Özkoç: “Alandaki en güçlü partiyiz”

CHP Grup Başkanvekili ve Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, Yenihaber Gazetesi’nin konuğu oldu. Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Günay Yazıcıoğlu’na Sakarya gündeminin yanında ülke gündemini de değerlendiren Özkoç, erken seçim değil, derhal seçim derken, “Alandaki en güçlü partiyiz” ifadelerini kullandı.

+1
Haber albümü için resme tıklayın

“350 MİLLETVEKİLİNİ YAKALADIK”

Millet İttifakının 360 milletvekilini yakaladığını ifade eden Özkoç, “Her ay farklı bölgelerde düzenli anketler yapılıyor. Biz, bizim dışımızdaki anket şirketlerini dikkate alalım ama kendi çalışmalarımızı da yapalım dedik. Bütün şirket anketlerinin ortalamasını alıyoruz, yakınlıklarını tespit ediyoruz. Hepsinin ortalamasını baz alıyoruz. Yaptığımız anketlerde bir siyasi partiden vazgeçmiş bir topluluk olduğunu görüyoruz ve bunlar arasında Millet İttifakı daha çok tercih ediliyor. Bu çalışmalara bakıldığında görüyoruz ki biz meclisteki çoğunluğu sağlamış durumdayız” dedi.

“YARDIMLAŞMA EKONOMİSİ”

3 ay içerisinde alandaki en güçlü partinin CHP olduğunu herkesin gördüğünü de ileri süren Özkoç, “Genel başkanından milletvekiline kadar hepimiz sahadaydık. Gördüğümüz manzara şu; aile yapısı dağılıyor. Bu çok tehlikeli, ülkemizi güçlü şekilde ayakta tutan şey aile yapısıdır. Aileler evlerine ekmek götüremedikleri için dağılıyor. Şu anda ülkemizde yoksul insanlarla alakalı bir proje yok. İnsanlar gelecekleri belirsiz şekilde yaşıyorlar. Türkiye’yi ayakta turan yardımlaşma duygusudur. Türkiye’yi döndüren temel ekonomi yardımlaşma ekonomisi” şeklinde konuştu.

“ERKEN DEĞİL, DERHAL SEÇİM”

Türkiye’nin erken değil, derhal seçime gitmesi gerektiğini söyleyen Özkoç, “Erken Seçim siyasi parti olarak bizim talebimizdi. Derhal seçim ise vatandaşın talebidir. Gördük ki vatandaş yoksul çaresiz. Vatandaş Türkiye’nin kaynakları tüketilmeden derhal bir seçim olmasını istiyor. Onun için bizde vatandaşın bize söylediğini söylüyoruz ve derhal seçim olmasını istiyoruz” dedi.

“KENDİ İNSANIMA KIRGINIM”

Depremde hasar görmüş okulların yıkımı için büyük mücadele verdiğini ve bunun sonucunda Sakarya’daki hasarlı okulların büyük bölümünün yıkılarak, yerine yenisinin yapıldığını söyleyen  CHP Milletvekili Engin Özkoç, “Bu okullar yıkıldı ama maalesef birçok okulumuz daha var. 17-18 taneye yakın okulumuzun güçlendirilmesi gerekiyor. El birliği ile önemli bir yanlışı telafi ettik. Bakanın büyük desteği ile oldu bu. Ama en çok üzüldüğüm şey ise okulun yıkılacağı yerdeki insanların gelip de ‘okulu yıkmayın’ demeleri oldu. Ve o süreç içinde bir tek veli arayıp da hangi okullar olduğunu sormadı. Ben kendi insanıma kırgınım. Ben sadece oy beklentisi ile hareket eden bir siyasetçi değil kırgınlığımı ifade edebilen bir siyasetçi olmak istiyorum” dedi.

“VEKİM OLARAK ÇIRPINDIM”

Velilerin, çocuklarını gönderdikleri okulların sağlam yapılar olup olmadığını bilmeleri gerektiğinin de altını çizen Özkoç, “Bir milletvekili olarak çırpındım. Ancak, tek bir veli depremde hasar görmüş okullar hangisi, benim çocuğum bu okula gidiyor mu? Diye sorgulamadı. Merak edip de arayan olmadı. Yerel gazetelerle ilgili söyleyeceğim şey de iyi ki varlar. Başta gazeteniz olmak üzere hepsine teşekkür ediyorum. Siz bu konuya defalarca değindiniz. Defalarca yazdınız beni aradınız başkalarını aradınız. Önemli olan bunu gündemde tutmaktı ve bunu sağladınız. Uzun bir süre oldu ve Allah’tan deprem olmadı facia ile karşı karşıya kalmadık” ifadelerine yer verdi.

“BÜTÜN BİNALAR SIKINTILI”

Sakarya’da deprem görmüş bütün binaların sıkıntılı olduğunu ileri süren Özkoç, “ Hangi binanın ne zaman yıkılacağı konusunda biz tahmin yürütemeyiz. Eski Adliye binası tek katlı bir binaydı ama depremde yerle bir oldu. Deprem gören binalar yorgun binalardır. Sakarya’da hala bir çok binanın güçlendirilmesi gerekiyor, yıkılması gerekiyor. Bununla ilgili deprem bölgelerinde proje geliştirilmesi gerekiyor. Deprem sonrasında aynı hataları yapmayacağını söyleyen insanlarımız, 2-3 sene geçtikten sonra kendi binalarının 2 kattan 3 kata çıkarılması için çaba sarf ediyorlar. Böyle bir bakış açısı var ve bu çok büyük bir sıkıntı, üzücü bir durum. Bu kentte resmi binalar, milli eğitime ait binaların devlet eli ile güçlendirilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

“TAHMİN YÜRÜTEMEYİZ”

Özkoç, deprem gören kentlerde asla tahmin yürütmememiz gerektiğini de altını çizerek; “İnsanların hayatı tahminlerle olmaz. Bahsettiğimiz çocuklarımızın ve insanlarımızın hayatı. Onun için güçlendirilmesi gereken binalar güçlendirilecek, yıkılması gerekenler yıkılacak. Ama okullarımızda asla tahmin yürütmeyeceğiz. Çünkü orada evlatlarımız var. Okullarımızı çocuklarımızın güvenle eğitim göreceği yerler haline getirmeliyiz. Bunun için Sakarya’da bir faaliyet başladı, geçmiş dönem Milli Eğitim Bakanına bir kere daha teşekkür ediyorum. Ama kendi insanlarıma da sesleniyorum kendi gerçekleriniz ve çocuklarınızın hayatı için sizler de bir şeyler yapmalısınız. Hiçbir şey yapamıyorsanız soru sorun” dedi.

“350 MİLLETVEKİLİNİ YAKALADIK”

Millet İttifakının 360 milletvekilini yakaladığını ifade eden Özkoç, şunları söyledi; “Biz bundan 2-3 yıl öncesine kadar çok profesyonel ekiplerle çalışma imkanı bulamadık. Bunların hepsi imkan dahilinde tabi ki. Şu anda her ay düzenli anketler yapılıyor. Farklı bölgelerde yapılıyor bu anketler. Biz, bizim dışımızdaki anket şirketlerini dikkate alalım ama kendi çalışmalarımızı da yapalım dedik. Bütün şirket anketlerinin ortalamasını alıyoruz, yakınlıklarını tespit ediyoruz. Hepsinin ortalamasını baz alıyoruz. Bunun dışında da kendimiz de anket yapıyoruz.

“PARTİSİNDEN VAZGEÇMİŞ TOPLULUK”

Kararsızların matematiksel anlayışla değil, bir siyasi partiden vazgeçmiş bir topluluk olduğunu görüyoruz ve bunlar arasında Millet İttifakı daha çok tercih ediliyor. Bir bütün halinde bunu söylüyorum. Kararsızlarla ilgili bu çalışmalara bakıldığında görüyoruz ki biz meclisteki çoğunluğu sağlamış durumdayız. Cumhurbaşkanlığı ile ilgili kimlerin aday olmayacağını biliyoruz. Kimlerin aday olacağı ise henüz belli değil. Seçim takvimi de belirlenmediği için bu konu henüz net değil. O yüzden de Cumhurbaşkanlığında aday da önemli olacak. Artı eksi 2-3 puan kazandırıp yada kaybettireceği bir gerçek. Biz önce meclise bakıyoruz. Ve rakamlar bizim güçlü olduğumuzu gösteriyor.

 ALANDAKİ EN GÜÇLÜ PARTİYİZ”

3 ay içerisinde alandaki en güçlü partinin CHP olduğunu herkes gördü. Genel başkanından milletvekiline kadar hepsi sahadaydı. İnsanlarımızın arasına girdik, oturduk sohbet ettik. Gördüğümüz manzara şu; aile yapısı dağılıyor Türkiye’de. Bu çok tehlikeli, ülkemizi güçlü şekilde ayakta tutan şey aile yapısıdır. İnsanlarımız ailelerine çok önem verirler. Aileler evlerine ekmek götüremedikleri için, yaşam koşullarını artık kaldıramadıkları için birlikteliklerinden kopmaya başladılar. Ayrışarak kendi alanlarında hayata tutunma iradesi göstermeye başladılar. Alanda en çok ürküten durum buydu.

YARDIMLAŞMA EKONOMİSİ

Şu anda ülkemizde yoksul insanlarla alakalı bir proje yok. İnsanlar gelecekleri belirsiz şekilde yaşıyorlar. Türkiye’yi ayakta turan yardımlaşma duygusudur. Türkiye’yi döndüren temel ekonomi yardımlaşma ekonomisi. 20 yıl içinde devletin kendisi tek bir fabrika açmamış. Açılan fabrikalarsa katma değeri yüksek fabrikalar değil. Dünya yapay zekayı konuşuyor. Biz hala buzdolabı üretmekten, yan sanayiden bahsediyoruz. Bunun en büyük nedenlerinden bir tanesi üniversitelerimizi kaybetmemizdir. Zaten üniversitelerle beraber çalışma alışkanlığı olmayan bir ülkeydik. Ama temelde en güçlü üniversitelerimiz itibarsız hale geldi, diğerlerinin de içi boşaltıldı. Bizim insanlarımız maalesef beyin göçü ile başka ülkelere gittikleri için üniversiteleri ve bilimi geliştiremiyoruz.”

 “ÇİFÇİNİN BANKALARA BORCU 1,5 MİLYAR”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin raporuna göre Sakarya’da 1996 yılında 2 milyon 32 bin 570 dönüm işlenen tarım alanı, 2016 yılında 1 milyon 692 bine indiğini söyleyen Özkoç, “340 bin 21 dönüm arazi ekim dışı kalmış. 50 bin futbol sahası kadar bir alan tarım alanından çıkmış. Sakarya’da çiftçilerin bankalara olan borçları 1,5 milyar lira. 300 binden fazla insanımızın icra dosyası var. Esnaflarımız kepenk kapatıyor.  ‘Ne diyeceksiniz? büyüyoruz mu diyeceksiniz. Zenginleştik mi diyeceksiniz’ Devletin ve odaların resmi rakamları hayır diyor. Sadece bir yılda işsiz sayımız 32 bine yükselmiş. Sakarya’da 113 bin 748 kişiye sosyal yardım yapılmış. Gördüğümüz manzara tam olarak bu” dedi.

“GÖBEĞİMİZ ÇATLADI”

“Sakarya’da bin yataklı hastane diye diye göbeğimizi çatlattık” diyen Özkoç; “ Kim ne yaptı ise, yapılanları başımızın üstüne koyduk. İlimizde kamuda bin 973 hasta yatağı, özelde ise 352 tane hasta yatağı var. 10 bin kişiye düşen yatak sayısında Türkiye geneli yüzde 28,5 iken bizde yüzde 22. Biz bunun için hastalarımızı başka illere gönderiyoruz. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz beni aradı ve Acil Durum Hastanesi yapmak istediklerini söyledi. ‘Ne yapmam gerekiyorsa yaparım’ dedim. Telefonum gece 2’de 3’te çalıyor. Yoğun bakım bulamayan hastalarımız bana ulaşıyorlar. Mecburen başka illere yönlendiriyoruz. Danışmanlarım o saatte bile hastalar ile birebir ilgileniyorlar” şeklinde konuştu.

“YAPAY BİR KENT”

Ülkede sonradan yapılan yerlere insanların kolay kolay geçiş sağlayamadığını kaydeden Özkoç; “Deprem bölgesinden sonra Yenikent oluşturuldu ama hafızası olmayan, geçmiş olmayan, yapay bir kent. Adapazarı dediğimiz yerin tarihi yüzyıllara dayanıyor. Bu kentin hafızası var. Bu hafızayı alıp başka bir bölgeye taşıyamıyorsun. Yenikent’in de zaman içinde bir hafızası olacak. Bunun için 50-60 yıl geçmesi gerekiyor. Biz yeni yerleşim yerleri yapmaktan vazgeçmemeliyiz. Bu kenti kendi içinde çok sıkıştırmamalıyız. Depremden sonra başka illere gidenler, 1-2 yıl sonra ağlayarak geri döndüler. Götüremedikleri şey hafızaydı, yaşanmışlıktı. Sosyal yaşam seni hayata bağlayan şeydir. O yüzden yeni yaşam alanlarına zaman tanınması gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM

Cumhur İttifakının dışındaki bütün siyasi partilerin hem fikir oldukları temel konunun güçlendirilmiş parlamenter sistem olduğunu belirten Özkoç; “Parlamenter sistemin zayıflamasındaki temel nokta darbelerdir. Darbe yasaları Anayasa’nın içine girdiyse, o zaman aynı bir tahta kurdu gibi kemiriyor. Anayasa’nın içini boşaltıyor ve anlamsızlaştırıyor. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemin temel ögesi darbe yasalarından arındırılmış bir anayasadır” diye konuştu.

 “ERKEN DEĞİL, DERHAL SEÇİM”

Türkiye’nin erken değil, derhal seçime gitmesi gerektiğini söyleyen Özkoç, “Erken Seçim siyasi parti olarak bizim talebimizdi. Derhal seçim ise vatandaşın talebidir. Gördük ki vatandaş yoksul çaresiz. Vatandaş Türkiye’nin kaynakları tüketilmeden derhal bir seçim olmasını istiyor. Onun için bizde vatandaşın bize söylediğini söylüyoruz ve derhal seçim olmasını istiyoruz. Dış politika Türkiye’nin yoksullaşması ve çaresizliği konusunda çok önemli. Libya’ya, Mısır’a, Irak’a, İran’a binlerce tırımız geçiş yapıyordu. İhracat konusunda en güçlü olduğumuz alanlardı buralar. Şimdi Suriye’de ne olduğu belli olmayan bir duruma geldik. Fırat’ın doğusunda güvenlik koridoru oluşturacağız dedik İdlip’te askerlerimiz sıkışıp kaldı. 33 tane verdiğimiz şehidin hesabını soramaz duruma geldik. Süleyman Şah Türbesini taşımak zorunda kaldık. Irak’la, İran’la Mısır’la diplomatik bağlarımız koptu. Tüm bunlar bizim dada çok yoksullaşmamıza neden oldu. Bizi çaresizliğe düşürdü” dedi.

“ATALAY, AÇLIK SINIRINA BAKMALI”

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay’ın 45 yılın toplamı kadar asgari ücretin zamlanacağı açıklamasını eleştiren Özkoç, “Rakamlarla insanları kandırmayın. Ergün Atalay’ın Türkiye’deki açlık sınırına bakması gerekiyor. Asgari ücreti Türkiye’deki açlık sınırına getiriyor ve asgari ücretten de vergi almıyorsan, ben muhalefet olarak seni alkışlayacağım. Şu anda Türkiye’de açlık sınırı 3 bin 800 TL civarında. Oradan da vergi almazsanız 4 bin TL’nin üzerine çıkar. Şuan asgari ücret net 2 bin 800 lira. Yeni yıldan itibaren 3 bin 500 lira yapmaya çalışıyorlar. Bunun 4 bin TL’nin üzerine çıkması lazım. Onlardan ricamız insanları ikna etmeye çalışmaları değil, yaptıklarıyla insanlara gerçek refahı yaşatmaları” şeklinde konuştu.

“SAKARYA 3 ALANDA BÜYÜMELİ”

Sakarya’nın önceliklerinin belirlenmesi gerektiğinin altını çizen Özkoç, “Sakarya 3 konuda büyüyecek bir kent. Birincisi tarım. Çok değerli arazilerimiz var. O yüzden toplulaştırmanın bir an önce yapılması gerekiyor. Eğer bu yapılamıyorsa Büyükşehir Belediye’sinin tarım daire başkanlığını kurup o daire başkanlığına bu ülkenin en büyük CEO’larını göreve getirmesi gerekiyor. O CEO’ların toprakları ihraç etme konusunda dışarıyla bağlantı kurarak orada bir ekim gerçekleştirmeli. Tarım işçilerinin istihdamını sağlamalı, üreticilerle bir ortaklık bir kooperatif anlayışı oluşturulmalı. Vatandaşların malları dünya pazarında yer almalı. Türkiye’de bu kadar çok göle, yaylaya, bu kadar çok ulaşım olanaklarına sahip çok az yer var. Bu kenti yaşayan ve paylaştıran bir kent haline dönüştürmek zorundayız. Burada fabrikalar çok önemli. Otomobil fabrikaları buraya yatırım yapmıyorlar başka yerlere kaçıyorlar. Bu kentin fabrikalarını tarım arazileri üzerine değil, kurulabilecek uygun yerlere kurmalıyız. Lojistik olarak çok önemli bir yerdeyiz. Üniversiteyle katma değeri yüksek ürünler üretilmeli” ifadelerine yer verdi.

“TOPRAKLARIMIZI SATIYORLAR”

Sakarya’nın her dönem yabancılara toprak satışında ilk 7’de olduğunu da ileri süren Özkoç, “Yabancılar ev alıyor biz alamıyor. Müteahhitlerin ev satış oranında yüzde 18 gerileme var. Ama yabancıların ev almasında artış var. Dolar yüksek olunca ev alıyorlar. Geliyorlar burada senin şehit kanıyla sulanmış topraklarını senden parasıyla satın alıp mülk sahibi oluyorlar. Biz buna kesinlikle olmaz demiyoruz. Ama bu ülkenin fakirliğinin, yoksullaştığının, kendi topraklarını satacak duruma kadar indirgendiğini söylüyoruz. 1 milyon dolara vatandaşlık oluyordu, 250 bin dolara indirdiler. Şimdi 250 bin dolara Sapanca’dan ev alan adam vatandaş durumuna geliyor” dedi.

“YAĞLIK, YALAKALIĞA GEREK YOK”

AK Parti Milletvekili Çiğdem Erdoğan Atabek’in, “Fabrikalar çalıştıracak vasıfsız eleman dahi bulamıyor, gittiğimizde bizden kaç kişi varsa gönderin” açıklamasına tepki gösteren Özkoç; “Boş yere ahkam kesmesinler. Gelsinler bana söylesinler,  ben eleman bulurum. Vasıflı istiyorlarsa vasıflı, vasıfsız istiyorlarsa vasıfsız elamanı istedikleri kadar gönderirim. Ama işçinin hakkına verecek. ‘İşsizlik yok’ gibi sözlerle iktidara yağlık, yalakalık yapamaya gerek yok. İnanın ki çok işsiz var çok sıkıntıda olan var. Ara eleman geliştirmek çok mu zor? Rahmi Koç geldiği zaman, ‘Ben fabrikaları dolaştım Sakarya’da bir daha yatırım yapamayacağım’ dedi. Neden diye sorduklarında dedi ki; ‘Ben sabah fabrikamı dolaştım. Biri Tuzla’dan geliyor. Biri Pendik’ten geliyor. Sizin burada ara eleman yok’ dedi. Büyükşehir’in kurslar açması fabrikaların ustalarını göndermesi ve ara elemanların yetiştirilmesi gerekir. Herkes elini taşın altına sokmalı” şeklinde konuştu.

TANK PALET VE BMC

Sakarya’yı yakından ilgilendiren Tank Palet Fabrikası ve Milli Tank Altay’ın üretimine değinen Milletvekili Engin Özkoç, “Baştan beri Tank Palet Fabrikası’nın satılmasına her duyarlı Sakaryalı gibi karşı durduk. Burası her yönüyle stratejik bir fabrikamızdı. Burada Katarlılar’ın ne işi var? Güya bir yıl içinde Milli Tank üretilecekti. Aradan 36 ay geçti. Milli Tank ortada yok. BMC’yi alıp Milli Tank’ın üretimini yapacağını söyleyip Katarlı ortaklarla işi soyunan Ethem Sancak da, Milli Tank’ta ortada yok. Karasu’daki fabrika öylece duruyor. Devlet eliyle para kazanan her türlü desteği alan Ethem Sancak nerede? Devletten bedavaya aldığı yeri parayla devredip gitti. Şimdi Karasu’daki o yatırım yarım kaldı. Öylece duruyor. Devlet orada fabrika için binlerce dönüm yer tahsis etti. Yeni yatırımcılar ise şirketleri ayrı tuttu. BMC ayrı diğer şirket ayrı. 380 milyon doları alıp giden Ethem Sancak, ortada yok, tankta yok. Tank Palet’te tahsis edilen yerde şirket Kirpi aracı üretiyor. Katar fabrika ortağı olduğu için üretilen araçları bizden daha ucuza alıyor. Sözleşme ise Milli Tank konusunda her üç ayda bir yenileniyor. Yani tankın ne zaman olacağı belirsiz” dedi.

19 Eki 2021 - 10:19 - Siyaset

Son bir ayda sakaryayenihaber.com sitesinde 1.275.414 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sizce 2022 yılı asgari ücreti ne kadar olmalı?