklı çift hüküm mazbatası düzenlemek, kanuna aykırı yargılama yapmak gibi eylemlerle suçlanıyor. Divanıharp Başkanlığı'na 10 Nisan'da getirilen Mustafa Paşa, 18 Kasım'da tutuklanacak, 7 ay hapis cezasına çarptırılacak, ancak Padişah tarafından affedilerek 7 Şubat 1921 'de serbest bırakılacaktır.

Anzavur'la işbirliği yapmak, Yunanlılan Bursa-Yenişehir'e çağırmak, halkı Kuvayı Milliye'ye karşı kışkırtmaktan sanık Yenişehirli Ethem Paşa ile Y enişehir Müftüsü Bedeli İsmail, suçlamalardan bazılarının sabit görülmesi üzerine idama mahkum oldular. Hüküm hafifletici sebepler gözönünde bulundurularak 15 yıl küreğe çevrildi

1921- General Harington ile görüşen Padişah, İstanbul ile Ankara'nın yaklaştırılması için yardım istedi.

1922 - Tekirdağ'ın Malkara ilçesinin kurtuluşu.

1925 - Sivas'ta bazı kişiler şapka inkılabına karşı duvarlara yazılar astı. İmamzade Mehmet Necati, bu nedenle idama mahkûm oldu.

1941 - Türkçe Terimler Cep Kılavuzu yüksek okul öğretmenlerine dağıtıldı.

1944 - Ahıska Türkleri'nin Ahıska'dan sürülmesi.

1950 - Orhan Veli Kanık vefat etti

1960 - Yassıada duruşmalarında, eski Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'yla ilgili döviz yolsuzluğu davası başladı. Aynı gün, eski Başbakan Adnan Menderes’in yargılandığı "Bebek Davası"nda delil olarak bebeğin kemikleri Ankara'dan getirildi.

1969 - Muammer Kaddafi, Libya'daki bütün yabancı bankaları kamulaştırdı.

1972 - 5 Kasım'da CHP’den istifa eden İsmet İnönü, bugün de milletvekilliğinden istifa etti.

1976 - Çayırhan Termik Santrali ve Kömür Üretim Tesislerinin temeli atıldı.

1983 - Barış Derneği davası sonuçlandı. 18 kişi 8 yıl, 5 kişi de 5 yıl hapis cezasına mahkûm oldu.

1984 - Türkiye millî futbol takımı, kendi sahasında İngiltere'ye 8-0 yenildi.

1985 - Demokratik Sol Parti (DSP) kuruldu.

1991 - Anadoluhisarı açıklarında koyun yüklü bir yabancı gemi, başka bir yabancı bandıralı gemiyle çarpıştı; 2 gemici kayboldu, 22 bin koyun boğuldu.

1993 - Naim Süleymanoğlu, Dünya Halter Şampiyonası'nda üç altın madalya kazandı.

2011 - Ses sanatçısı, yazar, çevirmen, tiyatro ve sinema oyuncusu Esin Afşar vefat etti.

2017 – Uzakdoğu sporları le Türkiye’yi tanıştıran spor adamı İsmet Iraz vefat etti.

Günün Olayı Ahıska Türklerinin Sürgünü

Türkiye’nin kuzeydoğusunda, şu anda Gürcistan sınırlarında kalan Ardahan sınırına 15 km mesafede Ahıska bölgesi eski bir Türk yerleşim bölgesiydi. Bölgede Türk nüfusun yoğunluk kazanması 12. Yüzyılda oldu. Gürcü Kralı II.David Selçuklulara ve İranlılara karşı savaşacak ordusu olmadığından Kafkasya’ya gelmiş olan Kıpçak Türklerini ülkesine davet etti. Bu davetin ardından yaklaşık 45 bin Kıpçak ailesi bölgeye yerleşti. Çoruh-Kür ırmakları boylarına yerleşen Kıpçaklar Gürcü Krallığının ordu, siyaset ve maliyesinde etkili bir konuma ulaştı.

13.yüzyılın ortalarında Kıpçak Türkleri-Atabeyleri Gürcü yönetimine isyan ederek kendi hükümetlerini kurdular. Ahıska Türklerinin kurduğu Atabeylik 1268 yılından Osmanlılar bölgeyi ele geçirdiği 1578 yılına kadar İlhanlı - Celayirli, Karakoyunlu, Akkoyunlu gibi Müslüman Türk Devletlerine tabi olarak varlığını sürdürdü.

1578 yılında Safeviler üzerine sefere çıkan Serdar Mustafa Paşa Ardahan ovasına geldiğinde bölgedeki Türk Beylerine birer mektup göndererek Osmanlı devletine bağlılıklarını bildirmelerini istedi. 10 Ağustos 1578’de Atabek Manuçahr Bey serdarın otağına gelerek itaatini arz etti. Ardından da merkezi Ahıska olarak kurulan Çıldır eyaletinin Beylerbeyi oldu. Osmanlı yönetimine girdikten sonra Ahıska hızlı bir gelişim sürecine girdi.

1828-1829 Osmanlı Rus savaşından sonra Ahıska Rusların eline geçti. Ruslar Ahıskayı ele geçirdikten sonra bölgenin nüfus yapısını değiştirdiler. Bölgeye on binlerce, Rus, Ermeni ve Gürcü göç ettirildi. 1877-1878 Osmanlı Rus savaşı sürecinde ise bölgedeki Türkler katliamlara ve sürgünlere maruz kaldı. Katliam ve sürgünlerden kaçan on binlerce Ahıska Türk’ü ise Osmanlı topraklarına göç etti.

I.Dünya savaşı esnasında da Ahıska Türkleri büyük katliamlarla karşı karşıya kaldılar. Bölgedeki Türk nüfusu yok etmek isteyen Ruslar, diğer etnik unsurların ( Ermeni,Gürcü ) yardımlarıyla binlerce Ahıskalı Türk’ü Osmanlı ordusuna yardım ettikleri gerekçesiyle katlettiler.

Rusya’daki 1917 Bolşevik ihtilali sonrasında yeni Rus yönetimi Rusya içerisindeki halklara self determinasyon hakkı vermişti. Ahıska Türkleri de 1918 Nisanında Osmanlı devletine katılma kararı aldılar ve bu kararı Osmanlı devletine illettiler. Bu müracaat, 4 Haziran 1918′de yapılan Batum Antlaşması’nda Gürcistan Cumhuriyeti tarafından kabul edildi. Böylece Ahıska bölgesi Osmanlı topraklarına dahil oldu. 14 Temmuz 1918 tarihinde Kars,Ardahan ve Batum’da yapılan halk oylamasında da bölgedeki nüfusun tamamına yakını Osmanlıya bağlanma kararı verdi. Ancak I.Dünya savaşından mağlup ayrılan Osmanlı devleti Mondros Ateşkes Antlaşması ile bölgeden çekilmek zorunda kaldı. Bölge 1921’de Kazım Karabekir tarafından tekrar ele geçirildi. Ancak elde tutulamadı. 1921 Kars ve Moskova antlaşmaları ile bölge Ruslara terk edildi.

Çarlık dönemindeki baskı ve zulümler Sovyetler döneminde de devam etti. Özellikle 1918 referandumunda halkın Osmanlı devleti ile birleşme isteği Sovyet yönetimince unutulmadı. Ahıska Türkleri Türkçülük, Kemalistlik, ajanlık gibi bahanelerle zulme uğradılar. Bu zulüm Stalin döneminde dayanılmaz boyuta ulaştı. Ahıska Türklerinin önde gelen aydınları çeşitli suçlarla tutuklandılar, öldürüldüler, sürgün edildiler.

II.Dünya savaşının başlaması ise Ahıska Türkleri için en büyük felaket oldu. Savaş başlayınca 15 ile 55 yaş arasındaki 40 bin erkek askere alınarak Alman cephesine sevk edildi.

14 Kasım 1944 tarihinde Stalin’in emriyle yaklaşık 250 bin Ahıska Türkü Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’a sürgün edildi, mallarına mülklerine el konuldu. Sürgün kararının tebliği ile insanların tren vagonlarına doldurulmaları arasında yalnızca 2-3 saatlik bir süre olması, sürgünün vahşetini göstermesi açısından çarpıcıdır. 10-15 gün süren yolculuk süresinde binlerce insan hastalıktan, açlıktan, havasızlıktan hayatlarını kaybetti.

Sovyet saflarında savaştıktan sonra madalyaları ile köylerine dönen askerler köylerine döndüklerinde ailelerinin sürgüne gönderildiğini öğrenince ailelerinin izini sürmek için Orta Asya yollarına düştüler. Bunların ailelerine kavuşmaları çok uzun zaman aldı… Önemli bir bölümü de ailelerine hiç kavuşamadı…

Ahıska Türklerinin sürgün çilesi yeni yerleştikleri bölgede de son bulmadı. 1989 Nisanında Özbekistan’da bir pazar kavgası etnik çatışmaya dönüştü. Özbeklerle Ahıska Türkleri arasındaki çatışmalarda yüzlerce kişi öldü. Bu gelişme sonrasında Ahıska Türkleri bir kez daha sürgünle karşı karışa kaldılar. Rusya’nın diğer bölgelerine göç ettirildiler.

Şu anda yaklaşık yarım milyon Ahıska Türk’ü, Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Rusya, Ukrayna, Sibirya ve Kuzey Kafkasya ülkelerine yaşamaya devam etmekte. Gürcistan hükümeti Avrupa Konseyine taahhütte bulunmasına rağmen Ahıska Türklerinin yurtlarına dönüş izin vermedi..

Milyonlarca Suriyeli Iraklı Araba kucağını açan Türkiye, yaşadıkları ülkelerden kaçarak Türkiye’ye sığınan Ahıska Türklerine sığınma izni vermekte nedense çok cimri davranmıştır…

Ne yazık ki;

Filistin'de akan bir damla kan için meydanları dolduran,

"Biz Ermeniyiz" diye sokaklara dökülen,

Kobani için kıyameti koparan

Ülkemin insanlarının büyük, çok büyük çoğunluğu Ahıska Türklerinin dramından haberdar bile değildir.

Ahıska Türklerinin çektiklerini bilen, onların acılarını yüreğinde hissedenlerin elinden de, bir şey gelmiyor…

14 Kasım

1913 – Birinci Balkan Savaşı sonrası Yunanistan ile Atina Anlaşması imzalandı

1914 - Fuat Uzkınay, ilk Türk filmi sayılan "Ayastefanos'taki Rus Abidesinin Yıkılışı"nı çekti.

1920 - Doğu Ordusu, Gümrü doğusundaki Golgat ve Cacur'da Ermeni ordusuna saldırdı ve bu orduyu dağıttı. Ermeniler Karakilise (Ağrı) yönüne çekildiler. Başköy (Aralık) alındı. Bugünkü çarpışmalarda Ermeniler 587, Türkler 7 ölü verdiler.

Mustafa Kemal ve diğer birçok Kuvayı Milliyeciyi yargılayıp cezalandıran 1 Numaralı Divanıharp Başkanı Mustafa Paşa ve bu makhemenin 3 üyesi, Harbiye Bakanı'nın emri ile İstanbul Merkez Kumandanlığı'nca gözaltına alındı. Mustafa Paşa ve arkadaşlan birbirinden farklı çift hüküm mazbatası düzenlemek, kanuna aykırı yargılama yapmak gibi eylemlerle suçlanıyor. Divanıharp Başkanlığı'na 10 Nisan'da getirilen Mustafa Paşa, 18 Kasım'da tutuklanacak, 7 ay hapis cezasına çarptırılacak, ancak Padişah tarafından affedilerek 7 Şubat 1921 'de serbest bırakılacaktır.

Anzavur'la işbirliği yapmak, Yunanlılan Bursa-Yenişehir'e çağırmak, halkı Kuvayı Milliye'ye karşı kışkırtmaktan sanık Yenişehirli Ethem Paşa ile Y enişehir Müftüsü Bedeli İsmail, suçlamalardan bazılarının sabit görülmesi üzerine idama mahkum oldular. Hüküm hafifletici sebepler gözönünde bulundurularak 15 yıl küreğe çevrildi

1921- General Harington ile görüşen Padişah, İstanbul ile Ankara'nın yaklaştırılması için yardım istedi.

1922 - Tekirdağ'ın Malkara ilçesinin kurtuluşu.

1925 - Sivas'ta bazı kişiler şapka inkılabına karşı duvarlara yazılar astı. İmamzade Mehmet Necati, bu nedenle idama mahkûm oldu.

1941 - Türkçe Terimler Cep Kılavuzu yüksek okul öğretmenlerine dağıtıldı.

1944 - Ahıska Türkleri'nin Ahıska'dan sürülmesi.

1950 - Orhan Veli Kanık vefat etti

1960 - Yassıada duruşmalarında, eski Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'yla ilgili döviz yolsuzluğu davası başladı. Aynı gün, eski Başbakan Adnan Menderes’in yargılandığı "Bebek Davası"nda delil olarak bebeğin kemikleri Ankara'dan getirildi.

1969 - Muammer Kaddafi, Libya'daki bütün yabancı bankaları kamulaştırdı.

1972 - 5 Kasım'da CHP’den istifa eden İsmet İnönü, bugün de milletvekilliğinden istifa etti.

1976 - Çayırhan Termik Santrali ve Kömür Üretim Tesislerinin temeli atıldı.

1983 - Barış Derneği davası sonuçlandı. 18 kişi 8 yıl, 5 kişi de 5 yıl hapis cezasına mahkûm oldu.

1984 - Türkiye millî futbol takımı, kendi sahasında İngiltere'ye 8-0 yenildi.

1985 - Demokratik Sol Parti (DSP) kuruldu.

1991 - Anadoluhisarı açıklarında koyun yüklü bir yabancı gemi, başka bir yabancı bandıralı gemiyle çarpıştı; 2 gemici kayboldu, 22 bin koyun boğuldu.

1993 - Naim Süleymanoğlu, Dünya Halter Şampiyonası'nda üç altın madalya kazandı.

2011 - Ses sanatçısı, yazar, çevirmen, tiyatro ve sinema oyuncusu Esin Afşar vefat etti.

2017 – Uzakdoğu sporları le Türkiye’yi tanıştıran spor adamı İsmet Iraz vefat etti.

Günün Olayı Ahıska Türklerinin Sürgünü

Türkiye’nin kuzeydoğusunda, şu anda Gürcistan sınırlarında kalan Ardahan sınırına 15 km mesafede Ahıska bölgesi eski bir Türk yerleşim bölgesiydi. Bölgede Türk nüfusun yoğunluk kazanması 12. Yüzyılda oldu. Gürcü Kralı II.David Selçuklulara ve İranlılara karşı savaşacak ordusu olmadığından Kafkasya’ya gelmiş olan Kıpçak Türklerini ülkesine davet etti. Bu davetin ardından yaklaşık 45 bin Kıpçak ailesi bölgeye yerleşti. Çoruh-Kür ırmakları boylarına yerleşen Kıpçaklar Gürcü Krallığının ordu, siyaset ve maliyesinde etkili bir konuma ulaştı.

13.yüzyılın ortalarında Kıpçak Türkleri-Atabeyleri Gürcü yönetimine isyan ederek kendi hükümetlerini kurdular. Ahıska Türklerinin kurduğu Atabeylik 1268 yılından Osmanlılar bölgeyi ele geçirdiği 1578 yılına kadar İlhanlı - Celayirli, Karakoyunlu, Akkoyunlu gibi Müslüman Türk Devletlerine tabi olarak varlığını sürdürdü.

1578 yılında Safeviler üzerine sefere çıkan Serdar Mustafa Paşa Ardahan ovasına geldiğinde bölgedeki Türk Beylerine birer mektup göndererek Osmanlı devletine bağlılıklarını bildirmelerini istedi. 10 Ağustos 1578’de Atabek Manuçahr Bey serdarın otağına gelerek itaatini arz etti. Ardından da merkezi Ahıska olarak kurulan Çıldır eyaletinin Beylerbeyi oldu. Osmanlı yönetimine girdikten sonra Ahıska hızlı bir gelişim sürecine girdi.

1828-1829 Osmanlı Rus savaşından sonra Ahıska Rusların eline geçti. Ruslar Ahıskayı ele geçirdikten sonra bölgenin nüfus yapısını değiştirdiler. Bölgeye on binlerce, Rus, Ermeni ve Gürcü göç ettirildi. 1877-1878 Osmanlı Rus savaşı sürecinde ise bölgedeki Türkler katliamlara ve sürgünlere maruz kaldı. Katliam ve sürgünlerden kaçan on binlerce Ahıska Türk’ü ise Osmanlı topraklarına göç etti.

I.Dünya savaşı esnasında da Ahıska Türkleri büyük katliamlarla karşı karşıya kaldılar. Bölgedeki Türk nüfusu yok etmek isteyen Ruslar, diğer etnik unsurların ( Ermeni,Gürcü ) yardımlarıyla binlerce Ahıskalı Türk’ü Osmanlı ordusuna yardım ettikleri gerekçesiyle katlettiler.

Rusya’daki 1917 Bolşevik ihtilali sonrasında yeni Rus yönetimi Rusya içerisindeki halklara self determinasyon hakkı vermişti. Ahıska Türkleri de 1918 Nisanında Osmanlı devletine katılma kararı aldılar ve bu kararı Osmanlı devletine illettiler. Bu müracaat, 4 Haziran 1918′de yapılan Batum Antlaşması’nda Gürcistan Cumhuriyeti tarafından kabul edildi. Böylece Ahıska bölgesi Osmanlı topraklarına dahil oldu. 14 Temmuz 1918 tarihinde Kars,Ardahan ve Batum’da yapılan halk oylamasında da bölgedeki nüfusun tamamına yakını Osmanlıya bağlanma kararı verdi. Ancak I.Dünya savaşından mağlup ayrılan Osmanlı devleti Mondros Ateşkes Antlaşması ile bölgeden çekilmek zorunda kaldı. Bölge 1921’de Kazım Karabekir tarafından tekrar ele geçirildi. Ancak elde tutulamadı. 1921 Kars ve Moskova antlaşmaları ile bölge Ruslara terk edildi.

Çarlık dönemindeki baskı ve zulümler Sovyetler döneminde de devam etti. Özellikle 1918 referandumunda halkın Osmanlı devleti ile birleşme isteği Sovyet yönetimince unutulmadı. Ahıska Türkleri Türkçülük, Kemalistlik, ajanlık gibi bahanelerle zulme uğradılar. Bu zulüm Stalin döneminde dayanılmaz boyuta ulaştı. Ahıska Türklerinin önde gelen aydınları çeşitli suçlarla tutuklandılar, öldürüldüler, sürgün edildiler.

II.Dünya savaşının başlaması ise Ahıska Türkleri için en büyük felaket oldu. Savaş başlayınca 15 ile 55 yaş arasındaki 40 bin erkek askere alınarak Alman cephesine sevk edildi.

14 Kasım 1944 tarihinde Stalin’in emriyle yaklaşık 250 bin Ahıska Türkü Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’a sürgün edildi, mallarına mülklerine el konuldu. Sürgün kararının tebliği ile insanların tren vagonlarına doldurulmaları arasında yalnızca 2-3 saatlik bir süre olması, sürgünün vahşetini göstermesi açısından çarpıcıdır. 10-15 gün süren yolculuk süresinde binlerce insan hastalıktan, açlıktan, havasızlıktan hayatlarını kaybetti.

Sovyet saflarında savaştıktan sonra madalyaları ile köylerine dönen askerler köylerine döndüklerinde ailelerinin sürgüne gönderildiğini öğrenince ailelerinin izini sürmek için Orta Asya yollarına düştüler. Bunların ailelerine kavuşmaları çok uzun zaman aldı… Önemli bir bölümü de ailelerine hiç kavuşamadı…

Ahıska Türklerinin sürgün çilesi yeni yerleştikleri bölgede de son bulmadı. 1989 Nisanında Özbekistan’da bir pazar kavgası etnik çatışmaya dönüştü. Özbeklerle Ahıska Türkleri arasındaki çatışmalarda yüzlerce kişi öldü. Bu gelişme sonrasında Ahıska Türkleri bir kez daha sürgünle karşı karışa kaldılar. Rusya’nın diğer bölgelerine göç ettirildiler.

Şu anda yaklaşık yarım milyon Ahıska Türk’ü, Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Rusya, Ukrayna, Sibirya ve Kuzey Kafkasya ülkelerine yaşamaya devam etmekte. Gürcistan hükümeti Avrupa Konseyine taahhütte bulunmasına rağmen Ahıska Türklerinin yurtlarına dönüş izin vermedi..

Milyonlarca Suriyeli Iraklı Araba kucağını açan Türkiye, yaşadıkları ülkelerden kaçarak Türkiye’ye sığınan Ahıska Türklerine sığınma izni vermekte nedense çok cimri davranmıştır…

Ne yazık ki;

Filistin'de akan bir damla kan için meydanları dolduran,

"Biz Ermeniyiz" diye sokaklara dökülen,

Kobani için kıyameti koparan

Ülkemin insanlarının büyük, çok büyük çoğunluğu Ahıska Türklerinin dramından haberdar bile değildir.

Ahıska Türklerinin çektiklerini bilen, onların acılarını yüreğinde hissedenlerin elinden de, bir şey gelmiyor…

#

14 Kas 2020 - 08:24 - Tarihte Bugün --- Okunma

Son bir ayda sakaryayenihaber.com sitesinde 1.775.715 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.